Aysel Dişbudak’tan Yoğun Katılımlı “Geen Echte Fatima” Lansmanı


  • Kayıt: 03.12.2025 22:47:12 Güncelleme: 03.12.2025 23:09:20

Aysel Dişbudak’tan Yoğun Katılımlı “Geen Echte Fatima” Lansmanı

“Mücadelemi Unutmadım, Şimdi Kendime Dönme Zamanı”

Hollanda’da yıllardır göçmen kadınlar üzerinde çalışmalar yapan Aysel Dişbudak, hayat hikâyesinden kesitler taşıyan “Geen Echte Fatima” adlı kitabının lansmanını kendi iş yerinde geniş bir katılımla gerçekleştirdi. İlk baskısı 15 bin adet basılan ve tamamı tükenen kitap, Hollanda’da toplumun farklı kesimlerinden yoğun ilgi gördü. Lansman programı, müzikler eşliğinde eğlenceli anlara sahne olurken, Dişbudak’ın kendi yazdığı sözlerle oluşturduğu ve kitapla bağlantılı şarkı da katılımcılardan tam not aldı.

Programda yazar ve program yapımcısı Tülay Demir Okyay, MÜSİAD Avrupa Turizm Sektör Kurulu Başkanı Esra Toprak ile birlikte Yeşim Candan da hazır bulundu. Etkinliğe katılan isimler arasında yer alan Yeşim Candan başta olmak üzere birçok katılımcı, Aysel Dişbudak hakkında düşüncelerini paylaştı ve Dişbudak’ın mücadelesini “ilham verici” olarak nitelendirdi.

Kimlik Arayışından Kendini Bulmaya Uzanan Kişisel Yolculuk

Konuşmasında hayatının dönüm noktalarına değinen Aysel Dişbudak, yıllardır duyduğu “Yapamazsın, başaramazsın” söylemlerine rağmen kendi yolunu çizmeye kararlı olduğunu vurguladı. Dişbudak, gençlik döneminde yaşadığı kimlik arayışını şu sözlerle dile getirdi:

“Fatima da değildim, Linde de… İkisini de tanıdım ama ikisi de ben değildim. Ben sadece kendim olmak istedim.”

Kardeşiyle kurduğu güçlü bağın hayatında belirleyici bir yer tuttuğunu söyleyen Dişbudak, “O kardeşimdi ama kalbimde evladım gibiydi. Ona sevgim gerçekti” diyerek yıllarca üstlendiği sorumluluklara dikkat çekti.

“Başkaları İçin Çalışırken Kendimi Unutmuşum”

Migranten  Platform’da başlayan ve yıllar içinde birçok kuruma uzanan aktivistlik geçmişine değinen Dişbudak, toplumun en kırılgan kesimleri için mücadelesini hep ön planda tuttuğunu belirtti. Ancak zamanla kendi benliğini ihmal ettiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“Hep birilerine koştum, hep işe yaramalıydım. Ama kendimi unuttum. Ne istediğimi, neyi sevdiğimi… Şarkı söylemekten, dans etmekten bile uzaklaşmışım.”

Geçtiğimiz yıl yaşadığı farkındalık sürecinin hayatında yeni bir sayfa açtığını anlatan Dişbudak, “Kendimi yeniden keşfetmem gerekiyordu. ‘Ben kimim, neredeyim?’ diye sordum ve cevabı buldum: Bu benim zamanım.” dedi.

Kadına Şiddete Karşı Mücadele ve Yeni Misyon

19 yılda binlerce kadına ve aileye destek verdiğini belirten Dişbudak, son yıllarda şiddet vakalarının giderek artmasının kendisini derinden etkilediğini söyledi. Yeni dönem hedeflerini paylaşırken kararlı bir duruş sergiledi:

“Eski mücadelemi bırakmıyorum. Ama artık daha görünür bir platform oluşturmak istiyorum. İnsanlar sadece okumamalı; görmeli, hissetmeli. Ben kadınların sesi olacağım.”

18 Aralık’ta kamuoyu karşısına daha güçlü bir şekilde çıkacağını söyleyen Dişbudak, “Artık anonim değilim. Kaybedecek bir şeyim yok. Zaten hayatım boyunca her şeyi yaptım.” diyerek yeni dönem vizyonunu özetledi.

Kitabın Arka Planı: “Zorluklardan Liderliğe Uzanan Bir Hayat”

“Geen Echte Fatima”, Dişbudak’ın çocuk yaşta zorla evlendirildiği, şiddetle ve yoksullukla mücadele ettiği, üç çocuğuyla tek başına ayakta kaldığı yılların içten bir anlatımı niteliğinde. Kitap, aynı zamanda engelli kardeşine hayatı boyunca destek olurken yaşadığı sorumlulukları ve mücadele azmini de gözler önüne seriyor.

Eski eşi tarafından iki kez öldürülmek istenen, iki kez intihar girişiminden sağ çıkan Dişbudak, dört kez ölümle burun buruna gelmiş bir kadın olarak kitabında karanlık dönemlerin içinden çıkışın mümkün olduğunu kanıtlıyor.

Bugün ise 20 yıl yönettiği bakım kuruluşuyla binlerce insana güvenli alan sağlayan, “Yılın İş Kadını” da dahil olmak üzere birçok ödül alan bir lider olarak çalışmalarına devam ediyor.

QR Kodlarla Zenginleştirilmiş Yeni Baskı

“Geen Echte Fatima”nın yenilenen baskısında, okuyuculara interaktif bir deneyim sunuluyor. Kitaptaki QR kodlar aracılığıyla özel videolara erişilebiliyor; böylece Dişbudak’ın yaşadıkları ve anlattıkları görsel bir boyut kazanıyor.

Önsözde yer alan şu cümle, kitabın ana mesajını özetliyor:

“Kadına yönelik şiddet hâlâ günlük bir gerçek. Her istatistiğin arkasında bir yüz, atan bir kalp var.”

Dişbudak, kitabını yalnızca kendi hikâyesi olarak değil, toplumda kendini güçsüz hisseden herkes için bir ayna olarak tanımlıyor:

“Senin sesin önemli. Senin gücün önemli. Senin hikâyen önemli.”

Amsterdam / Ebubekir TURGUT