Amsterdam ve Den Haag’da Stres, Yalnızlık ve Sağlık Sorunları Artıyor
Natuur & Milieu’nun yeni araştırması, Hollanda’nın en büyük 32 belediyesindeki 260 “en fazla taşlaşmış” mahallenin ciddi bir risk altında olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, konut başına 15 metrekareden az kamusal yeşil alan bulunan bu bölgelerde yaşayanlar; daha fazla stres, yalnızlık, su baskını riski ve sağlık sorunları ile mücadele ediyor.
Uzmanlar, tabloyu tersine çevirmek için yeni hükümetin 1,3 milyar avroluk bir yeşillendirme bütçesi ayırması gerektiğini savunuyor.
En Taşlaşmış 10 Mahallenin Yarısı Amsterdam ve Den Haag’da
Araştırmaya göre, en çok sorun yaşayan 10 mahallenin yarısından fazlası sadece iki şehirde toplandı:
Amsterdam ve Den Haag.
Amsterdam Leidsebuurt-Noordoost su baskını açısından en riskli mahalleler listesinde 4. sırada yer aldı.
Oude Kerk 6., Spuistraat-Noord ise 7. sıraya yerleşti.
Schipluidenbuurt, sakinlerinin büyük bir kısmının “çok fazla stres” yaşaması nedeniyle ülke genelinde 2. sırada.
Zaagpoortbuurt, Leidsebuurt-Noordoost, Timorpleinbuurt-Zuid ve Jan Maijenbuurt, stres düzeyleri en yüksek mahalleler arasında 6–9. sıralarda bulunuyor.
Oosterparkbuurt-Noordwest, tüm göstergelerde diğer mahallelerin ortalamasının üzerinde risk taşıyan 18 bölge arasında 8. sırada.
Natuur & Milieu, yalnızca bu 260 mahallede yaşayan 800 binden fazla kişinin, yeşil alan eksikliğinin doğrudan sonuçlarıyla karşı karşıya olduğunu bildirdi.
“Yeşil, Lüks Değil; Sağlıklı Yaşamın Şartı”
Kuruluşun Groene Stad Programı Lideri Wilma Berends, yeşil alan eksikliğinin insanların hayatında derin izler bıraktığını vurguladı:
“Yeşillik bir ekstra değil, sağlıklı bir yaşamın temel şartıdır. Hatta yalnızca yeşile bakmak bile stresi azaltıyor.”
Berends’e göre hareket imkânı sunan park ve bahçelerin yokluğu, özellikle kırılgan sosyoekonomik gruplar için ağır sonuçlar doğuruyor.
Sosyal Sorunlar Yoğunlaşıyor
Araştırmada, en taşlaşmış bölgelerin çoğunda zaten sosyal problemlerin daha yoğun olduğu tespit edildi. Bu nedenle, sağlık sorunlarının yalnızca fiziksel çevreyle değil, mahalledeki nüfus yapısıyla da bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.
Bu durum, daha varlıklı kesimlerle dar gelirli mahalleler arasındaki sağlık uçurumunu büyütüyor.
“En çok taşa mahkûm edilen mahallelerde yaşayanlar, yeşile en çok ihtiyaç duyanlar,” diyor Berends.
“Durumu iyi olan insanlar kendilerine kolayca sağlıklı alanlar yaratabiliyor; dezavantajlı mahallelerde ise belediyelerin müdahalesi şart.”
Araştırmanın ilginç bulgularından biri ise taşlaşmış mahallelerde aşırı kilolu kişi oranının diğer bölgelere göre biraz daha düşük olması. Natuur & Milieu, bu sonuca dair net bir açıklama yapamıyor.
Artan Sıcaklıklar Tehlikeyi Büyütüyor
Araştırma sorumlusu Emmie Spape, özellikle yaz sıcaklıklarının artmasının ciddi bir risk oluşturduğunu belirtiyor:
“Hava her yıl daha sıcak oluyor. Bu durum hittestress’e yol açıyor ve özellikle yaşlılar ile kronik hastalığı olanlar için ölümcül olabiliyor.”
Spape’ye göre yeterli maddi imkânı olmayan kişiler, evlerini serin tutacak önlemleri alamadığı için iklim krizinden en fazla etkilenen kesim oluyor. Yeşil alanlar ise mahallelerin sıcaklığını düşürmede kritik rol oynuyor.
Yeni Yapılar Yeşilleniyor; Eski Mahalleler Geri Planda
Araştırmada, yeni konut projelerinde yeşil alanlara daha fazla yer verildiği, ancak mevcut yerleşimlerde bu dikkatin gösterilmediği vurgulanıyor. Ayrıca yoğun konut talebi nedeniyle bazı şehirlerde spor alanlarının, çayırların ve hobi bahçelerinin yeni konutlara yer açmak için yok edildiği belirtiliyor.
1,3 Milyar Avroluk Çağrı
Natuur & Milieu, merkezi hükümete net bir çağrıda bulunuyor:
“Belediyelerin mahalleleri yeşillendirmesi için bütçe desteği şart.”
Berends, bu yatırımın geri dönüşünün yüksek olacağını ifade ediyor:
“Maliyet büyük görünebilir ama sağlığa, yaşam kalitesine, iklim uyumuna katkısı ve evlerdeki hasarı önleme potansiyeli düşünüldüğünde, fazlasıyla karşılığını verir.”
Amsterdam / Tarık OKAN