Hollanda Politikamızı ve Politikasını Sorguluyoruz

Hollanda Politikamızı ve Politikasını Sorguluyoruz


  • Kayıt: 11.04.2014 00:13:00 Güncelleme: 11.04.2014 12:19:00

Hollanda’da değişik siyasi partilerde görevli politikacılarımızla ve STk temsilcileriyle 19 Mart seçimlerini ve yakında yapılacak AB Parlamento seçimlerini konuştuk.

 

UETD Hollanda Başkanı M.Salih Kaya : Halk iktidara ders vermek istedi

 

Başta PvdA olmak üzere VVD ve CDA'nın yenilgisini nasıl yorumluyorsunuz?

 

İktidar partileri bu seçimlerde 600 sandalye kaybettiler. İktidar açısından ne liberal partinin sağa kayması, ne de İşçi Partisi’nin merkeze kayma çabası bir işe yaradı. Halk, iktidar partilerinin siyasetini benimsemedi. Yapılan bir araştırmada (Z24) 20 adet en fakir belediyelerde PvdA artık en büyük parti değil. En zengin 20 belediyede de VVD Partisi oy kaybetti. İşçiler işlerini kaybetmekten korkuyor ve gelir seviyesi yüksek olanlarda gelirlerinin düşmesinden endişe duyuyor. Başka bir neden ise, halk belediyelerde yapılan kısıtlamaların yanında, verilen yükümlülüklere de anlam veremiyor. Hükümet belediyelere bakım ve refah konularında zorunluluk yüklüyor. Bunu yaparken de bütçeyi kısıyor. Halk bu duruma oylarıyla tepki göstermiştir.

 

CDA, yerel seçimlerde kaybeden parti olmaya devam etti, ama kayıp sadece %0,9. CDA Partisi ülke çapında yerel oy oranı dağılımında birinci parti durumuna geldi. Ancak kendi oy kaybına rağmen kazançlı görünmesi iktidar partisinin yaşadığı ciddi kayıptır. Bu durumda, CDA muhalefet partisi olması sebebiyle kazanmıştır veya kendi mecrasında fazla kaybetmemiştir.

 

Seçmen tepkilerini yerel partileri seçerek gösterdiler.

 

Lokal partiler büyük başarı sağladı. Bu başarının temel nedeni sizce ne olabilir?

 

Temel neden: Halkın iktidara bir ders vermek istemesidir. Halk, kendisini yerel partilerle özdeşleştiriyor. Seçmen tepkilerini yerel partileri seçerek gösterdiler.

 

D66 ve SP’nin başarısını neye bağlıyorsunuz?

 

Yapılan araştırmalarda, D66 tüm siyasi parti seçmen tabanında tercih edilecek ikinci parti statüsünde görünmüştür. Bir PvdA‘lı üye de, VVD’li üye de; "eğer ikinci bir partiye oy vermem gerekirse, bu parti D66 partisidir" dedi. D66, eğitim politikası ve aşırı sağ parti PVV ‘ye karşı sergilediği tutum ile halkın beğenisini kazanmıştır. Sosyalist Parti ise, PvdA seçmeninini kendisine çekmiştir.

 

Türkler mutlaka sandığa gitmeli

 

Bu seçimler Avrupa Parlementosu seçimlerini etkiler mi?

 

AP seçimleri, halk nezdinde en az ilgi gören seçimler olarak bilinir, çünkü; Brüksel, insanlar için cok uzakta. İktidar partileri oy kaybetmeye devam ederse, uygulanmakta olan mevcut siyasete olan güven sarsılacaktır ve mutlaka AP seçimlerini de olumsuz şekilde etkileyecektir.

 

Yerel seçimlerde oy kullanabilen yabancıların hepsinin Hollanda vatandaşı olmadıkları, yani bir kısmının sadece oturum hakkı olduğu için ve dolayısıyla AP seçimlerinde oy hakları olmadığı için, oy kullanabilen Türklerin mutlaka sandığa gitmeleri gerekecektir.

 

 

Başarılı çıkan partilerin göçmenler politikasını nasıl buluyorsunuz?

 

Bu yerel seçimlerin galibi yerel partilerdir. Tüm yerel partileri de aynı şekilde değerlendirmek zor olur. Aşırı sağ parti çizgisindeki PVV’ye bağlı yerel partilerin tutumu zaten belli. Kabul edilebilir hiç bir yanı yok. Onlara göre, suç işleyen yabancılar veya işini kaybedenler kendi ülkelerine geri gönderilmeli. Hollanda’ya gelmek isteyen yeni yabancıların vize ya da oturum izni sartları ise zorlaştırılmalı. Bu kabul görecek bir politika değil. PVV, yeni yürürlüğe giren Bulgar ve Romanyalıların serbest dolaşım ve calışma haklarını kazandıklarında büyük guruplar halinde Hollanda’ya geleceklerini savunmuştu. Bunların hiçbiri olmadı. Eğer bir şeyler değişmez ise, artık Hollanda göç alan değil, yavaş yavaş göç veren ülke haline gelecektir.

 

Diğer partilerin tutumlari da fazla farklı değil. Buraya gelen göçmenlerin Hollandacayi iyi öğrenmeleri ve topluma uyum sağlamaları gerektiğini savunuyorlar. Hadi diyelim ki buraya kadar normal ama şu soruya henüz cevap bulamadılar:

 

"Hollandacası iyi, diploması olan, toplum ve yasalara uyum problemi olmayan, ama iş bulma konusunda zorluk çeken göçmenler hakkında elle tutulur çözümler neler olacak?

 

Göçmenler özellikle Türkler seçimlerde gereken duyarlılığı gösterdiler mi daha doğrusu sandığa gittiler mi?

 

Bu seçimlerde halkın ancak yarısı sandığa gitmiştir. Bu oran yabancı kökenli seçmenlerde daha düşük. Eğer Amsterdam’ı örnek alırsak; şu tabloyu görüyoruz: 2006 yılında sandığa giden Türk seçmen oranı %50, 2010 yılında %44, ama en son yerel seçimlerde ise bu oran malesef %35. Diğer şehirlerdeki durum bu tablodan farklı değil. Faslı, Surinam ve Antilyan seçmenlerin oy kullanma oranı da bir önceki yıllara göre düşüş gösteriyor.

 

 

Tüm kurum ve kuruluşlar kendilerini sorgulamalılar

 

Pvv'nin başarısını nasıl değerlendiriyorsunuz, bu başarı bizler için birşey ifade eder mi?

 

PVV Partisi sınıfın şımarık çocuğu gibi. Herşeyi söyler, bütün yaramazlıkları yapar ama diğerlerini suçlar. Bu arada öğretmen kızmaz, kızamaz veya kızmak istemez. Zira, PVV Partisi diğerlerinin belki de söylemek isteyip de söyleyemediklerini dillendiriyor. PVV başarılı olabilir, ama Hollanda’ya kaybettiriyor ve imajını zedeliyor. Son bir hafta icerisinde, NSS zirvesi munasebetiyle dünyanin gözü Hollanda’daydı. PVV lideri kalktı ve Hollanda’da "daha az Faslı istiyoruz" söylemini dillendirdi. Kendi partisinden vekiller istifa ettiler veya kimileri de bu söyleme mesafeli olduklarını açıkladılar. Artık Hollanda’da duyarlı insanlar "Biz de Faslıyız" deyip, PVV liderine suç duyurusunda bulundular.

 

Liderlerini eleştiren partililerin gerçek sebepleri politik arenada yakın zamanda ortaya çıkacaktır. Gerçekten mi mesafe koydular, yoksa olası yasaklı konumuna düşmemek için mi mesafe koydular, bunu göreceğiz.

 

Bütün bu sonuçlardan sonra Hollanda'daki Türk politikacının kendilerini sorgulaması gerektiğine inanıyor musunuz?

 

Türk toplumu mutlaka kendisini sorgulamalıdır. Siyasiler yenilgilerinden dolayı, hatalarını analiz etmeliler, seçmenler bundan sonra yerel konulara eğilmeliler ve etrafında olup bitenlere duyarlı olmalılar. Oy verdikleri siyasileri ve seçtikleri partileri iyi takip etmeliler.

 

Mesele sadece oy kullanmak ya da seçilmek olmamalı. Türk toplumu olarak,yaşadığımız ülkeye pro-aktif bir şekilde katkı sağlamamız gerekiyor.

 

Tüm kurum ve kuruluşlar kendilerini sorgulamalılar. Böyle yaparsak, toplum olarak kazanırız. Aksi takdirde, alınan sonuclar bizi hiçbir zaman tatmin etmeyecektir.