Hollanda’da Entelektüel Fakirliğimiz


  • Kayıt: 19.11.2022 09:40:36 Güncelleme: 19.11.2022 09:48:08

Hollanda’da Entelektüel Fakirliğimiz

Nejat Mustafa SUCU

Yasalar, kamuoyu, basın, politik, vakıflar ve lobi grupları Hollanda’nın politik gündemini belirledikleri kesin. Çok zaman adaletli ve etik olmasada, genelin kabul ettiği kurallara ve yasalara uymak yasanan toplumsal barışın kalıcı olmasını sağlar. Her ne nedenle, kurallara uymayan içinde toplumsal yaptırımlar vardır.

Tabiki hiç bir toplumda bireylerin, grubların, etnik ve inanç grubları o ülkenin yasalarının dışında ve üstünde yaşam hakkı bulması mümkün değildir.

Her Avrupa ülkesi gibi Hollanda’da ülkede yasal var olan grubların “ Parelel yönetim “ oluşturmasını engelleyecektir. Hiç bir birey ve grub yasalar nezdinde yasaların dışında ve üstünde de değildir.

Duymuyoruz, okumuyoruz ve tartışamıyoruz..

Evet. Dikkatimi çeken birden fazla gelişmelere karşı ve taraf olmak. Artık toplumu ve geneleni ilgilendiren toplumsal gelişmeleri, olayları, ister olumlu, ister olumsuz olsun konuşamıyoruz ve önyargısız tartışma ortamı yaratamıyoruz.

Entelektüel fakirliğimiz

Evet toplumsal korkularımız, öz eleştiri ve evrensel düşünce ekseninden uzaklaşan bir toplum olarak entelektüel fakirlik içindeyiz. Belliki belirli bireysel korkularımız, bireysel zenginliklerimizi kaybetme korkularımız var. Sahip olmadığız zenginliklerimizden korkmak ütopya ve ütopiktir. Evet, galiba kalıplaşmış ve kutuplaşmış düşünsel kültürünün kabuğunu kırarak mantıklı hür düşünceye giden yolu bulamadık.

Genelde var olan ve bağımsız hür düşünme belliğimiz onlarca geleneksel, kültürel, inanç, ideolojik, pragmatik, ütopik, basit ve kalıplaşmış birikimlerin kalıntıları ile doldudur.

Düşünceye temizleme , reset çekme o kadar da kolay olmamaktadır. Sosyo - ekonomik, politik, gelir ve kazanç grubları istenilen bir birey gibi düşünme ve davranmamızı belirli bir sistemin içindeki belirgin kalıplara sokabilmektir. Kalıplar içine alınan insan modelini, yönlendirmek ve yönetebilmekte kolaydır.

Var olan kalıp dışı özgür düşünce ise, belirgin bir sistematik düşünme metodunu öğrenmediğimiz zamanda var olandan kopan ve olmayan bir boşluğa düşme anlamınada gelebilir. Var olandan uzaklaşarak yeni sistemli ve içi dolu düşünce kültürüne sahip olmadığımız zaman büyük bir kimlik ve kişilik krizininin içinde buluruz kendimizi. Velhasıl yeniden düşünmeyi keşfetmek ve zorda olsa öğrenmek gerek.

Sevgi ve saygılarla gününüz aydın olsun.