Kabadayı: Türk Müzemizi Tanıtalım

Türk basın mensuplarını kahvaltıya davet eden müze yetkilileri 2012 yılında Den Haag’da resmi törenle açılan Türk müzesinin geniş kitlelere tanıtılması için hep birlikte uğraş vermenin gereğine inanıyorlar.


  • Kayıt: 14.01.2013 22:02:00 Güncelleme: 14.01.2013 22:02:00

Hollanda – Türkiye diplomatik ilişkilerinin 400. Yılı münasebetiyle Den Haag kentinde Westhovenplein 125 adresinde Türk ve Hollandalı yetkililerce resmen açılan Hollanda Türk Müzesi ziyaretçilerini bekliyor. Hem Hollanda ile Türkiye arasında 400 yıl önce başlayan diplomatik ilişkilere ait bilgi, belgeler, hem de 50 yıl önce Hollanda’ya yapılan göçe ait ne varsa bu müzede yer alıyor. Geçtiğimiz yıl 8 Eylül tarihinde Türkiye’den Meclis başkanvekili Prof. Mehmet Sağlam, Den Haag belediye başkanı Jozef van Aartsen’nın da hazır bulunduğu yetkililer tarafında büyük bir kalabalık eşliğinde açılan müzenin gelecek kuşaklara tanıtılması amaçlanıyor. Bu vesileyle Hollanda’daki Türk medyası müze yetkilileri tarafından bir kahvaltıya davet edildiler. Kendilerinden bu önemli hizmetin gelecek kuşaklara tanıtılması geniş kitlelerin müzeyi ziyaret etmelerine yardımcı olmaları istenecekti ancak ve maatteessüf bu davete Platform  Dergisi,,Kadın Dergisi,Milli Gazete ve Doğuş gazetesi dışında hiç biri duyarlılık göstermediler.

Tanıtım programı planlandığı gibi devam etti. O gün Müzede saygın bir misafir daha vardı. İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi Emekli Müdürü Dr. Nevzat Kaya. Yunus Emre enstitüsünü düzenlediği bir programda seminer vermek için gelmiş Hollanda’ya. Müze yetkililerinin daveti üzerin müzeyi ziyaret etmek için gelmiş.

 

Özel tanıtım

Müze sekreteri Remzi Kabadayı bize müzeyi gezdirirken hem müzenin kuruluşu hem de içinde bulunan tarihi dokümanlar hakkında geniş bilgiler verdi.

 

Kabadayı evvela müzenin kuruluşu ile alakalı bilgiler verdi. 2007 yılında 2ci kuşaktan Den Haag’lı bir gurup insanın bir araya gelerek ortaya attığı bir fikir ile başladığını belirten Kabadayı amacın buraya gelmiş ve burada ömrünün büyük bir kısmını tüketmiş ve daha sonrada sessiz sedasız ebedi âleme göçen büyüklerin burada yaşadıklarının utulmaması olduğunu söylüyor. Daha sonra 2009 yılında Hollanda’da Türk müzesi vakfı adıyla bir vakfın kurulduğunu ifade eden Kabadayı şöyle devam ediyor.

ʺ Bu konuda birkaç toplantı yaparak bu amaca nasıl ulaşabileceğimizi konuştuk. Bu arada Hoorn’da bulunan Türk Müzesinin ekonomik kriz den dolayı kapatılacağı açıklandı. Buradaki arkadaşlarımız orada bulunan eser ve eşyaları buraya aktarmak için harekete geçtiler ve o koleksiyonu Hollanda Türk Müzesine kazandırdılar. Bu akabinde ise ben ve şuan ki müze koordinatörümüz Rüstem Akarsu 2011 yılında ekibi güçlendirdik ve var olan koleksiyona yer aramaya başladık. Uzun bir uğraştan sonra burası belediyeden kiralık olarak tutuldu. Böylece şuan ki müze vücut bulmuş oldu. Ve bildiğiniz üzere 8 Eylül 2012 tarihinde Hollanda ile Türkiye arasındaki dört yüzüncü yıl kutlamaları kapsamında açılışını yaptık. Türkiye’den Meclis başkanvekili Prof. Mehmet Sağlam, Den Haag belediye başkanı Jozef van Aartsen, Türkiye’nin Hollanda büyükelçisi Jan-Paul Dirkse, Yurt Dışı Türler ve Akraba Toplulukları başkanlığı başkan yardımcısı Gürsel Dönmez ve  halkımızın da yoğun bir şekilde  katılımıyla bu açılış yapıldı. Bu açılış yerel ve ulusal pek çok medyada yer aldı. Bu bizi oldukça gururlandırdı ve sevindirdi. Zira bu büyük bir kesimin bundan haberdar olması anlamına geliyordu. Dört buçuk aylık geçmişimize baktığımızda bizleri Hollandalı ve Türk gruplarının ziyaret ettiğini memnuniyetle görüyoruz. Bilhassa çeşitli öğrenci gurupları gelip izliyorlar. Rehberlerimiz aracılığı ile onlara bilgileri aktarıyoruz. Filim izletiyoruz. Gayet memnun olarak ayrılıyorlar. Bu da bizi hem sevindiriyor hem de motive ediyor. Dolayısıyla yeni bir gayret, yeni bir şevkle bu müzeyi Hollandalı ve Türkleri kapsayan daha geniş kitlelere tanıtmak için girişimlerde bulunuyoruz. Çünkü bu bizim ortak tarihimizdir ve bu müzemiz aynı zamanda herkese açıktır bunu özellikle belirtmek istiyorumʺ diye konuştu.

 

Kabadayı’nın tüm müze severlere bir de çağrısı vardı. Gelecek nesillerin, tarihi daha somut belgeler aracılığı ile daha iyi değerlendirmelerine imkân sağlamak ve gelecekte bilim çevrelerine bir dokümantasyon merkezi olabilmek amacıyla insanlarımızın şuan ellerinde bulunan geçmişe ait her türlü eşya, resim, doküman ve benzeri şeyleri müzede değerlendirmeleri için çağrısında bulunuyor. Kabadayı müzenin şuanda Çarşamba ve hafta sonları 13:00 – 17:00 saatleri arasında açık olduğunu ziyaretlerin sürdüğünü ama bunun bilhassa okullar aracılığı ile daha çok yapılmasını istediklerini ifade ederken okulla gelen guruplara her türlü kolaylığın sağlandığını ifade ediyor. Kabadayı son olarak ilgi gösteren basına teşekkür ederken kendilerinin konferans ve sohbet toplantıları şeklinde en az ayda iki kez etkinlik yaptıklarını belirtiyor.

 

Bunu hayal etmek bile zordu

Bu arada bizimle birlikte müzeyi gezen Süleymaniye Kütüphanesi emekli müdürü Dr. Nevzat Kaya’nın müze hakkındaki görüş ve izlenimlerini soruyoruz. ʺDoğrusunu isterseniz burada böyle bir müzenin kurulacağını tahmin değil hayal dahi edemezdim. Onun için böyle bir müzenin varlığı,  burada teşkilatlanması ve Türklerin buraya gelişlerinden şimdiki zamanımıza kadar bulunabilen malzemelerin toplanıp bunların sergilenmesi beni gururlandırdı. Çok güzel bir başarıdır bu. Emeği geçenlerin hepsine teşekkür ve hürmetlerimi arz ediyorum. Bu büyük bir emek ve büyük bir duygudur. Kim bu fikri öne sürdüyse ve böyle bir şeyi ortaya çıkardıysa onların hepsini tebrik etmek lazım. Ayrıca burada sergilenen eşya ve dokümantasyonların düzenli ve sistemli bir şekilde buraya yerleştirilmesi de ayrı bir eğitim ve başarı gerektirmektedir. Bunu burada görmekteyim buda beni ayrıca heyecanlandırmaktadırʺ diye duygularını dile getirdi.  

 

Avrupa’da ilkiz

Müze koordinatörü Rüstem Akarsu da okurlarımıza kısa bir mesaj olarak Avrupa’da resmi olarak açılmış ilk Türk müzesi olma özelliğine sahip olduklarını, dolayısıyla Avrupa’ya bir model olduklarının altını çiziyor. Bunu bilhassa herkesin sahiplenmesi gerektiğine vurgu yapan Akarsu ʺbu hepimizindir ve asla unutmamamız gereken ortak tarihimizdirʺ ifadelerinde bulundu. Müze tanıtım programından sonra birlikte Den Haag Mevlana restoranda kahvaltı yapıldı.   

Müze başkanı Salih Dadak yurt dışında olması münasebetiyle bu programa katılamamış. Kendisinin müze henüz kuruluş aşamasında iken bir gazeteye verdiği demeçte sarf ettiği dikkat çekici bir cümlesine yermek istiyorum.        

 

Birinci nesil denilen ilk kuşak Türklerin sayısı giderek azalmakta ve onlarla birlikte bir dönem kapanmaktadır., Bu kişilerin içinden geçtikleri toplumda "bir varmış bir yokmuş" gibi anımsanmaları  büyük bir acı olacaktır. O nedenle açılacak müze bu kuşağı her yönüyle tarihe kalıcı olarak geçirecektir…

   

Bu vesileyle müzenin diğer idarecilerine Şahin Yıldırım, Ramazan Ödek, Ali Yağcı, Mustafa Sivridağ ve Kaya Özel’e gösterdikleri yakın ilgi ve alakadan dolayı teşekkür ediyor kolaylıklar diliyoruz.

 

Adnan Şahin

Den Haag