Geert Wilders'in Hollanda'da seçimi kazanmasının nedenleri

Hollanda'da 22 Kasım 2023 tarihinde yapılan genel seçimlerde, aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) birinci parti oldu. PVV lideri Geert Wilders, 37 sandalye kazanarak, 1977 yılından bu yana en yüksek oyu aldı...


  • Kayıt: 24.11.2023 18:35:57 Güncelleme: 24.11.2023 18:37:44

Geert Wilders'in Hollanda'da seçimi kazanmasının nedenleri

Ebubekir TURGUT

Wilders'in bu başarısı, Hollanda siyasetinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Aşırı sağcı bir partinin Hollanda'da seçim kazanması, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmemiş bir olay.

Wilders'in başarısının arkasında yatan nedenleri, siyaset bilimciler ve gözlemciler farklı şekillerde yorumluyor.

Aşırı sağa verilen oyların artık ziyan olmadığı algısı

Uzmanlara göre, VVD'nin eski lideri ve görevdeki başbakan Mark Rutte, Wilders ile iş birliğine gitmeyi reddederken, yeni lider Dilan Yeşilgöz'ün bu sözleri sarf etmesi, seçmenlerde, aşırı sağa verilen oyların artık ziyan olmadığı izlenimini uyandırdı.

Siyaset bilimci Nadia de Lange, "İlk kez, Wilders'in hükümette yer almak için gerçekçi bir şansı olduğu düşünüldü ve bu da seçmenler için çekici bir durumdu" tespitini yapıyor.

İslam karşıtlığının yumuşatılması

Öte yandan Wilders'in, son dönemde İslam karşıtı söylemlerinin aşırıcı kısımlarını biraz törpülediği gözleniyor. Wilders, bu görüşlerini, Hollanda'nın karşı karşıya olduğu, daha fazla aciliyeti olan sorunlara odaklanmak için "buzdolabına" koyabileceğini dahi söyledi.

Bu durum, Wilders'in seçmen tabanını genişletmesine yardımcı oldu.

Hayat pahalılığına yönelik söylemler

Gözlemcilere göre, Wilders'in başarısının arka planında yatan bir diğer neden de, hayat pahalılığına ilişkin sorunlara değinirken, diğer siyasetçilere göre halka daha yakın bir izlenim uyandırması oldu.

Wilders, bu sorunları çözme konusunda diğer partilerden daha kararlı olduğunu savundu.

Medyanın etkisi

Siyaset bilimci de Lange, Wilders'in ekmeğine yağ süren aktörlerden birinin de medya olduğu görüşünde. Medyanın Wilders'in "daha ılımlı ve kabul edilebilir bir siyasetçi" olduğunu teyit eden bir habercilik yaptığını savunan de Lange, "Gerçekten de Avrupa'nın dört bir yanında gördüğümüz şeyi gördük: Aşırı sağın normalleşmesini" diye konuşuyor.

Seçmenin bıkkınlığı

Wilders'in başarısının arka planında yatan nedenlerden bir diğerinin de, seçmenin bıkkınlığı olduğu düşünülüyor. Gözlemciler, seçmenlerin, 13 yıldır iktidarda olan ve birçok skandalda adı geçen Mark Rutte'nin yerine başka birini getirmeyi istemiş olabileceğini söylüyor.

Wilders de, seçim gecesi yaptığı açıklamada "Seçmenler artık bıktı usandı" dedi.

Geert Wilders'in Hollanda'da seçimi kazanması, ülkedeki siyasi dengeleri önemli ölçüde değiştirecek gibi görünüyor. Aşırı sağın Hollanda siyasetinde daha da güçlenmesi, ülkenin geleceğini önemli ölçüde etkileyecek.

Yeni bir koalisyon kurulması zor görünüyor

Wilders'in seçim zaferi, Hollanda'da yeni bir koalisyon kurulması sürecini de zorlaştıracak. Wilders, İslam karşıtı ve göç karşıtı politikalarıyla tanınıyor. Bu nedenle, diğer partilerle koalisyon kurması pek kolay görünmüyor.

Wilders'in koalisyon kurması için en olası aday, yolsuzlukla mücadele alanında çalışan siyasetçi Pieter Omtzigt'in kurduğu yeni parti Yeni Toplumsal Sözleşme (NSC). Omtzigt, Wilders ile koalisyon kurmayı görüşmeye hazır olduğunu dile getirdi.

Ancak, Omtzigt'in liderliğindeki NSC'nin de sadece 20 sandalyeye sahip olması, Wilders ile koalisyon kurması durumunda, diğer partilerin desteğine ihtiyacı olacağı anlamına geliyor. Bu da koalisyon görüşmelerini daha da zorlaştıracak.

Hollanda'da yeni bir koalisyon kurulması, uzun sürecek gibi.