Hümeyra Cinayetinin Üzerinden 7 Yıldan Fazla Geçti: Takip, İhmaller ve Adalet Mücadelesi
ROTTERDAM – Henüz 16 yaşındayken okulunda katledilen Hümeyra Ergincanlı’nın trajik ölümünün üzerinden yedi yıldan uzun bir zaman geçti. Kadına yönelik şiddetin ve stalking (takip/taciz) vakalarının en acı örneklerinden biri olarak hafızalara kazınan olay, hem hukuki süreci hem de kurumların ağır ihmallerini bir kez daha gündemde tutuyor.
Okulunda Hayattan Koparıldı
Olay, 18 Aralık 2018 tarihinde Rotterdam’daki Designcollege okulunda gerçekleşti. O dönem 31 yaşında olan Bekir E., okul önünde gördüğü Hümeyra’yı takip ederek binanın bisiklet bodrumuna kadar kovaladı ve genç kızı yakın mesafeden ateş ederek öldürdü.
Defalarca Yardım İstemişti
Hümeyra, ölümüne giden süreçte yaşadığı tehditleri ve şiddeti yetkililere defalarca bildirmişti. İlişkilerini bitirmesinin ardından Bekir E.’nin taciz ve tehditlerine maruz kalan genç kız, ağustos ayında verilen uzaklaştırma kararına rağmen korunamamıştı. Olaydan bir gün önce, 17 Aralık’ta Mağdur Destek Kurumu (Slachtofferhulp Nederland) ile yaptığı görüşmede durumun kötüleşmesinden korktuğunu dile getiren Hümeyra, ertesi öğleden sonra polise ek ifade vermeye hazırlanıyordu. Ancak polise gidemeden okulunda öldürüldü.
Yargı Süreci: 20 Yıl Hapis ve TBS
Katil zanlısı olaydan kısa süre sonra yakalandı. 2019 yılında mahkeme sanığı kasten adam öldürme suçundan 14 yıl hapis ve zorunlu psikiyatrik tedavi (TBS) cezasına çarptırdı. Savcılığın karara itirazı üzerine 2021 yılında istinaf mahkemesi, saldırının tasarlanarak işlendiğine hükmetti. Sanık, cinayet suçlamasıyla 20 yıl hapis ve TBS cezasına mahkûm edildi.
Kurumsal İhmaller Raporlara Yansıdı
Adalet ve Güvenlik Müfettişliği tarafından daha sonra yürütülen soruşturmalar, stalking vakasıyla mücadelede büyük ihmaller zincirini ortaya koydu.
Uyarı sinyallerinin birbiriyle ilişkilendirilmediği,
Hümeyra için risk analizlerinin doğru yapılmadığı,
Polis teşkilatında dosyanın genel sorumluluğunu üstlenecek bir yetkilinin atanmadığı belirlendi.
Müfettişlik; polis, savcılık, Veilig Thuis (Güvenli Ev) ve bölgesel Güvenlik Evi'nin (Veiligheidshuis) genç kızı koruma ve tacizi durdurma konusunda yetersiz kaldığını raporladı. Defalarca güvende olmadığını söylemesine rağmen Hümeyra’nın güvenliğinin sağlanamadığı vurgulandı.
Unutulmayan Bir Trajedi
Hayatından koparıldığında henüz 16 yaşında olan Hümeyra, hayatı üzerindeki kontrolü artıran bir kişiden kurtulmaya çalışan, sesini duyurmak ve yardım istemek için mücadele eden bir genç kızdı. Aradan geçen yıllara rağmen bu olay, kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddetin ve stalking suçlarının yıkıcı sonuçlarını hatırlatan derin bir yara olarak kalmaya devam ediyor.