HOLLANDA’DA BURKİNİ KRİZİ: SAUNADAN KOVULAN MÜSLÜMAN KADIN HAKLI BULUNDU


  • Kayıt: 19.09.2026 12:29:56 Güncelleme: 19.09.2026 12:32:42

HOLLANDA’DA BURKİNİ KRİZİ: SAUNADAN KOVULAN MÜSLÜMAN KADIN HAKLI BULUNDU

Hollanda’nın ünlü wellness merkezi De Zwaluwhoeve’de yaşanan "burkini" krizinde flaş gelişme... "Sağlık ve hijyen" bahanesiyle dışarı çıkarılan Müslüman kadın konuyu İnsan Hakları Kurulu'na taşıdı. Kuruldan kararı bozan tokat gibi yanıt geldi: "Ayrımcılık var." Peki olayın perde arkasında ne yaşandı? İşte detaylar...

Olay, Gelderland eyaletindeki Hierde kasabasında bulunan ünlü wellness tesisi De Zwaluwhoeve’de meydana geldi.

Genç bir Müslüman kadın, mayolu girişin zorunlu olduğu özel bir günde ailesiyle birlikte tesise gitti. Vücudu kapalı, başörtülü burkinisiyle saunaya giren kadın, yaklaşık dört saat boyunca tesisi kullandı. Ancak ne olduysa o andan sonra oldu...

SAUNA YÖNETİMİNDEN "GEREKÇE" BUMERANGI

Bir tesis çalışanı genç kadının yanına gelerek saunayı derhal terk etmesini istedi. İşletme yönetimi skandal kararı savunurken ilginç gerekçelerin arkasına sığındı. Sauna yetkilileri, burkininin "vücut ısısının dışarı atılmasını engelleyerek sağlık ve güvenlik riski oluşturduğunu" ve "sauna hijyenine uymadığını" iddia etti.

Neye uğradığını şaşıran genç kadın, ayrımcılık ihbar noktasına başvurarak konuyu Hollanda İnsan Hakları Kurulu’na (College voor de Rechten van de Mens) taşıdı.

KURUL SAVUNMAYI ÇÜRÜTTÜ: KANIT YOK!

İnsan Hakları Kurulu yaptığı incelemede, tesisin sunduğu "sağlık ve hijyen" gerekçelerini adeta çürüttü. Kurul, sauna yönetiminin iddialarını destekleyecek tek bir bilimsel kanıt sunamadığına dikkat çekti.

Yapılan araştırmalara atıfta bulunan Kurul; burkini kumaşı ile standart mayolar arasında hijyenik açıdan hiçbir fark bulunmadığını, vücut ısısının atılamadığı yönündeki tezin ise tamamen varsayımdan ibaret olduğunu vurguladı.

"KESİŞİMSEL AYRIMCILIK" KARARI

İnsan Hakları Kurulu, burkininin ağırlıklı olarak Müslüman kadınlar tarafından tercih edildiğini hatırlatarak, işletmenin uyguladığı yasağın "din ve cinsiyet temelinde dolaylı ayrımcılık" (kesişimsel ayrımcılık) olduğuna hükmetti.

Öte yandan genç kadının, çalışanların kendisine "saygısızca ve agresif"davrandığı yönündeki şikâyeti ise somut delil bulunamadığı gerekçesiyle kurul tarafından onaylanmadı.

Kararın doğrudan yasal bir bağlayıcılığı bulunmasa da, Hollanda'da emsal niteliği taşıdığı ve olası bir mahkeme sürecinde işletmenin aleyhine delil olarak kullanılacağı belirtiliyor. Sauna yönetiminin bu kararın ardından geri adım atıp atmayacağı ise merak konusu...