Hollandalılar, Türk ve Fas Kökenli Komşu İstemiyor: “Alışveriş İçin 10 Dakika Fazla Yol Gitmeyi Tercih Ederiz”
Hollanda’da yapılan yeni bir araştırma, toplumdaki ayrımcı eğilimleri bir kez daha gündeme taşıdı. Nijmegen’deki Radboud Üniversitesi ile Utrecht Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmaya göre, Hollandalıların önemli bir kısmı, Türk veya Fas kökenli komşularla aynı mahallede yaşamaktansa alışveriş için 10 dakika daha fazla yol gitmeyi tercih ediyor.
Araştırmanın Bulguları
Araştırmada katılımcılara farklı senaryolar üzerinden mahalle tercihleri soruldu. Çıkan sonuç, toplumun göçmenlere bakışında hâlâ derin önyargıların var olduğunu gösterdi. Hollandalıların büyük kısmı, Türk ve Fas kökenli göçmenlerin yoğun yaşadığı mahallelerden uzak durmayı bilinçli bir tercih olarak belirtiyor.

Uzmanlara göre bu tutum, sadece konut seçimleriyle sınırlı kalmıyor; günlük yaşamın pratiklerine, hatta alışveriş alışkanlıklarına kadar yansıyor.
Göçmenlerden Tepki: “Biz de Bu Toplumun Parçasıyız”
Araştırma sonuçları Türk ve Fas kökenli topluluklarda tepkiyle karşılandı. Yıllardır Hollanda’da yaşayan göçmenler, bu yaklaşımın “görmezden gelinen bir ayrımcılık” olduğunu dile getiriyor.
Türk kökenli bir mahalle sakini, “Biz burada doğduk, büyüdük. Çocuklarımız Hollanda’da eğitim alıyor. Buna rağmen hâlâ istenmeyen komşu olmak çok üzücü” dedi. Fas kökenli bir genç ise, “Topluma katkı sağlıyoruz ama hâlâ önyargılarla yaşıyoruz. Bu yaklaşım bizi dışlıyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Göçmen dernekleri de hükümete çağrı yaparak entegrasyon ve eşitlik politikalarının güçlendirilmesini istedi.
Siyasiler ve Uzmanlar Ne Diyor?
Araştırmayı yürüten akademisyenler, sonuçların toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebileceği uyarısında bulundu. Hollanda’nın çok kültürlü yapısının özellikle büyük şehirlerde bir gerçeklik olduğunu vurgulayan uzmanlar, ayrımcılığın göçmenlerin uyumunu zorlaştırdığını belirtti.
Siyasi partilerden ise farklı tepkiler geldi. Sol partiler, araştırma sonuçlarının eşitlik politikalarının yetersizliğini ortaya koyduğunu savunurken, sağ partiler bunu “toplumun doğal tercihi” olarak yorumladı.
Kadın Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ebubekir Turgut: “Kadınlar ve Çocuklar Bu Ayrımcılıktan En Çok Etkilenenler”

Araştırma üzerine görüş bildiren KADIN dergisinin genel yayın yönetmeni Ebubekir Turgut ise şu açıklamayı yaptı:
“Ayrımcılık sadece bir komşuluk tercihiyle sınırlı kalmıyor. Bu önyargılar, özellikle kadınların ve çocukların hayatını doğrudan etkiliyor. Çocuklar okulda, kadınlar iş hayatında ve sosyal çevrelerinde görünmez duvarlarla karşılaşıyor. Toplumun güvenli ve eşitlikçi bir yapıya kavuşabilmesi için önce mahallelerimizde bu önyargıları kırmamız gerekiyor. Herkesin çocukları aynı sıralarda eğitim görüyor, geleceğin Hollanda’sını birlikte kuracaklar.”
Kadın Dergisi Genel yayın yönetmeni Ebubekir Turgut, Hollanda’nın çokkültürlü yapısının birlikte yaşamak için bir fırsat olduğunu vurgulayarak, göçmen kadınların özellikle eğitim ve sosyal katılım politikalarında daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Amsterdam / Tarık OKAN