Hollanda'da eğitim gören Türk astrofizikçi şimdi NASA'da


  • Kayıt: 07.07.2015 08:05:00 Güncelleme: 07.07.2015 08:05:00

Hollanda'da eğitim gören Türk kökenli astrofizikçi Umut Yıldız, NASA'da en gözde kişiler arasında yer alarak çalışmalarını etkin bir şekilde sürdürüyor.

 

 

UMUT YILDIZ 40 KİŞİLİK EKİPLE ÇALIŞIYOR

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’da yıldızların oluşum süreci konusunda araştırmalar yapan Türk astrofizikçi Umut Yıldız, dünyada oksijenin oluşumuna ilişkin çarpıcı sonuçlar buldu. Dünyadan bin ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın oluşumunu izleyen 40 kişilik bir ekip, yıldız oluşumu sırasında su molekülü ortaya çıktığını, ancak oksijen gazının oluşmadığını keşfetti. Yıldız, dünyadaki oksijenin, gezegen oluşurken değil de sonradan meydana geldiğine dair önemli bir veri elde edildiğini dile getirdi.

 

 

LEİDEN GÖZLEM EVİNDE

Araştırma, Umut Yıldız’ın da içinde yer aldığı NASA ve Hollanda’daki Leiden gözlemevinden 40 kişilik uluslararası bir ekip tarafından gerçekleştirildi. Yeni oluşan bir yıldızda oksijen olup olmadığını öğrenebilmek için, dünyadan bin ışık yılı uzaklıktaki NGC1333İRAS4A ismi verilen bir yıldız incelendi. 8 saat süren gözlem sonucunda, yıldız oluşumu sırasında oksijen gazının oluşmadığı belirlendi. Bu önemli keşfin makalesini Türk astrofizikçi Umut Yıldız kaleme aldı ve bu yazı uluslararası Astronomin Astrofizik adlı dergide yayınlandı. NASA da, makalenin basın bültenini hazırlayarak dergide yayınladı.

 

 

UZAYDA MOLEKÜL BULUTLARI VAR

Araştırmayı anlatan Umut Yıldız, 2009 yılında dünyadan 1,5 milyon kilometre uzağa fırlatılan Horsel uzay teleskopunu kullanarak yıldız oluşumunu izlediklerini söyledi. Yıldız, araştırmayla ilgili şu bilgileri verdi: “Uzayda molekül bulutları var. Molekül bulutlarının etrafında gaz ve toz bulutları bulunuyor. Bu gaz ve toz bulutları, yavaş yavaş çöküyorlar ve yaklaşık 10 milyon yıllık bir süre içerisinde yıldıza dönüşüyorlar. Böyle bir alan bulduk ve burada oksijen molekülünün oluşup oluşmadığını araştırdık. Çünkü eğer orada oksijen molekülü varsa, dünyamızdaki oksijen de ilk anda oluşmuş olabilir.”

 

 

DÜNYADAKİ OKSİJEN NASIL OLUŞTU?

Yıldız, sonuçları şöyle ifade etti: “Oksijen molekülleri sundan dolayı çok önemli: ‘Dünyadaki hayatın nereden geldiğini öğrenmek istiyoruz. Hayatı oksijen gazı ile ilişkilendirdiğimiz için, oksijen moleküllerini bulabilecek miyiz diye araştırdık.’ Daha önceden modellemeler yapılıyordu, yani ‘Şu kadar süre gözlemlerseniz oksijen moleküllerini bulursunuz.’ deniyordu. Biz de o kadar süre hatta daha fazla gözlem yaptık, ama bir türlü oksijen molekülü bulamadık. Bu da şunu gösteriyor: ‘Oksijen molekülleri, bir yıldızın oluştuğu anda oluşmuyor. Yani dünyadaki oksijen, aslında bir yıldız oluşurken ya da gezegenimiz oluşurken oluşmuş olan oksijen değil. Bu aslında, dünya ilk oluştuktan sonra mikro organizmalar ya da bitkilerin fotosentezle beraber karbonmonoksiti yavaş yavaş oksijene dönüştürmesiyle oluşmuş olan oksijen.’”

 

 

GÖZLEM YAPMAK İÇİM UZAY TELESKOPU GEREKİYOR

Gözlem yapmanın saniyesinin 10 euro olduğuna dikkat çeken Yıldız, buna rağmen standartların çok üzerinde, 8 saat gözlem yaptıklarını kaydetti.  “Dünyamız oluşurken oksijen gazı oluşmamış, su moleküllerine dönüşmüş. Çünkü çok şu bulduk.” diyen Yıldız, şöyle devam etti: “Şimdilik bir tane yıldıza bakabildik, çünkü gözlem yapmak çok pahalı, hem de uzay teleskopu gerekiyor. Yerdeki bir teleskopla baktığınızda göremezsiniz, çünkü atmosferde oksijen var. Daha uzaktaki bir gezegenin oksijen molekülünü görmek istiyorsanız, o teleskopla uzaya çıkmanız lazım. 2009 yılında teleskopu bizden 1,5 milyon kilometre uzağa çıkartmışlardı. Bizim incelediğimiz yıldız ise, bin ışık yılı uzaklıktaydı. Bir ışık yılı, 9,5 trilyon kilometre mesafe demek. Bunu birde binle çarpmanız lazım.”

 

 

 

 

 

----
Kaynak: Zaman