Lockdown, Hollanda ve Sosyal Sonuçları!...
Hollanda Korona salgınına karşı, mümkün olduğu kadar insan ilişkilerini azaltarak ve acil olmayan (vitaal) mağazaları, lokantaları, kahveleri ve spor okullarını kapatarak gelecek günlerde salgının dağılarak daha çok ekonomik, sosyal ve siyasi zararından en asgari zararla kurtulmayı planlıyor.
Biz (wij) toplumundan (ik) toplumuna……
Son 50 yılda (biz) toplumundan (ben) toplumuna geçiş sürecinde bireysel, rahatlık, yaşam biçimi ve özel zevklerimizin ne kadar öne çıktığını Korona pandemisi ile görme olanağımız oldu.
Bir türlü, özel zevklerimizden ve özel tercihlerimizden vaz geçmeyi kabül edemiyoruz. Bu aynı zamanda, bireysel özgür yaşamını önemli bulan bir şehirli (urbanisatie) oluştuğu, bu ego(egocentrisch) kimliklerin oluştuğu üst ve alt toplumların gelecekte, inanç, evlilik ve politik tercihleride bireysel olacağı ve geçen yıllarda değişik politik değişimlere gebe olabilecek bir toplum oluşmakta.
Fakirler çok çok zarar görüyor
5 hafta bir giyim ve konfeksiyon mağazalarının tamamen kapanması demek, Hindistan’da, Pakistan’da ve Kamboçya’da asgari ücrete, uzun saatlerde sağlıksız çalışma şartlarında çalışan ve ailesine ekmek götüren anne ve babanın açlık günlerinin başladığıdır.
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık!..
Çalışma şartlarının kötü olması, küçük yaşta çocuk ve gençlerin çalıştırılması ve zengin Batı iş ve çalışma şartlarını düzeltmede çokta yol alamadı ama bugün o ekmeğini kazanan fakir Doğulu insan açlık, hastalık, okulsuzluk, Covid-19 ve umutsuz gelecekle boğuşuyor.
Can derdindeki Batılı ve Amerikalı ise, kendi can derdine ve Covid–19 aşısı derdine düştü.
Paranın ve kapitalın olmadığı yerde, ne istihdam, ne ticaret nede tok karınlar oluşuyor.
O zaman paraya ve kapital’e karşı değilde, eşit ve adaletli dağılımdan ve Sosyal Hukuk devletinden yana olmak gerek.
Saygılarımla.
Nejat SUCU