ORDU’DAN OSNABRÜCK’E BİR ASIRLIK ÇINAR: ALMAN BAŞKAN’DAN 90. YIL VEFASI


  • Kayıt: 11.05.2026 17:21:15 Güncelleme: 11.05.2026 17:22:10

ORDU’DAN OSNABRÜCK’E BİR ASIRLIK ÇINAR: ALMAN BAŞKAN’DAN 90. YIL VEFASI

Almanya’da bir "Birinci Kuşak" hikayesi... 1966’da Ford fabrikasında başlayan gurbet yolculuğu, 90. yaş gününde anlamlı bir buluşmayla taçlandı. Osnabrück Belediye Başkanı Westermann, elinde çiçeklerle Ordulu Ramazan Çığır’ın kapısını çaldı.


Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletinde, gurbetin sessiz kahramanlarından birinin kapısı bu kez devlet protokolü için çalındı. 12 Nisan 1936’da Ordu Mesudiye’de doğan, ömrünün 60 yılını Avrupa yollarında tüketen Hacı Ramazan Çığır, 90. yaş gününde beklenmedik bir konuğu ağırladı: Osnabrück Belediye Başkanı Eva-Maria Westermann.

FORD FABRİKASINDAN BUGÜNE: BİR ÖMRÜN ÖZETİ

Ziyaret, sadece bir yaş günü tebriği değil, aslında 1960’lı yıllarda valizini toplayıp bilinmeze doğru yola çıkan bir nesle "saygı duruşu" niteliğindeydi.

1966 yılında Köln’deki dev Ford fabrikasında bandın başına geçen Çığır’ın hikayesi, tipik bir gurbet destanı. Soest ve Werl duraklarından sonra kısa bir Türkiye molası veren, ardından Avusturya üzerinden tekrar yollara düşen Çığır, 1970 yılından beri Osnabrück’ü mesken tutmuş durumda.

90 YAŞINDA, PEDAL ÇEVİREREK CAMİYE

Belediye Başkanı Westermann, Çığır ailesinin evinde samimi bir atmosferle karşılandı. Ziyarette Çığır’ın eşi Naime, oğlu Mümin, gelini Ayşe ve torunu Selim de hazır bulundu.

Dördüncü kuşağını Almanya’da kucağına alan Mesudiyeli çınarın, ilerlemiş yaşına rağmen hayat enerjisi ise dikkat çekti. Çığır, her gün bir kaç kilometre uzaklıktaki camiye hâlâ bisikletiyle gittiğini anlatırken, Başkan Westermann şaşkınlığını gizleyemedi.

"BİZİM HAFIZAMIZ"

Hacı Ramazan Çığır’ın anlattığı gurbet anıları, odada duygusal bir hava estirdi. İlk kuşak Türklerin yaşadığı o ağır çalışma şartları ve bitmek bilmeyen memleket hasreti, bu kez Alman yerel yönetiminin en üst makamı tarafından yerinde dinlendi.

Osnabrück Belediye Başkanı’nın bu ziyareti, kentte uzun yıllardır yaşayan ve şehrin kalkınmasına omuz veren göçmenlere yönelik bir "toplumsal vefa" örneği olarak yorumlandı.

Editörün Notu: Ramazan Çığır’ın hikayesi, sadece bir bireyin yaşamı değil; Anadolu’nun köylerinden çıkıp Avrupa’nın sanayi kentlerini inşa eden o devasa "misafir işçi" kuşağının yaşayan müzesidir.