Hollanda’da yaşayan Türk akademisyenler yeni bir oluşum hazırlığında

Hollanda Türk toplumu içerisindeki akademisyenlerden oluşacak yeni bir “düşünce kuruluşu”nun ilk toplantısı gerçekleştirildi...


  • Kayıt: 16.04.2023 11:07:00 Güncelleme: 16.04.2023 12:49:37

Hollanda’da yaşayan Türk akademisyenler yeni bir oluşum hazırlığında

Hollanda Türk toplumuna mensup olan ve farklı iş alanlarında akademik kariyerini tamamlamış kişilerden oluşan bir düşünce kuruluşu oluşturmak için ilk adım atıldı. Hukuk, tıp, sosyoloji, medya ve politoloji gibi alanlarda Hollanda'da eğitimini tamamlamış akademisyenlerle toplantılar gerçekleştirilerek bir düşünce kuruluşu oluşturulacak. Böylece, Hollanda'da faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını da bünyesine alacak bir çatı örgüt kurularak Hollanda'da yaşayan Türklerin sorunları hem Türkiye'de hem de Hollanda'da çok daha etkin biçimde dile getirilecek.

Corendon Urban Hotel'de gerçekleştirilen ve Avukat Eşref Yeniaşçı, Avukat Sinan Beşli ve Yazar Mustafa Özcan'ın organize ettiği programa, ilk olarak Türk avukatlar davet edildi. Yaklaşık yirmi avukatın yer aldığı gecede görüş alışverişinde bulunuldu ve beraberce iftar yapıldı.

"STK'lar Hollanda toplumu içerisinde istenilen etkiyi gösteremiyorlar"

“Hollanda’da yaşayan Türklerin dertleri ile dertleniyorum” diyerek konuşmasına başlayan Yazar Mustafa Özcan, sivil toplum kuruluşlarının, Hollanda toplumu içerisinde istenilen etkiyi gösteremediğini ifade etti. “Allah, Hollanda'ya gelen ilk nesilden razı olsun. Çok büyük zorluklar yaşayarak ikinci ve üçüncü neslin bu seviyelere ulaşmasına vesile oldular. Günümüzde sosyal ve mesleki alanlarda aktif olan çok sayıda STK var ama bunlar maalesef Hollanda toplumu içerisinde istenilen etkiyi gösteremiyorlar. Yaklaşık 500 bin Türk olarak bu toplumda yaşıyoruz fakat Hollandalı yetkililer tarafından yok sayılıyoruz. Hollanda hükümeti bizimle ilgili kararları bizsiz alıyor. Burası artık bizim vatanımız. Aklımızı, bilgimizi bu ülkede yetişecek olan gelecek nesillere aktarmak için bir araya geldik. Artık konuşan bir toplum olarak sorunlarımızı dile getirip, Hollanda toplumunda daha etkili olabilmek için arkadaşlarla istişare ettik. Güç ve bilgi birliği yaparak sorunlarımızı aşacağımıza inanıyoruz. şeklinde konuştu.

"Artık Hollandalıyız!" desek de her adımımız mercek altına alınıyor

Türkiye'de olduğu için programa katılamayan ve telefon bağlantısıyla davetlilere seslenen Eşref Yeniaşçı ise ''Bildiğiniz gibi, avukatlar olarak bize çok fazla görev düşüyor. Hepimiz Hollanda toplumunda Türkiye'yi temsil eden elçileriz. Ama sorumluluklarımız farklı. Önemli olan, bu sorumluluklarımızı yüreğimizde taşıyabilmek.Türk tolumu olarak, her ne kadar “Artık Hollandalıyız.'' desek de her adımımız mercek altına alınıyor. Hangi görüşte olursak olalım, Hollandalı Türkler olarak tek yumruk olmak zorundayız. Hollanda hükümeti kurban kesmeyi yasaklamak istedi ama Yahudilerin karşı çıkması neticesinde geri adım atmak zorunda kaldılar. Bu noktada kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: ‘Biz neden Hollanda toplumu içerisinde bu kadar etkili değiliz?’ İşte bu etkiyi yaratmak için bu grubu bir araya getirmek istiyoruz.'' dedi.

Son olarak, teknik konulara açıklık getirmek için kısa bir konuşma yapan Sinan Beşli de ''Hollanda toplumunda çok sayıda sivil toplum kuruluşumuz var ama maalesef sesimizi duyurmakta yetersiz kalıyorlar. Amacımız, Hollandalı Türklerin sesini profesyonel bir şekilde yetki sahiplerine duyurmak. İnşallah başarılı oluruz.'' diyerek amaçlarını özetledi.

Yaklaşık iki hafta sonra, Hollanda’da yaşayan Türk doktorların davet edileceği bir program daha organize edilecek.

Amsterdam / Savaş BÜYÜKTİPİ