BİZİMLE İLETIŞİME GEÇİN

info@platformdergisi.com

 
Denizaltının İcadı ve Tarihçesi

Denizaltının İcadı ve Tarihçesi

   

Tarihte İlk Denizaltı

 

Tarihte ilk denizaltıyı bir şehir efsanesine göre Osmanlı Devleti bulmuştur. Osmanlı Devleti zamanında tersane Başmimarı olan İbrahim Efendi’nin 1719 yılında ilk denizaltıyı bulduğu ve timsah şekliyle tasarladığı söylenmektedir.

 

Osmanlı’da İlk Denizaltı

 

Osmanlı Devleti’nde ilk denizaltı ise, 1719 yılında Baş Mimar İbrahim Efendi tarafından yapıldı. Tahtelbahir ismi verilen denizaltı, sorunsuz bir şekilde suya dalıp çıkabiliyor ve içinde dört veya beş kişi barındırabiliyordu. Seyyid Vehbi’nin Sürname-i Hümayun’da anlattığı Tahtelbahir’in sunuş hikayesi ise şöyledir:


1719 yılının aralık ayında, dönemin padişahı III. Ahmed, şehzadelerin ve 5000 çocuğun sünnet törenlerini yaptırmaktaydi. Törende eğlenen halk, birden denizden gelen büyük bir timsah biçiminde bir cisim gördü. Timsah görünümlü teknenin denizden Haliç’te bulunan Aynalıkavak Kasrına yaklaşması büyük bir şaşkınlık uyandırdı. Timsah bir müddet sonra ağzını açarak içinden adamlar çıktı. Eğlence amaçlı yapılan gösterideki timsah görünümlü araç, denizaltı gemisinin Osmanlı’daki ilk tasarımıydı. Mimarı İbrahim Efendi olan bu denizaltı, onun ölümüyle sınırlı kaldı. Daha sonra geliştirilemedi ve gelecek kuşaklara aktarılamadı.

   

Aslında ilk denizaltı, İbrahim Efendi’nin 1719 yılında tasarladığından yıllar önce bulunmuştur. Orta Çağda denizaltı için yapılan tasvirler ve yarım kalan çalışmalar olsa da, ilk denizaltı prototipi İngiliz William Bourne tarafından 1578’de tasarlanmıştır.


1578 yılında yayınlanan William Bourne’nın önemli eserlerinden biri olan Inventures or Devises (Buluşlar ve Cihazlar) kitabında denizciler ve gemiler için kılavuz bilgiler vardır. Kitapta bahsi geçen tasarım, sualtı yolculuk için ilk kaydedilen projelerden biriydi ve genel deniz seviyesini azaltarak su altına dalan bir tekne görünümlü ilkel bir denizaltıydı.

 

Cornelius Drebbel


Ancak Bourne’dan daha sonra detaylı olarak ilk denizaltıyı tasarlayan Hollandalı mühendis Cornelis Jacobszoon Drebbel‘dir. Drebbel’in yaptığı denizaltı 1620 yılında Kral James‘in ve Londra halkının tanık olduğu bir gösteri sırasında Thames Nehri’nin 15 metre altında dalmak için kullanıldı. Denizaltıyı Bourne gibi tasarlayan Drebbel de kürekleri ve insanları kullandı. Ancak bir sorun vardı, denizaltısının içinde kürek çeken insanlar için lazım olan oksijen miktarı. Bunun üzerine denizaltıda bulunan havayı yenilemek için güherçileden (potasyum nitrat) oksijen üretti. Drebbel’den sonra farklı kişiler tarafından çeşitli denizaltı denemeleri yapıldı.


Zamanın bazı raporlarına göre Drebbel’in icadı, gelişme dönemine rağmen İngiliz Deniz Kuvvetlerini ilgilendirmiyor ve 15 yıl boyunca, deneme aşamasının ötesine geçemiyor. Ancak bundan üç yüz yıl sonra deniz ordusunda denizaltı, önemli bir yere sahip olacaktı.

 

Denizaltının Askeri Bir Araca Uyarlanması 

 

İlk denizaltı araçları, denizin derinliklerini, su altındaki canlıları keşfetmek için bulunmuş olsa da, askeri alanda kullanılmaya başlanması da uzun sürmedi. Denizaltının askeri alanda kullanılmak amacıyla 1775 yılında Yale Üniversitesi mezunu David Bushnell, kaplumbağa biçiminde denizaltı tasarladı. 

 


Düşman bir savaş gemisine saldırı yapmak amacıyla yapılan denizaltı, suda dikey olarak yüzebilen bir deniz kaplumbağasına benziyordu. 7 Eylül 1776 yılında Kaplumbağa adı verilen denizaltı, New York limanındaki bir İngiliz gemisine saldırdı ve böylelikle denizaltı gemisinin askeri bir saldırı aracı olması yaygınlaştı.


Osmanlı Donanması‘nın ilk denizaltısı ise, Vickers&Armstrong şirketi tarafından İngiltere’de inşa edilmiştir. Abdülhamid (Nordenfelt 2) ismi verilen denizaltı, 1886 yılında Haliç tersanelerinde monte edilerek denize indirilmiştir. Üsküdar açıklarında demirletilen eski bir vapura tam isabet torpido atışı gerçekleştiren denizaltı, dünyada hedefe isabetli atış yapabilen ilk denizaltı olarak tarihe geçmiştir. 


Kaynaklarda geçen ilk denizaltı gemisinin 1578 yılında William Bourne tarafından tasarlanmasına karşın farklı görüşler de vardır. Bourne ve Drebbel’in denizaltı tasarıları buluşlarından daha sonraki yıllarda başarısız olduğu için ilk denizaltısı gemisinin 1719 yılında İbrahim Efendi tarafından yapıldığı düşünülmektedir.


 Kimilerine göre ise, ilk denizaltıyla ilgili düşünce ve planlamalar Leonardo da Vinci (1412-1519)’ye aittir.

   

Dünyanın ilk denizaltısı: Tahtelbahir

 

Osmanlı toprakları, 18’inci yüzyılın başlarında dünyanın henüz hayal dahi edemeyeceği bir keşfe şahit oldu. Sultan III. Ahmet, şehzadelerinin sünnet düğünü için unutulmaz bir şenliğe imza attı. Dünyanın ilk denizaltısı olan timsah şeklindeki “tahtelbahir” böylece tarih sahnesine çıktı.


Tahtelbahir'in serüveni Osmanlı zamanında tertip edilen bir sünnet şöleni ile başladı. O dönemde Osmanlı'da sünnet şölenleri görkemli bir şekilde yapılır, şenlik yeri olarak genellikle Topkapı Sarayı merkeze alınır ve Dolmabahçe'den Kâğıthane'ye uzanan çok geniş bir alanda çeşitli etkinlikler düzenlenirdi. Hokkabazlar, müzisyenler, şekerciler, atlıkarıncalar, dev kuklalar, ip cambazları rengârenk çadırlarda halkı eğlendirir ve böylece şenlikler günlerce devam ederdi.


Saray erkânı, yabancı misafirler ve kadınlar için özel bölmeler yapılır, buradan şenlikleri izlemeleri sağlanırdı. Şenlikler sırasında verilen şölenlerde halka sürekli yemek sunulurdu. Borular ve davullarla yemeğe başlanacağı haber verilir, tulumbacılar tarafından sıraya sokulan halka yemek dağıtılırdı. Başlıca yemekler pirinç pilavı, kızarmış koyun eti ve muhallebiydi. Sıcakta susayanlara şerbet ikram edilirdi.

   

TAHTELBAHİR TARİH SAHNESİNE ÇIKIYOR

 

Sultan III. Ahmet, 1719 yılında şehzadelerinin sünnet düğünü için çok büyük bir şenlik düzenledi. Günlerce sürecek olan bu şenliğin ilk gününün sonunda, diğer tüm şenliklerden farklı bir şey yapıldı.


İnsanlar önce denizin üzerinde suların köpürdüğünü, sonra suyun içinden devasa timsah görünümünde, yaklaşık 15 metre uzunluğunda bir cismin çıktığını gördüler. Bu devasa cisim suya dalıp çıkıyor ve görenleri büyük bir hayrete düşürüyordu.


Padişahın önüne geldiğindeyse, timsah ağzını açtı. Böyle bir şeyi hayal etmenin bile çok uzak olduğu yıllarda insanlar, şaşkınlıkla çığlıklar atıyorlardı.


Halkın ilk kez gördüğü bu cismi tersane Baş Mimarı İbrahim Efendi tasarlamıştı. Suya dalıp çıkabilen cismin içinde 4-5 kişi saatlerce kalabiliyordu. 1719'da yapılan ve "Tahtelbahir" olarak adlandırılan bu cisim, dünyanın ilk denizaltısı olarak tarihe geçti.

   

MİMAR İBRAHİM EFENDİ'NİN ÜSTÜN DEHÂSI

 

Ağız kısımlarından birleştirilmiş kayıklardan oluşan denizaltı, su geçirmemesi için katranla kaplanmıştı. Batıp tekrar su yüzüne çıkmasını sağlayan sistemse, halatlarla tekneye bağlanan ağırlıkların bırakılıp tekrar toplanmasıyla sağlanıyordu.


Teknenin dış tarafında ise, yelpazeye benzer uçlar su altında içeridekilerin hava almasını sağlamak amacıyla bir havalandırma sistemini oluşturuyordu. Mimar İbrahim Efendi bu sistemin gövdede çirkin görünmesini önlemek için dışarıdaki uçların gövdeye konan kuş görünümünü almasını sağlamıştı. Seyyid Vehbi'nin Sürnâme-i Hümayun'da anlattığı bu mucize buluş, bize Osmanlı'da denizaltıların ilk denemelerinin başarıyla gerçekleştiğini gösteriyor. Dünyanın ilk denizaltısı olan Tahtelbahir, bilim ve medeniyet konusunda, Türklerin Batı'dan çok daha önce uzun yollar kat ettiğinin bir göstergesi. Zamanın çok ötesinde olan bu buluştan bir asır sonraysa, dünya tarihi yine bir buluşa şahit olacak ve Sultan II. Abdülhamid'in direktifleriyle, dünyanın ilk torpido atabilen ilk denizaltısı donanmamıza kazandırılacaktı.

 

6 Eylül 1886 yılında suya indirilen ve Abdülhamid adı verilen denizaltı, dünya tarihinin savaşçı özellikleri taşıyan ilk denizaltısı. Hedefi tam isabet vuran ilk denizaltı olarak tarihe geçen bu denizaltının parasının Sultan Abdülhamid tarafından bizzat ödendiği belirtiliyor.

   

 

İBRAHİM EFENDİ

 

Lâle Devri'nin bütün haşmetiyle hüküm sürdüğü yıllardı. Tarih 1719 yılının 3 Aralık'ını gösteriyordu. Zamanın Padişahı III. Ahmed, şehzadelerinin sünnet düğünlerini yaptırıyordu. Günlerce süren eğlencelerin 13. günüydü. Denizin yüzü rengârenk kayıklarla dopdoluydu. Padişah, vezirler ve şehzadeler, Aynalıkavak'taki sahil sarayında heyecanla gösterileri seyrediyorlardı. Birdenbire denizden koca bir timsahın çıktığı görüldü. Kayıkçılar arasında bir gürültü koptu. Canavar, üç çifte kayık büyüklüğündeydi. Üst çenesini açıp kapayan, sağa sola hareket eden bu timsahın denizde işi neydi?



TİMSAH YAKLAŞIYOR!


Timsahın, Aynalıkavak Sarayı'na doğru yaklaşması, padişah ve beraberindekileri daha da heyecanlandırmıştı. Sarayın önüne kadar geldiğinde gördüler ki, timsaha benzeyen bu yaratık, timsah şeklinde bir denizaltı gemisinden başka bir şey değildi.



Saray önlerinde ağır ağır denize gömülen denizaltı timsah, meraklı gözlerden tamamen kayboldu. Herkes heyecanla neticeyi bekliyordu. Bir saat kadar sonra timsah biçiminde denizaltı tekrar su yüzüne çıktı. Bir müddet dolaştı. Kocaman ağzı açıldı. Timsahın ağzından rengârenk elbiseler giymiş delikanlılar çıktı. Timsahın sırtında çalıp oynamaya başladılar. Bu gösteri, seyredenler için unutulmaz bir hatıra oldu.



Seyyid Vehbi'nin "Sürname-i Hümayun"unda anlattığı bu hadise, bize Osmanlılar'da denizaltıların ilk denemelerinin başarıyla gerçekleştirildiğini göstermektedir.


DENİZALTININ İLK ŞEKLİ


Aslında timsah, eğlencelik olsun diye yapılmıştı. Fakat ne olursa olsun bu, denizaltı gemisinin ilk şeklinden başka bir şey değildi. Mimarı ise Tersane Baş mimarı (gemi inşaat mühendisi) İbrahim Efendi idi. Baş mimar İbrahim Efendi, şüphe yok ki, bunu çok ince matematik hesaplar içinde planlamış ve gerçekleştirmişti.



Fakat ne yazık ki, İbrahim Efendi'nin bu mevzudaki bilgisi daha sonrakilere aktarılamadı, geliştirilemedi; onun ölümüyle birlikte tarihi gömüldü.



Daha önce denizaltıyla ilgili düşünce ve planlamalara Leonardo da Vinci (1412-1519)'de rastlıyoruz. Onun gerçekleştiremediği denizaltı çalışmalarına 1620 yılında Hollandalı fizik bilgini Cornellus Van Drebbel, 1653 yılında Fransız François de Son, devam etti. Üstü kapalı teknelerle yapılan bu denemeler, 1776 yılında Amerikalı bilgin Devid Bushnell'in ilk denizaltı gemisini yapmasına kadar sürdü.



Çağımızda ise artık nükleer denizaltılar yapılabilmektedir.
Tarihçi Bahaeddin, ilk denizaltı gemisinin 1150 tarihinde Akka kuşatması sırasında kullanılarak, Müslümanların şehre girdiğini kaydetmektedir. Bu durumda, Mimar İbrahim Efendi de Osmanlılar'da ilk denizaltıyı yapan kişi olmaktadır.


Not.  Denizaltı ilk kim tarafindan yapıldığı, tarihciler arasında hala tam olarak bilinmemekte olduğunu bu araştırmada da okumuş oldunuz. Karar sizin.

Avrupa 10.Şiir Yarışması Sonuçlandı