BİZİMLE İLETIŞİME GEÇİN

info@platformdergisi.com

 
Hollandalı Rembrandt ve algoritma arasındaki fark...

Hollandalı Rembrandt ve algoritma arasındaki farkı anlayabilir miyiz?


Sergio Albiac'ın "You have learnt nothing" adlı sergisinde yapay zekanın Hollandalı sanatçılardan ilhamla yaptığı portreler sergileniyor.

 

 

Tarihte çok az ressam, Hollandalı ustalar Rembrandt ve Hals gibi insanların doğasını büyük bir isabetle, insanlıkla ve mizahla resmetmeyi başarmıştır. Peki bir makine aynı şeyi yapmak üzere eğitilebilir mi? Sergio Albiac‘ın “You have learnt nothing” (Hiçbir şey öğrenmediniz) adlı sergisinin önermesi bu.


Hollanda resim sanatının altın çağında ortaya çıkan resimler gibi, bu resimler de yağlı boya, fırça ve parmakların eseri gibi görünüyor olabilir. Ancak Albiac’ın diğer çalışmaları gibi bunlar da sanatçının yazdığı bilgisayar kodunun bir ürünü.

Birbirini denetleyen iki yapay zeka


Bu seri de diğer benzer projelerde olduğu gibi Albiac’ın kendi geliştirdiği Üretici Çekişmeli Ağ (GAN) kullanılarak üretildi. Sistem iki yapay sinir ağından oluşuyor. Gerçek Hollandalı ressamların eserlerinden oluşan veri tabanı ile eğitilmiş olan ilk ağ bunlara benzer eserler üretmeye çabalıyor. İkinci ağ ise ortaya çıkan sonucu değerlendiriyor ve bunu gerçek resimlerle karşılaştırıyor. Albiac eğitim verisini hazırlamak için yaklaşık 300 resim kullandığını söylüyor. Bu resimler Rijksmuseum tarafından yayımlanan yüksek çözünürlüklü dijital koleksiyondan alınmış. Albiac “Veri setimdeki çoğu eser 17. yy Hollanda resimlerinden alınmış. Bazı diğer portreler ise 18. ve 19. yüzyıla ait.” diyor. Bu veri değerlendirmesi ile ilk yapay zeka yeteneklerini geliştiriyor ve ikinci ağ tarafından değerlendirilmesi için yeni resimler üretiyor. Bu etkileşimli sürecin sonunda ortaya aşağıdaki resimler çıkıyor.


Son portrelerdeki bozulmuş görüntüler neredeyse birçok orijinal resmin tarzlarının karikatürleştirilmiş bir evrimi gibi görünüyor. Bazıları o kadar abartılmış ki Francisco de Goya’nın toplumsal eleştiri ve groteski birleştiren eserlerine benziyorlar. Albiac serisini tanımlarken “O dönemin kraliçeler ve soylu adamları ve bugünün son teknoloji ürünü halüsinasyonları. Bu insanlar bizim bilgi ve bilgeliği karıştırmaya yönelik modern arzularımıza gülümsüyorlar. Yüzleri, bizim hatalarımızı tekrar etme yeteneğimiz kadar grotesk.” diyor.

“Kod sanattır”


Makine öğreniminin portre sanatçılığını farklı bir noktaya götürdüğünü görmek oldukça heyecan verici. Tabii ki makine ne yaptığının farkında değil ancak Albiac her şeyin farkında. Web sitesinde ‘Kod sanattır’ yazıyor. Yazdığı kodların ortaya çıkardığı yüzlere bakıldığında sanatçıya hak vermemek mümkün değil.

 

 

Yukarıdaki videoya ek olarak sanatçı ayrıca sınırlı sayıda 8×8 inç (20×20 cm) boyutunda özel kağıda basılmış eserler de üretiyor. Bu eserlerin ne zaman satışa sunulacağını öğrenmek için e-posta listesine adınızı yazdırabilir ya da direkt sanatçıyla iletişime geçebilirsiniz.


Fast Company

HOTİAD