BİZİMLE İLETIŞİME GEÇİN

info@platformdergisi.com

 
Bütün günler ölüme gider, son gün varır

Bütün günler ölüme gider, son gün varır

 

 "Biz kimseyi yarı yolda bırakmadık, herkes menfaatinin bittiği durakta indi."


Ölümle biten yaşam saçmadır, evet. Bunda kuşku yok. Ama, yaşam ölümle bitiyor diye, kapayacak mıyız gözümüzü, yüreğimizin kapılarını bu yaşanası dünyanın güzelliklerine, bunlar yanında insanların acılarına, çaresizliklerine? Dalgalı bir denizdeyim. Dalgalı ve hırçın. Kim sever ki dalgalı sularda yüzmeyi...?   Hayatımı guvenli bir sığınak yaptım, sadece seninle sana izin verdim. Mademki, yaşıyoruz, yaşadığımız sürece mutlu olmaya, sağımızda solumuzda mutluluk yaratmaya bakmalıyız. Mutluluk, bir yerde ve her yerde, hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir, Ben seviyor muyum cevabını henüz bilmiyorum. Kollarım git git gide ağırlaşıyor. Bir an durup bakıyorumda hala aynı yerde olduğumun, çırpınışlarımın bir işe yaramadığının gerçekliği ile yüzleşiyorum. Sonra bir kulaç daha sonra hadi bir kez daha derken...soluk soluğa kalmış bedenimin hafifleştiğini fark ediyorum...saatlerdir içindeyim suyun sıcaklığını unuttum. Bilmiyorum belki de soğuktu..? Sonra bekledim ...ve sadece bir süreliğine. Ve herşeyin ne kadar değiştiğini izledim.  Kulağımda kanat sesleri omuzlarımdan beni tutup yukarı çıkarcak gibi...sanki bir el gel senin yerin bu sular değil bu sudan çık mutluluk gökyüzünde...başını kaldır ve bak der gibi...

 

ÇIKAMIYORUM..

 

Bazense o içinden kendimi alamadığım suya ayaklarımı bile değdiremiyorum...Bedenimi  sarılıyorum sıkı sıkı..kollarımla omuzlarımı sıvazlıyorum. Bir iki parmaklarımı suda gezdirip ölece tepkisiz kalıyorum uzun süre...Yorgunluk kabulleniş belkide..Belkide benlik bilincim özgüvenim gidiyor? Cesaret yerini korkuya bırakıyor belkide? Yoksa ruhum bedenime yapılmış haksızlıktan mı yakınıyor? Bilmiyorummm..ama yer yer hala beni içine çekecek albenisini koruyor..Hayat böyledir işte. Biz bize iyi gelmeyen şeylerin seçimini iradesizce yaparız.Aslında ne yaşayacağımızı hatta sonunu bile biliriz.ama ısrarla kendimizi o yoldan alıkoyamayız. İçimizdeki dürtüsellik bir anda bizi aynı yere sürükler.Tıpkı bir ateş çemberi bir labirent belkide..Sürekli kendi eksenimizde dairesel hareketler yapmaya başlarız. Aslında kıyılarımız var bizim...Algılarımızın gerçekliğinin sert cevaplarını aldığımız...ama yinede akıllanmayız ölene kadar denemekten hata yapmaktan vazgeçmeyiz...umarım bi gün ruhlarımız bedenlerimizin hakkını verir. Her an insanlar için var olmak ve onlara hayatını vermek senin için değil. Çünkü olmayan şeyler var sende.Kim ki sevdiklerinin sağladığı rahatlığı, onların başarıları için harcadığı zorlukları anlamıyor, görmezden geliyorsa, hayattaki zorluğun mücadelenin ne olduğunu asla anlamayacak ve çok da başarılı bir geleceği olamayacaktır..


Kagitla kalin, kalemle kalin. Insanliginizla kalin.

Atalay Kizilay

Avrupa 10.Şiir Yarışması Sonuçlandı