Ne Fakir Var Ne Fukara, Lokantalar Ağzına Kadar Dolu: Bizler Almanya ve Hollanda’nın En Fakiriyiz


  • Kayıt: 31.08.2026 09:49:10 Güncelleme: 31.08.2026 09:49:10
Ne Fakir Var Ne Fukara, Lokantalar Ağzına Kadar Dolu: Bizler Almanya ve Hollanda’nın En Fakiriyiz


Her yaz tatilimizde, memlekete izne gittiğimizde göz önünde olanları görür ve buna göre basit ama kendi öz iktisadi değerlendirmemizi yaparız: "Ne fakir var ne fukara, lokantalar ağzına kadar dolu, dopdolu..." Tabii ki yüz binlerin, milyonların yaşadığı şehirlerdeki alışveriş merkezlerinin doğal olarak dolu ve cıvıl cıvıl olması gayet normaldir.

Hollanda, 18 milyon 173 bin 936 nüfusuyla (30.08.2026 itibarıyla) yüzölçümüne göre oldukça kalabalık bir ülke. Belirli bir kesimin ayın sonunu getirmekte zorlandığı, borç bataklığında yaşadığı, her türlü devlet desteğine ve sübvansiyonuna rağmen ödeme gücü olmadığı için diş bakımını yaptıramayan ve yeni diş taktıramayan 1 milyondan fazla Hollanda vatandaşı bulunmaktadır. Tabii bunun yanı sıra dişçi korkusu ve fobisi olanlar da var.

Evet, Hollanda’da fakirlik var. Tüm borç tasfiye kanunları ve yasaları, borcun ödenmesinden yana bir tutum sergiliyor. Öyle olunca da uzun süre borç içinde yaşayan ailelerin dramlarına ve para stresinin ömrü kısalttığı gerçeğine şahit olunuyor.

Borçların Bir Defaya Mahsus Affı

Ödeme gücü, malı ve mülkü olmayan kişilerin var olan tüm borçları için bir defaya mahsus nihai bir af (Finale kwijting) olanağı sağlansa ne güzel olurdu. Hükümetlerin bu iş için ayıracağı bütçeleri, önümüzdeki 10, 20 ve 30 yılda kat kat geri kazanması mümkündür. Tabii ki belirli şartlar altında ve 5 yıllık şartlı (voorwaardelijk) borçlanmama kuralıyla... Borçluların mevcut borçlarının yüzde 80’i zaten alacaklılara geri dönmüyor; ayrılan bütçe vergilere, bürokrasiye, özel ve tüzel kurumlara gidiyor. Kısacası, yıllar önce Kofalakoğlu Mehmet Güney’in kızı Hatice halamın dediği gibi: "O paralar algıya, vergiye ve Bilge’ye gitmekte."

Garip Ama Gerçek Bir Hollanda Tablosu

İran-ABD gerilimi, Rusya-Ukrayna savaşı ve dünyada devam eden 30'dan fazla savaşa rağmen insanların yeme, içme ve eğlence harcamaları olağan biçimde artmaya devam ediyor. Geçen temmuz ayında Hollanda'da gıda tüketimi (food) %2,5, diğer tüketim malzemeleri (non-food) ise %3,5 oranında arttı. Gelecek kaygısı ve korkusu kimsenin umurunda değil; Hollanda toplumu kazancını harcayarak ve tüketerek mutlu olduğunu düşünüyor.

De Nederlandse samenleving is een consumptiemaatschappij en de samenleving is gelukkig met geld uitgeven. Het geld regeert de samenleving. (Hollanda toplumu bir tüketim toplumudur ve bu toplum para harcayarak mutlu olur. Toplumları para yönetir.)

Aklıma yine Orhan Veli Kanık’ın Cımbızlı Şiir’i geldi:

Ne atom bombası, Ne Londra Konferansı; Bir elinde cımbız, Bir elinde ayna;Umurunda mı dünya!

Bugünün gençliği ve yeni yetişen neslin cımbızlı olması gerek sanırım. Aslında cımbızlı olan insan duyarlı olur, toplumsal sorumluluk taşır; ancak bu yeni nesil ne bizim zamanın insanı ne de o hayal edilen yeni zamanın insanı...

Hoş ve sevgiyle kalın.

Mustafa Nejat Sucu