Hollanda'da Yoğun Stres Aile Hayatını Tehdit Ediyor


  • Kayıt: 22.05.2026 10:00:50 Güncelleme: 22.05.2026 10:00:50

Hollanda'da Yoğun Stres Aile Hayatını Tehdit Ediyor

Hollanda’da yapılan yeni bir araştırmaya göre, ebeveynler yüksek düzeyde stresle mücadele ediyor. Maddi yükler, bürokrasi ve yalnızlık hissi ailelerin tükenmesine yol açıyor.

AMSTERDAM – Hollanda’da gerçekleştirilen "Staat van Gezinnen 2026" (Ailelerin Durumu 2026) başlıklı güncel anket çalışması, ülkedeki anne ve babaların sırtındaki yükün giderek ağırlaştığını ortaya koydu. Araştırmaya katılan binlerce ebeveyn, yoğun stres altında yaşadıklarını ve bu durumun aile içi ilişkileri olumsuz etkilediğini belirtti. Anne babalar çevrelerinden destek beklerken, aksine kendilerini toplumdan izole edilmiş hissediyor.

Ebeveynleri Tükenme Noktasına Getiren Nedenler

Çoğunluğu ortalama ve yüksek gelir grubuna dahil, Hollanda kökenli kadınlardan oluşan 5.500’den fazla ebeveyninkatıldığı anket, çarpıcı sonuçlar barındırıyor. Maddi durumları iyi olsa bile ailelerin günlük hayatta boğuştuğu temel sorunlar şunlar:

  • Bürokratik Engeller ve Zaman Yönetimi: Aileler resmi işlemlerle uğraşmaktan ve zaman yetersizliğinden şikayetçi.
  • Mükemmeliyetçilik Baskısı: Toplumun dayattığı "kusursuz ebeveyn" imajı, anne babalarda suçluluk duygusu yaratıyor.
  • Ekonomik ve Sosyal Çıkmazlar: Çocuk bakım hizmetlerinin (kreş vb.) pahalı ve karmaşık olması, bütçeye uygun ev bulma zorluğu ve ebeveyn izinlerinin yetersiz/kısmen ücretsiz olması aileleri köşeye sıkıştırıyor.
  • Güvenlik Endişesi: Anne babalar, çocuklarının hem sokakta hem de dijital dünyada (sosyal medya/internet) güvende olmadıklarını düşünüyor.

Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, ebeveynler kendilerini sürekli bir koşuşturmaca içinde, gergin ve tamamen tükenmiş hissettiklerini ifade ediyor.

"Yardım İstemek Başarısızlık Değildir"

Hollanda Gençlik Enstitüsü (NJi) uzmanlarından Maartje van Dijken, ebeveynlerin yaşadığı en büyük engellerden birinin yardım istemekten çekinmek olduğunu vurguluyor:

"Birçok anne baba, tek başına yetemediğini göstermenin bir 'başarısızlık' olduğu hissine kapılıyor. Oysa çocuk büyütmek tek başına yürütülecek bir süreç değildir. Toplum olarak birbirimize destek olmalı, komşuluk ve dayanışma bağlarını yeniden canlandırmalıyız. Birbirimize 'Çocuğuna biraz göz kulak olayım mı?' ya da 'Marketten bir ihtiyacın var mı?' diye sorabilmeliyiz."

Pozitif İletişim ve Mahalle Kültürü Şart

Van Dijken’e göre, okul bahçesinde, parkta veya oyun alanında yapılacak küçük bir sohbet bile ebeveynler için can simidi olabilir. Üstelik bu sohbetlerin sadece sorunlar üzerine değil, ebeveynliğin güzel ve gurur verici yanları üzerine kurulmasının stresi azaltacağını belirtiyor.

Uzmanlar, yerel yönetimlerin (belediyelerin) ailelerin bir araya gelebileceği fiziksel ve dijital alanlar oluşturması gerektiğinin altını çiziyor. Özellikle sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı bölgelerde, ebeveyn derneklerinin ve sivil toplum kuruluşlarının sürece dahil edilmesi, ailelerin sosyal güvencesini artırmak adına kritik bir adım olarak görülüyor.

Haber Notu: Staat van Gezinnen (Ailelerin Durumu) araştırması; Çalışan Ebeveynler Vakfı (Stichting Voor Werkende Ouders), Hollanda Çocuk Sağlığı Merkezi (NCJ), Toplumsal Çocuk Bakımı Sektör Birliği (BMK) ve WIJ Media ortaklığıyla gerçekleştirilmiştir.

Haber: Tarık OKAN