BİZİMLE İLETIŞİME GEÇİN

info@platformdergisi.com

 
Amsterdam’da Düzenlenen Şeb-İ Arus Gecesine Yoğun İlgi

Amsterdam’da Düzenlenen Şeb-İ Arus Gecesine Yoğun İlgi

 

Konya Kültür ve Dayanışma Vakfınca Amsterdam’da Podium Mozaiek’te düzenlenen Şeb-i Arus gecesinde, Büyük mutasavvıf ve düşünür Mevlâna Celâleddin Rûmî, 746. Vuslat yıldönümde yapılan bir programla yâd edildi. 

 

 

Proğrama, Türkiye’den günün hatibi Ömer Tuğrul İnancer, TC Amsterdam Başkonsolosu Engin Arıkan, Konya Karatay eski belediye başkanı Mehmet Hançerli, Müsiad Den Haag başkanı Hamza Çelik, Başkan yardımcısı Murat Bingöl, Müsiad Amsterdam başkan yardımcısı Haluk Baştırmar, Türkevi başkanı Veyis Güngör, STK temsilcileri ve çok sayıda mevlana sevdalısı katıldı.

 

Ömrünü Kuran a ve Peygambere adayan Hz. Mevlanayı seviyoruz

 

 

Proğram Cihan Sazak’ın Kuranı Kerim okumasıyla başladı. Konya Kültür ve Dayanışma Vakfı baskanı Selami Kabak açılış konuşması yaptı. Selami Kabak; Bundan önceki Şeb-i Arus programımızıda değerli hocamız Ömer beyin ve Tevazu gurubunun katılımı ile gerçekleştirmiştik. Bugün burda yine birlikte olduğumuz için mutluyuz. Bu gibi programlar dünyanın her tarafındaki Mevlevihanelerde yapılıyor. Bizde bunu düzenli olarak yapmak istiyoruz. İnşallah her yıl düzenli olarak Seb-i Arus programını Hollanda’da yapmaya gayret edeceğiz. Bu konuda bizimle hareket etmek isteyen sivil toplum kuruluşlarına sponsorlarımıza her zaman kapımız açıktır. 


Fikirleri, düşünceleri ve insanlığa vadettikleriyle çağları aşan öyle büyük  insanlar vardır ki, üzerlerinden asırlar geçse de onlar hep taze ve canlıdırlar. Zaman onları eskitemez, hadiseler onlara renk attıramaz ve muhalif rüzgârlar onları asla solduramaz. Onlar, yüzlerce-binlerce yıl önce yaşamış olsalar da, her zaman taze ve yepyenidirler. Düşünceleri, tespitleri, beyanları, ruhlara sundukları mesajları ve değişik toplumsal problemler karşısında ortaya koydukları alternatif çözüm ve reçeteleriyle insanlığa ışık tutarlar.


Günümüzde bizlerde Hz. Mevlananın gönüllüleri olarak, 'bir mum, diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından hiç bir şey kaybetmez' diyen Hz. Mevlâna' nın mesajını alarak elimizdeki onun kaynağı ile  bütün insanlığı aydınlatabiliriz.

 

Mevlâna’nın bütün bir varlığa karşı duyduğu muhabbet, alâka ve insanlarla münasebetlerindeki sıcaklık, ondaki o derin Allah aşkının  bir izdüşümüydü. Fıtratı sevmek olan Hazreti Pir her şeyi sevmiş, topyekün varlığı muhabbetle kucaklamış, her nesne ile bir çeşit diyaloğa geçmişti ki; bütün bunlar, onun Allah'a karşı o derin aşkinin yansımasından başka bir şey değildir.

 

Hz.Mevlanayı herkes seviyor. Müslümanlarda gayri müslimlerde. Herkes Mevlanayı sevmeli. Ama biz avrupalıların ön plana çıkarttığı mistik yönünden ziyade gönüllerin sultanı büyük Hz Mevlanayı seviyoruz. 

 

TC Amsterdam Başkonsolosu Engin Arıkan; Hz Mevlana, yüzyıllar öncesinden gelen manevi ışığı ile bizi aydınlatıyor

 

 

TC Amsterdam Başkonsolosu Engin Arıkan yaptığı kısa konuşmada, Ayrımcılık ötekileştirme artıyor, insanlar yozlaşıyor, bütün bunlar devam ederken Hz Mevlana’nın yüzyıllar öncesinden gelen manevi ışığı her alanda bizlere yol göstermeye devam ediyor. Mesnevinin içindeki değerli sözler, değerli dersler her alanda hepimizi daha iyi insan olmaya birbirimizi daha iyi anlamaya toplumların bir birlerini daha iyi anlamasına yardımcı oluyor. Bu akşam Mevlana hazretlerini anmanın yanı sıra  onu daha iyi anlamak onun hikmetini daha iyi anlamak için istifade ederiz inşallah dedi.

 

Türkiye’den günün hatibi Ömer Tuğrul İnancer konuşmasında, doğru bilgiye ulaşmanın ve doğru bilgiyi eyleme dönüştürmenin önemine işaret etti.

 

 

Bilginin irfana, ahlaka ve marifete dönüşmesiyle kıymetli olacağına işaret eden İnançer, "Yani iş bilgide değil, davranıştadır. Terliyken su içmenin zararlı olduğunu herkes bilir ama yine de içer. Bilgi davranış haline dönüşmemişse bir değeri yoktur." ifadelerini kullandı.


İnançer, Bizim değerlerimiz irademizle seçtiğimiz doğru yol ve doğru fiillerle oluşur. Elbette nefis sahibiyiz ve nefsimize kul olursak Allah'ın kulu olmaktan düşmüş oluruz. Her insan Allah'ın kulu değildir. Nefsinin kulu olanlara Allah'ın kulu denmez. Çünkü kul olmak iradi bir fiildir, iradeyle olunur. Biyolojik hadisenin vesilesiyle doğmak, insan olmak için yeterli olamaz. İnsandan kasıt bir tane, o da Peygamber Efendimizdir. Diğer insanlar ona ahlaken ve davranış biçimi olarak yaklaştıkları kadar insan haysiyeti kazanırlar" dedi.

 

 

İnançer; "Hz. Şems, Hz. Mevlana'nın hayatındaki yegâne kişi değildir. Belgesellerde, makalelerde daha öncesi yokmuş gibi anlatılma yanlışlığı devam ediyor. Kendisi bugün Afganistan sınırı içerisinde yer alan Belh şehrinde doğmuştur. Babası Sultan-ul Ulema ünvanı ile tanınmış Muhammed Bahaeddin, büyük babası Hüseyin Hatibi'dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur. Ciddi bir eğitim almıştır. Asuman şiirini sanıldığı üzere Şems-i Tebrizi'ye değil, şiir son beyitinde seslendiği "Ey Padişah Selahattin", yani vefat eden dünürü Selahattin Zerkubi Konevi'ye yazmıştır." diyerek yanlış bilinen hadiseye açıklık getirdi.

 

Birinci bölümün ardından verilen arada katılımcılar Mesnevi’nin yanısıra Mevlana Celaleddin Rumi ve tasavvufla ilgili Türkçe ve Hollandaca kitapları inceleme ve satın alma fırsatı buldular.

 

 

Gecenin ikinci bölümünde ise Tevazu Ensemble’nin sunduğu tasavvuf müziği ve sema gösterisi vardı izleyicileri adeta büyüledi.

 

 

 

Gecenin sonunda katkıda bulunan sponsorlara, konuklara ve Tevazu Ensemble’nin sanatçılarına çiçekler verildi ve kendilerine katkılarından dolayı teşekkür edildi.

 

Amsterdam / Tarık OKAN

Avrupa 10.Şiir Yarışması Sonuçlandı