Amsterdam Kümbet Vakfı, 12. Köy Odası etkinliğiyle kültürünü yaşatmaya devam ediyor

Amsterdam Kümbet Vakfı, geleneksel olarak düzenlediği ''12. Köy Odası'' aktivitesine 23 Aralık'ta başladı. 4 Ocak’a kadar devam edecek...


  • Kayıt: 01.01.2024 12:06:55 Güncelleme: 01.01.2024 23:42:06

Amsterdam Kümbet Vakfı, 12. Köy Odası etkinliğiyle kültürünü yaşatmaya devam ediyor

Etkinliğin açılışına, Türkiye Cumhuriyeti Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, T.C. Rotterdam Din Hizmetleri Ateşesi Muhammed Emin Altın, Amsterdam Ayasofya Camii başkanı Bahattin Aydın, ASBİR Hollanda Başkanı Göksel Soyugüzel, Nizam-ı Alem Cemiyeti Yöneticileri, STK temsilcileri katıldı.

Kur-an tilaveti ile başlayan programda Kumbet Camii imamının konuşması ardından açılış konuşmasını yapan Amsterdam Kümbet Vakfı Başkanı Bekir Baş, ''Eskiden Anadolu köylerinde soğuk kış gecelerinde köy odalarında bir araya gelinir, sohbetler edilir, köyün sorunları dile getirilirdi. Anadolunun kadim geleneklerini Hollanda'da yaşatmak ve gençlerimize aktarmak için bu tür aktiviteler düzenliyoruz. Programlarımız sadece Kumbetlilere yönelik olmuyor. Yaşlılara yönelik projelerimiz oldu. Katılım beklediğimizden daha çok ilgi gördü. Belediyenin sunduğu bir projede sunduğumuz proje kabul görerek birinci oldu. Gerek merkez belediyesi gerekse semt belediyesi ile aramız oldukca iyi. Yapmış olduğumuz faaliyetlerimize emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.'' dedi.

Kümbet Vakfı başkanı Bekir Baş’ın konuşmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy şunları söyledi:

"Türkiye'nin dışında başka ülkelerde, burada da Kumbet Vakfı'nın bu tür kültürel faaliyetlerin düzenlendiğini görmek bizi sevindiriyor.

Her ne kadar şehirde yetişmiş ve yaşamış olsak da hepimizin bir köyü var. Bu tür geleneklerin yaşatılmasında önemli payı olan Kümbet Vakfı'na teşekkür ederim. Hollanda'daki Türk toplumunu tanımak ve dilinizi geliştirmek için bu etkinlikten yararlanmaktan memnuniyet duyduğunuzu anlıyorum. Bu etkinlik, Hollanda'daki Türk toplumunun kültürünü, tarihini ve güncel sorunlarını öğrenmek için harika bir fırsattır. Ayrıca, Türkçe dil becerilerinizi geliştirmenize ve diğer Türklerle tanışmanıza yardımcı olabilir.

Aramızda, Hollanda'daki Türk toplumuna önemli katkılarda bulunan STK temsilcileri olmasından memnun oldum. Bu kişiler, Hollanda'da yaşayan Türklerin haklarını korumak, topluma uyum sağlamalarına yardımcı olmak ve kültürlerini sürdürmek için çalışıyorlar.

Bu etkinliğin, Hollanda'daki Türk toplumunu daha iyi anlamanıza ve dil becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olacağını umuyorum.

Köklerimizi ve geçmişimizi unutmamalıyız.

Köklerimiz, kimliğimizi ve değerlerimizi oluşturan temeldir. Geçmişimiz, bizi bugün olduğumuz kişi yapan deneyimleri ve hatıraları içerir.

Köklerimizi ve geçmişimizi unutursak, kendimizi ve kimliğimizi kaybederiz. Kendi değerlerimizi ve inançlarımızı da kaybederiz. Bu, topluma ve ülkeye katkıda bulunmamızı zorlaştırır.

Geçmişi muhasebesini yapmadan geleceğe sağlam adımlarla yürüyemeyiz. Geçmişte yaptığımız hatalardan ders almazsak, gelecekte aynı hataları tekrarlama riskimiz vardır.

Geçmişi muhasebesini yapmak, geçmişte yaptığımız iyi ve kötü şeyleri gözden geçirmektir. Bu, hatalarımızdan ders almamıza ve başarılarımızı tekrarlamamıza yardımcı olur.

Evet, Hollanda'da ve diğer Batı ülkelerinde Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırılar artmaktadır.

Bu saldırılar, İslamofobinin ve nefret söyleminin bir göstergesidir.

Bu saldırılara karşı sessiz kalmamak önemlidir. Bu saldırıları kınamak ve İslam'a saygı duyulması gerektiğini vurgulamak gerekir.

Yasal tedbirlerle de bu saldırılara karşı koymak önemlidir. Bu saldırıları gerçekleştirenler hakkında yasal işlem başlatılmalı ve bu tür saldırıların önlenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır.

Bu saldırılara karşı koyarken sakinliğimizi korumak ve kendi çıkarlarımızdan asla taviz vermemek önemlidir. Bu saldırılara karşı öfkeli ve saldırgan bir şekilde tepki vermek, bu saldırıları gerçekleştirenleri haklı çıkarabilir.

Evet, Hollanda'daki Türk toplumu, Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırılara karşı sessiz kalmayarak ve bu saldırıları kınayarak önemli bir tavır izledi. Bu tavır, Hollanda'daki Türk toplumunun barış ve hoşgörü mesajını yaymaya ve İslam'ın barış dini olduğunu vurgulamaya devam ettiğini gösteriyor.

Filistin'de yaşananlar, sadece Filistin halkı için değil, tüm insanlık için önemli bir trajedidir. İsrail'in Filistin topraklarına yönelik saldırıları, uluslararası hukuku ve insan haklarını ihlal ediyor.

Filistin'de yaşananlara karşı sessiz kalmamak önemlidir. Bu saldırıları kınamak ve Filistin halkının haklarını savunmak gerekir.

Cumhuriyetimizin 100. yılını çeşitli yerlerde, Hollanda'da farklı yerlerde andık.

Sivas Kongresi, Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktalarından biridir. Bu kongrede, Türk milletinin bağımsızlığı için mücadele etmek amacıyla bir milli birlik ve beraberlik sağlanmıştır.

Sivas Kongresi'nde alınan kararlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atmıştır.

Evet, Hollanda'daki Türk toplumunun, seçimlerde oy kullanarak katılım sağlaması önemlidir. Bu, Hollanda'daki Türk toplumunun, Hollanda siyasetine ve toplumuna daha fazla dahil olmasını sağlar. Seçimlere geçmişten daha fazla katılım olmasına rağmen yeterli katılım olmadı.

Hollanda'ya göçümüzden yaklaşık 60 yılını idrak edeceğiz.

Bu süreçte, artık burada kalacağımızı kabul ettik. Buranın bir parçasıyız ve buradan ayrılmayacağız. Ama burada bir parçası olmaya devam ederken aynı zamanda kültürümüzü, adetimizi, dinimizi de korumaya devam edeceğiz. Bunu da camilerle devam ettireceğiz.

Sivil toplum kuruluşlarımız, Hollanda'daki Türk toplumunun sesi olmaya devam ediyor. Bu kuruluşlar, toplumumuzun sorunlarını dile getirmede, haklarını korumada ve kültürünü yaşatmada önemli bir rol oynuyor.

Bu kuruluşlarımızın çalışmalarını desteklemek, hepimizin görevidir. Bu kuruluşlara gönüllü olarak destek verebilir, veya etkinliklerine katılabiliriz.

Hollanda'daki Türk toplumu, güçlü bir toplumdur. Bu toplum, ortak değerleri ve hedefleri paylaşan bireylerden oluşur. Bu toplum, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, her türlü zorluğa göğüs gerebilir.

Hep birlikte, Hollanda'da yaşayan Türk toplumunun daha iyi bir geleceği için çalışalım.

Rotterdam Din Hizmetleri Ateşesi Muhammed Emin Altın şu konuşmayı yaptı:

Buraya gelen ilk nesil, belki köy kesiminden geldiler, belki okuma yazma bilmiyorlardı, belki çok zor şartlar altından geldiler. Ama bu büyük milletlerin geleneğinde, kodlarında var: O zor şartlara rağmen kendi geçimlerini sağlamak için buraya geldiler. Ama ne yaptılar? Dinlerine sahip çıktılar, dillerine sahip çıktılar, kültürlerine sahip çıktılar. Dernekler kurdular, camiler kurdular.

Şu anda Hollanda Diyanet Vakfı'na bağlı olarak Kümbet Cami dahil 148 tane camimiz var. 

Yaklaşık 10.000-12.000 civarında öğrencimiz var. 2.000-2.500 civarında 4-6 yaş arası öğrencimiz var. Gençlik kollarımız var, kadın kollarımız var. Kadınlarımız çok büyük bir çaba sarf ediyor. Bütün camilerimizde, neredeyse bütün camilerin böyle bel kemiği olmuş durumdalar. Bir tarafta yeni yönetimler kuruluyor, gençler yönetimlerde yer almaya başladılar.

Hollanda'daki cami yönetimleri, önemli bir görevi yerine getiren gönüllü kişilerden oluşuyor.

Bu kişiler, kendi işlerinden ve mesailerinden vakit ayırarak, camilerin işleyişini ve faaliyetlerini sağlamak için çalışıyorlar. Bu, büyük bir fedakarlık gerektiren bir iş.

Cami yönetimleri, camilerin temizlik, bakım, finans, eğitim, kültür ve sosyal hizmet gibi çeşitli alanlarından sorumludur. Bu görevleri yerine getirirken, cami cemaatinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini göz önünde bulundurmaları gerekir.

Cami yönetimleri, camilerin Hollanda toplumunda önemli bir rol oynaması için önemli bir yere sahiptir. Bu yönetimler, camilerin topluma uyum sağlamasına ve katkıda bulunmasına yardımcı olurlar.

Cami yönetimlerinin başarılı olabilmesi için, cemaatin desteğine ve katılımına ihtiyaç vardır. Cemaat, cami yönetimlerine güvenmeli ve onlara destek vermelidir.

Cami yönetimleri, yönetime girdikleri anda, camilerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini belirlemek için bir değerlendirme yapmalıdır. Bu değerlendirmenin ardından, bir strateji geliştirmeli ve bu stratejiyi uygulamaya koymalıdırlar.

Cami yönetimleri, çalışmalarında şeffaf ve hesap verebilir olmalıdır. Cemaatle düzenli olarak iletişim kurmalı ve çalışmalarının sonuçlarını paylaşmalıdırlar.

Cami yönetimleri, camilerin Hollanda toplumunda önemli bir rol oynaması için çaba göstermelidir. Bu çabalar, camilerin topluma uyum sağlamasına ve katkıda bulunmasına yardımcı olacaktır.

Etkinlik boyunca Hollanda'nın en çok tanınan ve tutulan grup Lalezar grubundan sanatçı Yusuf Meral birbirinden güzel marş, ezgi ve türkülerimizle geceye renk kattı.

Yöreye özgü halk oyunlarının sergilendiği etkinlikte Amsterdam Kümbet Vakfı Başkanı Bekir Baş T.C Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy’a ve Rotterdam Din Hizmetleri Ataşesi Muhammed Emin Altın’a Kumbet Vakfı kadın kollarının hazırladığı kitabı hediye etti.

Program grup lalezarın seslendirdiği ezgi ve türkülerle sona erdi.

Amsterdam / Furkan TURGUT