Fransa aşırı sağından Müslümanlar için 17 maddelik yasak listesi

Başörtüsünden Ramazan orucuna kadar birçok yasağı içeren 17 maddelik öneri, Müslümanları hedef aldığı ve laikliği siyasallaştırdığı gerekçesiyle tepki çekti..


  • Kayıt: 11.12.2025 19:40:21 Güncelleme: 11.12.2025 19:42:21

Fransa aşırı sağından Müslümanlar için 17 maddelik yasak listesi

Fransa’da sağcı Les Républicains (LR) partisine mensup senatörlerin kasım sonunda yayımladığı “İslamcılıkla mücadele” raporu, ülkenin geniş ve heterojen Müslüman toplumuna yönelik bazı 'öneriler' içeriyor.

Rapordaki 17 madde arasında okul gezilerine eşlik eden annelere başörtüsü yasağı, 16 yaş altındaki gençlerin Ramazan orucu tutmasının engellenmesi ve amatör sporlar dahil tüm spor faaliyetlerinde başörtüsünün yasaklanması yer aldı.

Senatörler, bu önlemlerin “genç kızların örtünmesiyle mücadele” için gerekli olduğunu savunurken başörtüsünü “cinsel apartheid bayrağı” olarak niteledi.

Ancak France 24'un görüş aldığı eleştirmenlere göre rapor, İslamcılığın değil doğrudan Müslümanların hedef alındığı bir siyasi çizgiye işaret ediyor ve bugün 120. yılını dolduran laiklik yasasının temel özgürlüklerini ihlal ediyor.

Raporun ertesi günü Müslüman dini liderler, topluluk temsilcileri ve aktivistler Senato Başkanı Gérard Larcher’e açık bir mektup yazarak, Müslümanların “sürekli damgalanmasından” duydukları “yorgunluğu” dile getirdi. Mektupta, bu raporun da Müslümanların dini pratiklerinin “sistematik siyasi sömürüsü”nün bir parçası olduğu belirtildi.

Laikliğin siyasal bir araç haline gelmesi

LR senatörleri, önerilerini hükümet tarafından hazırlatılan Müslüman Kardeşler raporuna dayandırıyor. Söz konusu rapor, yerel düzeyde belirsiz bir “İslamcılık” tanımının ulusal uyuma tehdit oluşturduğunu öne sürüyor.

LR’nin Ulusal Meclis’teki lideri Laurent Wauquiez de 24 Kasım’da 18 yaş altı kadınlara başörtüsü yasağı getiren bir yasa tasarısı sundu.

Ancak uzmanlar, önerilerin 1905 tarihli laiklik yasasının “vicdan özgürlüğü” ve “din özgürlüğü” ilkeleriyle çeliştiğini belirtiyor. Laiklik üzerine çalışan eski gözlemci Nicolas Cadène, tekliflerin “yalnızca bir dini hedef aldığını” ve eşitlik ilkesini ihlal ettiğini söylüyor. Cadène’e göre siyasetçiler laikliği giderek daha sık “Müslümanların haklarını sınırlandıran bir araç” haline getiriyor.

‘Saldırgan laiklik’ yükselişte

Marine Le Pen’in aşırı sağcı Ulusal Birlik partisinden Éric Zemmour’a kadar pek çok sağcı siyasetçi, laikliği Müslümanları hedef almak için kullanıyor. Solda ve merkezde ise laiklik yorumları arasında derin ayrılıklar bulunuyor. 2015’teki Charlie Hebdo ve 13 Kasım saldırılarının ardından “daha saldırgan bir laiklik” çağrıları güçlendi.

Bu dönemde birçok siyasetçi, İslamcı terörizm korkusunu, toplumun bir bölümünün özgürlüklerini daraltan adımlar için gerekçe yaptı. Eğitim eski bakanları Jean-Michel Blanquer ve Gabriel Attal’ın başörtüsü karşıtlığı; 2021’de İçişleri Bakanı Gérald Darmanin’in çıkardığı “ayrılıkçılıkla mücadele” yasası bu siyasi hattın örnekleri arasında.

Aynı yıl hükümet, laiklik ilkesini hukuki çerçevede yorumladığı için eleştirilerin hedefi olan Laiklik Gözlemevi’ni de kapattı.

Uygulamadaki karmaşa

Fransa'da toplumda laiklik kavramına dair ciddi bir bilgi eksikliği olduğu biliniyor. Bu eksiklik, farklı yorumların çarpışmasına ve politik tartışmaların keskinleşmesine yol açıyor. 2019’da Vesoul’de bir rahibeye emeklilik evinde dini kıyafet yasağı getirilmesi, Dijon’da bir annenin okul gezisinde başörtüsü nedeniyle tartışma çıkarılması ve 2020’de Ulusal Meclis’te başörtülü bir öğrenci temsilcisine yönelik protesto buna örnek gösteriliyor. Bu olaylarda laiklik kurallarının hiçbirinin ihlal edilmediği vurgulanıyor.

Cadène, yıllardır süren tartışmaların laiklik algısını sertleştirdiğini ve Müslümanları hedef alan her adımın “ayrıştırıcı” olduğunu söylüyor. Ona göre bu tür yasaklar yalnızca radikalleşmeyi besliyor: “Radikal eğilimler, Müslümanların ayrımcılığa uğradığını göstermek için tam da bu söylemlerden besleniyor.”

İçişleri Bakanı Laurent Nunez de Wauquiez’in 18 yaş altı başörtüsü yasağını “çok damgalayıcı” bulduğunu söylüyor ve bu tür adımların Müslüman vatandaşları incitebileceğini belirtiyor. Ancak hükümet içinde herkes aynı görüşte değil. Ayrımcılıkla mücadele sorumluluğunu da taşıyan Cinsiyet Eşitliği Bakanı Aurore Bergé, yasağa destek veren isimler arasında.