Aynanın Karşısında Bir Kimlik Arayışı mı, Gündemde Kalma Çabası mı?


  • Kayıt: 10.01.2026 12:34:38 Güncelleme: 10.01.2026 12:34:38

Aynanın Karşısında Bir Kimlik Arayışı mı, Gündemde Kalma Çabası mı?

Ebubekir TURGUT

Hollanda kamuoyunda tartışmaların hiç eksik olmadığı bir isim varsa, o da kuşkusuz Lale Gül’dür. Yazdıklarıyla, söyledikleriyle ve artık paylaştıklarıyla gündemden düşmeyen Gül, son olarak tatil yaptığı otel odasından, aynanın karşısında iç çamaşırlarıyla çektiği bir videoyu sosyal medyada paylaşarak yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Bu paylaşım, sadece “kişisel bir tatil anı” olarak mı görülmeli, yoksa yıllardır süregelen bir görünürlük stratejisinin yeni bir halkası mı? İşte asıl soru burada başlıyor.

Aileden Kopuşla Başlayan Hikâye

Lale Gül’ün kamuoyundaki serüveni, 2021 yılında yayımlanan “Ik ga leven” adlı kitabıyla başladı. Gül, bu kitapta muhafazakâr bir Müslüman ailede büyüdüğünü, ailesinin ve çevresinin üzerindeki baskıyı, dini kuralların hayatını nasıl kuşattığını ve nihayetinde bu yapıdan kopuşunu tüm açıklığıyla anlattı.

Özellikle ailesi hakkında yaptığı açıklamalar, sadece Hollanda’da değil, Avrupa’daki Türk ve Müslüman toplumlar içinde de büyük yankı uyandırdı. Kimi onu “özgürleşmenin sembolü” olarak gördü, kimi ise ailesini ve inancını kamuoyu önünde hedef almakla suçladı. Tehditler aldı, koruma altında yaşadı ve bu süreç onu yalnızca bir yazar değil, aynı zamanda ideolojik bir figür haline getirdi.

Söylem Yetmedi, Görüntü Devreye Girdi

Aradan geçen yıllarda Lale Gül, kitaplardan çok televizyon ekranlarında, köşe yazılarında ve sosyal medyada var oldu. Her açıklaması tartışma yarattı, her çıkışı manşetlere taşındı. Sert üslubu, genelleyici ifadeleri ve İslam’a yönelik eleştirileri, özellikle Müslüman kesimde ciddi rahatsızlık oluşturdu.

Ve şimdi yeni bir eşik aşıldı.

Otel odasında, aynanın karşısında, iç çamaşırlarıyla çekilen bir video… Ne bir kitap tanıtımı, ne bir politik mesaj, ne de düşünsel bir tartışma. Sadece bir beden, bir ayna ve bir kamera. Bu görüntü, Gül’ün bugüne kadar savunduğu “özgürlük” anlatısının yeni bir ifadesi olarak mı okunmalı, yoksa “gündemde kalmak için her şey mubah” anlayışının açık bir göstergesi mi?

Tepkiler Özellikle Türk ve Müslümanlardan

Paylaşımın ardından gelen tepkiler, özellikle Hollanda’daki Müslümanlar ve Türk toplumu içinde yoğunlaştı. Tepkilerin odağında yalnızca iç çamaşırlı bir video yoktu; mesele, bunun kim tarafından, hangi geçmişle ve hangi bağlamda yapıldığıydı.

Daha önce ailesini, dini değerleri ve Müslüman toplumu sert sözlerle eleştiren bir ismin, bu kez bedeni üzerinden mesaj vermesi, birçok kişi tarafından “bilinçli bir meydan okuma” olarak yorumlandı. Sosyal medyada yapılan yorumlarda, “özgürlük” kavramının sürekli provokasyonla eş tutulmasının, toplumsal barışa zarar verdiği görüşü öne çıktı.

Gündemde Kalmanın Bedeli

Lale Gül için görünürlük, artık sadece fikirle değil, görüntüyle de sağlanıyor. Bugün gelinen noktada, her paylaşımın bir anlamı, her görüntünün bir mesajı var. Özellikle geçmişte “Müslüman bir aileden kopuş” hikâyesiyle tanınan bir figür için, otel odasından yapılan bu paylaşımın sıradan görülmesi zor.

Belki de asıl sorun burada yatıyor: Tartışmanın artık fikirlerden çok, sınırların ne kadar zorlandığı üzerinden yürümesi. Gül’ün özgürlük anlayışı, bir kesim için bireysel bir tercih olabilir; ancak başka bir kesim için bu, inançlara ve kültürel değerlere açık bir saygısızlık olarak algılanıyor.

Aynada Görülen Kim?

Aynanın karşısında çekilen o video, aslında Hollanda’daki daha büyük bir tartışmanın yansıması gibi. Kimlik, aidiyet, özgürlük ve sınır… Lale Gül, yıllardır bu kavramların tam ortasında duruyor. Ancak soru şu: Aynaya bakan sadece Lale Gül mü, yoksa onu izleyen toplum mu?

Gündemde kalmak için her şeyin normalleştirildiği bir çağda, bu tür paylaşımlar belki şaşırtıcı değil. Ama yine de şunu sormak gerekiyor: Özgürlük, başkalarının değerleriyle sürekli kavga ederek mi var olur?

Bu sorunun cevabı, sadece Lale Gül’ün değil, onu izleyen ve tartışan herkesin aynaya bakmasını gerektiriyor.