Giethoorn Kabusu bitti, Hayata yeniden başlamak için yeni bir sayfa açtılar

Geçtiğimiz Eylül ayından beri Hollanda gündemine yerleşen Giethoorn'daki Türk aile geçirdikleri kabus dolu günleri geride bırakarak Hollanda'nın başka bir şehriine yerleştiler...


  • Kayıt: 23.03.2022 21:37:09 Güncelleme: 23.03.2022 21:37:09

Giethoorn Kabusu bitti, Hayata yeniden başlamak için yeni bir sayfa açtılar

Geçtiğimiz Eylül ayından beri Hollanda gündemine yerleşen Giethoorn'daki Türk aile geçirdikleri kabus dolu günleri geride bırakarak Hollanda'nın başka bir şehriine yerleştiler. BMW Club Hollanda yöneticileri ve HDV Rotterdam Mevlana Cami yönetim kurulu Başkanı Ceylan Kürk, Aileye yeni evine hoş geldin diyerek birer buket çiçek verdiler.

Hatice Yılmaz, ne varsa bizim vatandaşlarımızda varmış Teşekkürler kendi ülkemin insanları dedi ve hayır sever işleri sahiplerine şükranlarını sundu yeni adresteki evinin hemen hemen bütün eşyalarını yenilediler.Hatice hanıma şimdi nasıl hissediyorsunuz diye sorduk ve aynen şunları anlattı, noktasında virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz.

Kısa bir süre önce Hollanda-Türk medyamzda Platform dergisi haberiyle Sedat Tapan'ın gösterdiği ilgi ve çabasıyla gündeme gelen ve akabinde, geçtiğimiz Şubat ayında Hollanda ulusal kanalı NED 2' de yayınlanan, ciddi toplumsal sorunlar üzerine araştırmacı gazetecilik yapan Zembla programıyla ülke gündeminde sarsıcı etki yaratan " Giethoorn'da tek Türk ailesinin ırkçılık kabusu" haberi sonrası ailemiz şuan sağ-salim güvenli bir şekilde Rotterdam bölgesine taşınmış bulunuyor.

Bu Pazar anne Hatice hanım ve oğlu Yusuf'u yeni evlerinde ziyaret ettik.

Bu zorlu taşınma sürecinde ailemizi milli birlik ve dayanışma duygularıyla biran yalnız bırakmayan Hollanda BMW Club ailesi ve özellikle Selçuk Dağ ve Ergüneş başkan, Fatih, ve Meltem hanım ve diğer klüb üyeleri kardeşlerimiz, Rotterdam Mevlana Camisinden gerçek bir hizmet insanı olan muhterem Ceylan Kürk başkan da yönetim kurulu ve cemaati adına başta olmak üzere bugün de ailemize " hoşgeldiniz" ziyaretinde bulunarak bu güzel dostluğu daha da pekiştirdiler.

Bu samimi dostane ziyaretten son derece mutlu ve onure olduğunu söyleyen Hatice hanım misafirlerine yöresel lezzetlerle ikramlarda bulundu.
Sürece dair duygu ve düşüncelerini ifade eden Hatice Yılmaz şunları söyledi: " Her şerde bir hayır var sözünü şuan bizzat tecrübe etmekteyiz Sedat bey. Daha düne kadar evimizde uyuyamaz iken, can güvenliğimizden endişe edip bir başımıza o kabus köyde devamlılık arzeden toplu bir ırkçı saldırı ile izole bırakılıp çaresiz ve kimsesiz kaldığımızı hissediyorduk. Yaşantımız alt üst edilmiş, cehennem gibi gelen zorlu günler ve gecelere maruz kalmıştık 1,5 yıl boyunca...

Hollanda yerel yönetim ve kurumlarının da bu ırkçı ayırımcılığa eşlik etmiş görevlerini kötüye kullanmış ve bize gereken insani, hukuki yardımı yapmamışlardı. Bu da içinde bulunduğumuz durumu haddinden fazla zor ve endişe verici hale getirmişti.

Fakat sabrın neticesinde ve inandığımız değerler uğruna bu haklı kimlik mücadelemizin sonunda belki resmi otoritelerimiz ve toplum önderlerimizce gereken duyarlılığı ve desteği göremedik ancak bu süreçte asıl değerli olan şeyi gördük: " Türk- Hollanda toplumumuzun gerçek kahramanlarını ve bu asil insanların o kalpleri yakınlaştıran samimi iyiliğine şahit olduk, bu büyülü milli şefkatle tanıştık! “

Bu güzel ve özel insanlar bize sadece insana dair kaybettiğimiz güveni değil aynı zamanda tekrar hayata bağlanmak gücünü de verdiler doğrusu...ve insandan, insanlıktan, bu müstesna necip milletten asla ümid kesmemeyi de...adeta burada bir aile kazandık, çok güzel dostluklar kazandık bu süreçte.

Elbette hukuki süreç devam etmektedir. 6 tutanak tek bir dosya olarak ele alınmak üzere yüksek mahkemededir ve Zembla ekibi de davamızın takipçsidir. Tek temennim çektiğimiz bu acılar ve zulüm en nihayetinde boşuma değildir ve gerek kendi Türk kökenli siyasilerimiz ve bürokratik temsilcilerimiz gerekse hukuk devletinin işlemesini engelleyen Hollanda resmi kurumlarının bu davadan ve hikayemizden gereken dersi çıkarmaları ve ciddi bir öz eleştiri yaparak kendilerini doğru konumlandırmalarıdır.

Özellikle OM, Polis ve belediyeler toplumu ayıran, polarize eden tutumlar yerine bilakis çok kültürlülüğün Hollanda için bir fırsat ve bir şans olduğunu idrak etmeleridir.

Bazen bir müsibet bin hayra vesile olabiliyormuş. Bizim için de umuyorum, dilerim böyle olur. Şimdi yeni evimize, yeni şehrimize ve hayatımıza adapte oluyoruz, bu çok muhteşem bir his, kabusdan uyanmak gibi. Artık bundan sonra önceliğimiz bu güvenli, huzurlu ortamda geçmiş korku ve kaygılarımıza gereken zamanı ve ilgiyi verip travmalarımızı iyileştirmek ve daha normal bir hayat yaşamaktır inşallah. Çok şükür, yavrumun başına bir iş gelmeden onu o cehennemden kurtardığım için çok mutluyum, bu süreçte bizi destekleyen herkese muhabbet ve minnet duyuyorum hergün.

Hatice Yılmaz ve 15 yaşındaki oğlu Yusuf'u yeni hayatta güzel başlaya bilmeleri için başta Türk işyerleri sahipleri ve STK' lardan Amsterdam Esnaflar Birliği ve Hollanda Türk Federasyon, BMW CLUB HOLLANDA

YÖNETİM olarak katkıda bulundular.

İşte destek olan diğer kurum ve işyerleri:

SELÇUK DAĞ,MELTEM DAG-KURU
FATİH KARAAĞAÇ,ERGÜNEŞ GÜNGÖR
ROTTERDAM MELVANA CAMİİ

CEYLAN KÜRK ve Yönetim Kurulu

DECOR WONEN DEN HAAG
YILDIRIM EKİNCİ,CİHAT EKİNCİ
HACI MERT EKİNCİ
ÖZ SELAM WOONPALEİS AMSTERDAM
RAMAZAN ŞAHİN
NAZARIM KADOSHOP ROTTERDAM
MEHMET TAN
SELİN MARKET ZAANDAM
BİLAL ÖZÇELİK
ENSAR YUFKA ERMELO
OSMAN AVCİ
TARIK AVCI
VİSİON TELECOMMUNİCATİE & TV DORDRECHT
ALP HASAN
KAAN EXPRESS DEN HAAG
FIRAT ÖZGEN
FURKAN