”GÖÇMENLER GİTSİN" DİYEN HOLLANDALI SİYASETÇİLER BU RAPORU OKUDU MU?
Her fırsatta göçmenleri hedef tahtasına koyan Hollandalı sağcı siyasetçilerin köşe bucak sakladığı o büyük sır ne? Herkesin gözünü kapattığı o gerçeği açıklıyoruz: Hollanda sağlık sistemi aslında kimlerin omuzlarında yükseliyor?
Hollanda, tarihinin en büyük sağlık krizlerinden birini yaşıyor. Sağcı siyasetçiler kürsülerden "entegrasyon" nutukları atıp "göçü sınırlandıracağız" diye bağiredursun; ülkedeki hastaneler, poliklinikler ve bakım evleri çoktan bambaşka bir gerçeğe teslim oldu.
Hükümetin kendi resmi raporlarına da yansıyan ama kamuoyundan adeta gizlenen acı bir gerçek var: Türk, Faslı ve mülteci kökenli sağlık çalışanları olmasa, Hollanda sağlık sektörü tam anlamıyla felç olacak.
Son 10 yılda baş gösteren devasa iş gücü açığını kapatan göçmen kökenli personeller, bugün sistemin asıl "can damarı" haline geldi.
Hollanda’nın elitleri ve karar alıcıları, göçmen nüfusunu her fırsatta bir "yük" veya "sorun" gibi pazarlamaya çalışıyor. Ancak gerçekler rakamlarda gizli: Sabah hastanelerde, yoğun bakımlarda nöbete başlayan binlerce Türk ve göçmen uzman, hemşire ve hasta bakıcı olmasa; o çok övündükleri modern sistem bir gün dahi ayakta kalamaz.
GÖÇMENLER GİTSİN" DİYEN HOLLANDALI SİYASETÇİLER BU RAPORU OKUDU MU?
Siyasetçilerin göçmen karşıtı söylemleriyle taban tabana zıt olan bu "büyük bağımlılık", 500 bin nüfuslu Hollanda Türk toplumunun da ülkedeki en büyük güvencesi ve görünmez gücü olmaya devam ediyor.