BİZİMLE İLETIŞİME GEÇİN

info@platformdergisi.com

 
Süleyman Koyuncu: Vatandaşlarımızın Sesini Eyalet Meclisinde Duyurmak İstiyoruz

Süleyman Koyuncu:

Vatandaşlarımızın Sesini Eyalet Meclisinde Duyurmak İstiyoruz

  

Mart ayında yapılacak eyalet seçimlerinde, Hollanda’da çok sayıda Türkiye kökenli aday yarışacak. Hollanda Türklerinin yoğun destek verdiği partilerden Denk Partisi  2.sıra adayı Süleyman Koyuncu bu sayımızda konuğumuz. Beğeni ile okuyacağınız bir söyleşi gerçekleştirdik. Süleyman Koyuncu’nun daha çok tercihli oylarınıza ihtiyacı var.

 


 

Birçok vatandaşımız seçimlerde size tercihli olarak oy kullanmak isteyecektir. Dolayısıyla sizi daha yakından tanımak isterler. Süleyman Koyuncu Kimdir?

 

31 yaşındayım , evliyim ve 6 yaşında bir oğlum var. Eğitim hayatımı finans üzerine tamamladım. Mesleğimin çok yönlü olması sebebiyle gerek devlette gerekse özel sektörde birçok alanda tecrübe edindim. 2013 yılından bu yana sürücü kursu ve yaş pasta sektöründe iki firma işletiyorum.

 

Bunun yanı sıra 2015 yılında DENK partisine katıldığımdan beri siyasi anlamda birçok görev üstlendim. 15 mart 2017 de gerçekleşen ve vatandaşlarımızın desteği ile tarih yazdığımız parlamento seçimlerinde Amsterdam bölgesinde kampanya sorumlusu olarak görev yaptım. Daha sonra DENK partisi Amsterdam teşkilatını arkadaşlarımla kurup ilk teşkilat sorumlusu oldum. Başarılı bir seçim sürecinden sonra Amsterdam belediyesinde özellikle trafik, çevre düzenlemesi ve finans alanlarında görev yapmak üzere belediye meclisi komisyon üyeliğine başladım ve bu görevimi halen devam ettirmekteyim.

 

Eyalet meclisine seçildiğimde üzerine yoğunlaşmak istediğim en önemli konulardan birisi konut sektörü


 

Siyasi açıdan topluma nasıl fayda sağlamak istiyorsunuz?

 

Yaklaşık bir senedir Amsterdam siyasetinde başarılı işlere imza attık. GroenLinks, D66, PvdA ve SP den oluşan koalisyon, park tarifelerini iki katına çıkarttı. Biz buna karşı yerel siyasette eşine az rastlanan bir mücadele verdik ve netice olarak en azından Amsterdam’ın belli bölgelerinde park tarifelerinin diğer bölgelere nazaran çok az yükseltildiğini görüyoruz. Bu hepimizin başarısı ve bu başarıyı tüm Noord-Holland bölgesinde tekrarlamak istiyoruz.

 

Yoğun mesai harcadığımız bir başka konu ise taksi branşı. Büyük sorunlarla karşı karşıya olan taksicilerin hakkını sonuna kadar savunduk, savunuyoruz. Evine ekmek götürmekten başka bir derdi olmayan taksici esnafına yapılan haksızlıkların bir an evvel son bulması için mücadele veriyoruz. Bu mücadelemiz eyalet seviyesinde de yoğunlaşarak devam edecek.

 

Eyalet meclisine seçildiğimde üzerine yoğunlaşmak istediğim en önemli konulardan birisi konut sektörü. Özellikle büyük şehirlerde evlerin gittikçe küçüldüğünü ve ailelerin artık şehirlerin dışına itildiğini görüyoruz. Sosyal sektörde bazı şehirlerimizde 15 seneden uzun bir bekleme süresi var ve konut sektöründeki pahalılık ile birlikte bu durum artık ailelerin şehirleri terk etmesine yol açıyor. Bu gelişmelere karşı bir an evvel yoğun bir mücadele başlatmamız gerekiyor. Bu mücadele için en uygun yer ise bölgesel kararların alındığı eyalet meclisi. Seçimlerden sonra gerek STK’larla gerekse vatandaşlarımızla el ele verip bir plan doğrultusunda gerekli mercilerde bu konuya dikkat çekeceğiz.

 

Birbirinden farkı birçok alanda başarılı bir şekilde mücadele ediyorsunuz bunu neye borçlusunuz?

 

Ben iş hayatıma 13 yaşında babamın oto tamirhanesinde muhasebe bölümünde başladım. Öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye açık olduğum için her zaman ikinci bir işim oldu. Yılmadan canla başla mücadele edip çevreme ve insanlara faydalı olmaya çalışıyorum.

 

Kriz zamanında önüme sürücü kursu açma fırsatı çıktı ve kısa sürede 10 araca ulaşarak Amsterdam’ın en büyük sürücü kurslarından birisi olduk. Bu sayede hem insanlara yardımcı oluyoruz hem de rızkımızı kazanıyoruz. Aynı şekilde 2015 yılında önümüze çıkan bir diğer fırsatı değerlendirip Amsterdam ve civarına sipariş üzerine helal pasta yapan bir firma açtık. Gerek düğün pastası gerekse doğum günü pastası yaparak insanların özel günlerinin güzel geçmesi için bizde katkı sağlıyoruz. Yaptığımız işi üzerine yüreğimizi koyarak yapıyoruz, bunun insanlara yansıdığını görmek beni mutlu ediyor.

 

Bunun yanında her başarılı erkeğin ardında bir kadın vardır sözü bir klasiktir ama kesinlikle doğru. Eşlerimizin hakkını ne yapsak ödeyemeyiz. Sağ olsun eşimde her konuda beni destekleyip teşvik ediyor.

 

Geert Wilders’ın ırkçı ve İslam düşmanı konuşmalarını her dinlediğimde buna birisinin son vermesi gerektiğini düşündüm.

 

 

Süleyman Bey, peki siyasete nasıl girdiniz?

 

Hollanda’da siyasetin sağa doğru kayışını tüm vatandaşlarımız gibi bende endişeyle takip ettim. Geert Wilders’ın ırkçı ve İslam düşmanı konuşmalarını her dinlediğimde buna birisinin son vermesi gerektiğini düşündüm. Diğer partilerden ve o andaki mevcut Müslüman milletvekillerinden bir tepki gelmeyince geleceğimiz adına endişelerim arttı. Ta ki, partimizin lideri Tunahan Kuzu mecliste; Wilders, ne sen!, nede senin finansörlerin İslam’ı silemediniz, silemeyeceksiniz! diyene kadar. O anda işte bu dedim! Vatandaşlarımızın hakkını savunacak, düşüncelerimizi olduğu gibi söyleyecek bir yiğit çıkmıştı artık. Bilinçli bir birey olarak sorumluluk almam gerektiğini hissettim ve DENK partisine katıldım.

 

Neden Denk Partisi?

 

Ne yazık ki diğer partilerde özümüzden vazgeçmeden siyaset yapma ihtimalimiz yok. Ya sözde Ermeni soykırımı gündeme getiriliyor, ya PKK’nın hoş görülmesi veya Türklerin eleştirilmesi dayatılıyor. Diğer partilerdeki arkadaşların bu konularda görüş bildirirken yaşadıkları sorunlara bakıldığında durumun vahameti çok net anlaşılıyor.


Çok şükür biz bu sorunu yaşamıyoruz. Her türlü konuda fikir belirtmemiz serbest ve parti yönetimi bizi bu konuda sonuna kadar destekliyor.

 

Kuzey Hollanda’da Denk Partisi’nden kaç aday var? Kaçıncı sıradasınız?

 

25 adayımız var ve ben 2. Sıradan adayım.

 

Geçen seçimlerde büyük başarı sağladınız. Son yapılan anketlerde oylarınızda artış gözüküyor. Eyalet seçimlerinde de başarı sağlayacağınıza inanıyor mısınız?

 

İnanıyorum. Hollanda’da yıllardır kamuoyu araştırması yapan önemli araştırmacılardan Maurice de Hond’un yaptığı son anketlerde mecliste sandalye sayımızın 3 den 7 ye çıkacağı görünüyor. Bu ilerleyen dönemde DENK partisinin koalisyonlar ülkesi olan Hollanda’da çok kilit bir rol oynayacağını gösteriyor.

 

Bizim senatoda alacağımız iki sandalye bu sayede çok önemli olacak ve partimize koalisyonla helal et gibi konularda pazarlık yapma fırsatı verecek.


 

20 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan eyalet seçimleri aynı zamanda 75 kişilik Hollanda senatosunun belirlemesi açısından son derece önem arz ediyor. Senatonun önemi nedir?

 

Eyalet seçimleri Hollanda’da çok önemli. Sebebi kendi görev alanları dışında senatoyu’da eyalet meclisi üyelerinin seçiyor olması. Hollanda’da meclis tarafından onaylanan yasalar senatodan da geçmesi gerekiyor.


Seçimlerden sonra koalisyon partilerinin senatodaki çoğunluğu kaybetmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bizim senatoda alacağımız iki sandalye bu sayede çok önemli olacak ve partimize koalisyonla helal et gibi konularda pazarlık yapma fırsatı verecek.

 

Eyalet meclisinde Türk kökenli politikacıların bulunması vatandaşlarımız için ne ifade eder?

 

Şu anda eyalet meclisinde sadece birkaç Türk kökenli üye var. Bunun kesinlikle artması lazım. Noord-Holland Eyaletinde yaşayan çok sayıda Türk kökenli vatandaşların olması sebebiyle sorumluluk almamız ve yönetime ortak olmamız gerekiyor. Şu anda alınan kararlara baktığımız zaman toplumun özellikle azınlıkların sorunlarının yeterince ele alınmadığı görülüyor. Biz bu konuda sorumluluk alıp vatandaşlarımızın sesini Eyalet meclisinde duyurmak istiyoruz.

 

Hollanda vatandaşı olmayanlarda oy kullana bileceklermi?

 

Bu seçimlerde sadece Hollanda vatandaşı olanlar oy kullanabilecek.

 

Birazda özel yaşamında Süleyman Koyuncu’yu tanıyalım. Süleyman Koyuncu neler yapar, hobisi/fobisi var mıdır?

 

Çok çalışıyorum. En sakin haftalarda bile 60 saatten az çalışmıyorum. Malum iki firma yönetiyorum, belediye meclisinde siyasi görevim var ve en önemlisi ailem var.


Sık sık dernek, vakıf, cami ve diğer kurumlarımızı ziyaret ediyorum. Sadece seçim dönemi değil normal zamanda da vatandaşlarımızla birlikte olup fikir alışverişinde bulunmanın önemli olduğunu düşünüyorum.


Tarihe meraklı olduğum için fırsat buldukça balkanlardaki Bosna-Hersek, Makedonya gibi ülkelere ata yadigarı eserleri görmeye gidiyorum.

 

Siyasi anlamda ulaşmayı istediğiniz en büyük hedefiniz nedir?

 

Benim hayatım mücadele ile geçiyor. Amacım bizden sonraki nesillerin bizim açtığımız yolda zorlanmadan ilerlemeleri. Gençlerimize çok çalışılırsa ulaşılamayacak hiçbir şey olmadığını göstermek ve örnek olmak istiyorum. Her gittiğim yerde gençlerimizi bilinçlendirmeye çalışıyorum. Onlar bizim geleceğimiz ve tıpkı bizler gibi onlarında sorumluluk alarak toplumumuzu daha ileriye götürmeleri gerekiyor. Bunu yaparken birlik beraberlikten ödün vermeden bireysel çıkarları bir kenara koyarak canla başla çalışmak lazım.

 

Bu mücadeleyi devam ettirebilmem için tüm vatandaşlarımızdan 20 martta sandığa gidip beni desteklemelerini rica ediyorum.


Röportaj: Ebubekir TURGUT

Kadın dergisi