Hollanda’da yaşayan Karamanlılar, önemli bir organizasyonda bir araya geldi. Hollanda Karamanlılar Federasyonu tarafından düzenlenen 30. yıl kutlamaları, sadece bir etkinlik olmanın ötesine geçerek hem kültürel hem de siyasi mesajların verildiği geniş katılımlı bir buluşmaya dönüştü.
1996 yılında kurulan federasyonun 30. yılı dolayısıyla Schiedam’da bulunan Theater aan de Schie ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda, Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre anması da yapıldı. Gecede sahne alan İsmail Altunsaray, bağlamasıyla izleyenlere duygusal anlar yaşattı.
Program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı ile başladı. Açılış konuşmasını ise HOKAF Başkanı Zekeriya Arslan yaptı. Arslan konuşmasında birlik ve dayanışma vurgusu yaparak, “Birimizle, kusurumuzla, özümüzle, gönlümüzle hep birlikte olduk. Çünkü biz biliyoruz ki din bir milletin evidir. Ve biz o evi gurbette ayakta tutmaya çalışıyoruz” dedi.
Federasyonun sadece bir çatı kuruluş olmadığını belirten Arslan, dayanışma ve iyilik hareketi olduklarını ifade ederek yıl boyunca yapılan faaliyetlere dikkat çekti. DMD hastası Toprak Soğan için yürütülen yardım kampanyasına değinen Arslan, “Bir çocuğun hayatına umut olmaya çalışıyoruz” dedi.
Mayıs ayında düzenlenecek futbol turnuvası, kermes ve etkinliklerle gençlerin bir araya getirileceğini belirten Arslan, Temmuz ayında Karaman’da yapılacak “Gurbetten Sılaya Festivali” ile de gönüllerin buluşturulacağını söyledi. Engelli araç kampanyasının da sürdüğünü vurgulayan Arslan, “İyilik paylaştıkça büyür” mesajı verdi.
Konuşmasında Türk Dil Bayramı’na da değinen Arslan, Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanını hatırlatarak bunun bir kimlik ve duruş olduğunu ifade etti. Yunus Emre’nin “Sevelim, sevilelim; dünya kimseye kalmaz” sözünü anımsatan Arslan, birlik ve sevgi çağrısında bulundu.
Programa diplomasi, iş dünyası ve sivil toplumdan yoğun katılım dikkat çekti. Fatma Ceren Yazgan (T.C. Lahey Büyükelçisi) başta olmak üzere Mahmut Burak Ersoy (T.C. Amsterdam Başkonsolosu), Sevgi Kısacık (T.C. Rotterdam Başkonsolosu), Ali Köklü (MÜSİAD Hollanda Başkanı), Durmuş Doğan (TOVER Leiden Başkanı), Eyüp Gülnar (TOTİL Başkanı), Ramazan Kaya (Amsterdam Esnaflar Birliği Başkanı), Funda İleri (TOV Den Haag Başkanı), Tarık Saki (TOV Rotterdam Başkanı) gibi isimler yer aldı.
Ayrıca hemşehri dernekleri de organizasyonda hazır bulundu. Tahsin Özer (Hollanda Yozgat Federasyonu Başkanı), Hatice Bayer (Hollanda Kayserililer Vakfı Başkanı) ve Göksel Soyugüzel (ASBİR Başkanı) de katılımcılar arasındaydı. Türkiye’den ise Hayrettin Çiçek (Karaman Valisi) ve Mustafa Gökhan Alkan (Karaman Ticaret Odası Başkanı) ile birlikte Karaman’dan 55 iş insanı olmak üzere geniş bir heyet programa katıldı.
“Gurbet değil, artık ev sahipliği”
Gecede en dikkat çeken konuşmalardan biri Fatma Ceren Yazgan’dan geldi. “Gurbetçi” kavramını reddeden Yazgan, “Sizler burada misafir değil, ev sahibisiniz. Hollandalı Türklersiniz” diyerek diaspora tanımına farklı bir bakış getirdi.
Yazgan’ın sözlerinde öne çıkan bir diğer vurgu ise Türkiye-Hollanda ilişkilerinin yalnızca göçle sınırlı olmadığıydı. İki ülke arasındaki ilişkilerin Osmanlı dönemine kadar uzandığını hatırlatan büyükelçi, yaklaşık 450 yıllık geçmişe işaret etti. Göçün ise bu ilişkinin sadece son 60 yılı olduğunun altını çizdi.
“Asıl mesele yatırım değil, nesil”
Programda konuşan Karaman Valisi Hayrettin Çiçek ise farklı bir başlığa dikkat çekti: nüfus ve aile yapısı.
Çiçek, “Nüfusumuzun azalması bir milli güvenlik meselesidir” diyerek özellikle Avrupa’da yaşayan Türk toplumuna seslendi. Aile kurumunun korunmasının ekonomik yatırımlardan daha önemli olduğunu vurgulayan Karaman Valisi, “En büyük yatırım evlatlarınıza yaptığınız yatırımdır” dedi.
Konuşmasında Türkiye’nin son yıllardaki dönüşümüne de değinen Çiçek, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ülkenin birçok alanda güç kazandığını ifade etti.
Karaman’a yatırım çağrısı
Etkinlikte söz alan Karaman Ticaret Odası Başkanı Mustafa Gökhan Alkan ise ekonomik başlıklara odaklandı. Hollanda’daki Karamanlılara seslenen Alkan, Karaman’da kurulan ikinci organize sanayi bölgesine dikkat çekerek yatırım çağrısında bulundu.
“104 sanayi parseli hazır. 2027’ye kadar altyapı tamamlanacak” diyen Alkan, yurt dışında edinilen tecrübenin Karaman’a taşınması gerektiğini söyledi.
60 yıllık göçün arka planı
Etkinlik öncesinde heyetin ziyaret ettiği Stedelijk Museum Vlaardingen ise programın duygusal yönünü ortaya koydu. 1963 yılında başlayan Karamanlıların Hollanda yolculuğunu anlatan müze, birinci kuşağın yaşadığı zorlukları gözler önüne seriyor.
Konuşmalarda sık sık “gurbet” kavramının arkasındaki emek, gözyaşı ve fedakârlık vurgulandı. Ancak gelinen noktada artık yeni bir dönemin başladığı mesajı verildi.
Avrupa’nın dört bir yanında aynı hikâye
Gecede yapılan değerlendirmelerde sadece Hollanda değil; Almanya, Fransa, İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde de güçlü bir Türk varlığı olduğuna dikkat çekildi. Karamanlıların yanı sıra Anadolu’nun dört bir yanından gelen Türk toplumunun Avrupa genelinde geniş bir ekonomik ve sosyal ağ oluşturduğu ifade edildi.
Türkçe uyarısı
Programda öne çıkan bir diğer başlık ise dil oldu. Avrupa’da Türkçe eğitiminin son yıllarda müfredattan giderek çıkarıldığına dikkat çekilirken, Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumların bu boşluğu doldurmaya çalıştığı belirtildi.
“Köprü rolü daha da büyüyecek”
Gece boyunca verilen ortak mesaj ise netti: Avrupa’daki Türk toplumu artık sadece göçmen değil, iki ülke arasında stratejik bir köprü.
Ekonomiden kültüre, siyasetten toplumsal yapıya kadar geniş bir alanda etkisini artıran bu topluluğun, önümüzdeki dönemde Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerde daha belirleyici rol oynayacağı ifade edildi.
Schiedam