Göç, İslamofobi ve kimlik tartışmaları tesadüf mü, yoksa yüzyıllık bir planın sonucu mu? Sosyolog Kadir Canatan, Avrupa’nın bugün yaşadığı krizlerin kökenine iniyor: "Bu bir kopuş değil, tarihin faturası!"
Küreselleşmenin Karanlık Yüzü: Kadir Canatan'dan Ezber Bozan Analiz!
Günümüz Avrupa’sında her geçen gün tırmanan göçmen karşıtlığı, kimlik çatışmaları ve İslamofobi, medya tarafından genelde "yeni ve ani bir sorun" gibi servis ediliyor. Ancak Kadir Canatan, "In de schaduw van globalisering" (Küreselleşmenin Gölgesinde) adlı çalışmasıyla bu algıyı yerle bir ediyor. Canatan’a göre bugün yaşananlar, 15. yüzyılda başlayan sömürgecilik ve ekonomik yayılmanın kaçınılmaz bir sonucu.
KÜRESELLEŞMENİN ÜÇ EVRESİ: PANDORA'NIN KUTUSU NASIL AÇILDI?
Canatan, küreselleşmenin tarihsel gelişimini üç kritik aşamada inceliyor:
"GÖÇ, BİR MOTOR GİBİ TOPLUMU DEĞİŞTİRİYOR"
Kadir Canatan, modern göç akımlarının aniden ortaya çıkmadığını, aksine yüzyıllardır süregelen güç eşitsizliği ve ekonomik genişlemenin bir sonucu olduğunu savunuyor. Yazara göre göç, sadece bir yer değiştirme hareketi değil, toplumsal değişimin ana motorudur.
İSLAMOFOBİ VE KİMLİK KRİZİ: KORKULAR MI, GERÇEKLER Mİ?
Kitap, Avrupa'da yükselen İslamofobi ve entegrasyon tartışmalarına soğukkanlı bir perspektif sunuyor. Basit ve kutuplaştırıcı açıklamaların aksine; Canatan, bu gerilimlerin kökeninde yatan tarihsel eşitsizlikleri ve "küreselleşmenin gölgesinde" kalan korkuları analiz ediyor.
"Bugünkü göçmen toplumları, geçmişin sömürgeci ve ekonomik politikalarının bir aynasıdır."
AVRUPA'YI NE BEKLİYOR?
Canatan'ın analizi, Avrupa’nın bir göç toplumu olduğu gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini vurguluyor. Geçmiş ve günümüz arasında kurulan bu köprü, kutuplaşmış toplumlar için bir çıkış yolu sunabilir mi?
Tarık OKAN