**Hollanda Mülteci Durumu (Asiel/vluchteling)**


  • Kayıt: 15.08.2023 08:14:42 Güncelleme: 15.08.2023 08:14:49

**Hollanda Mülteci Durumu (Asiel/vluchteling)**

Nejat Sucu

Hollanda'da iltica (Asiel) başvurusu yapan kişi sayısı kaç bin kişidir?

Kimler mülteci başvurusu yapabilir?

Etnik kökeniniz, inancınız, dininiz, milliyetiniz, cinsiyet seçiminiz, belli bir sosyal gruba üyeliğiniz ve politik düşünceniz gibi nedenlerle ayrımcılığa, eziyete ve işkenceye uğradıysanız ve bu nedenlerle "hayati tehlike" altındaysanız, Hollanda'da iltica (asiel) başvurusu yapabilirsiniz.

1951 Cenevre Sözleşmesi neden imzalandı?

Sözleşme ilk olarak Danimarka tarafından 4 Kasım 1952'de kabul edilmiş ve 22 Nisan 1954'te yürürlüğe girmiştir. İlk amacı 1 Aralık 1951 öncesindeki Avrupalı mültecileri korumak olsa da, ülkeler diğer bölgelerden gelen mülteci başvurularını da kabul etme olanağı bulmuştur.

Hollanda da 1951 Cenevre Sözleşmesi'ni kabul eden ve imzalayan ülkeler arasındadır.

Son yıllarda artan mülteci akımı

Hollanda'ya her yıl yaklaşık 50 bin mülteci başvurusu yapılmakta olup (2022), işlemler, soruşturma ve karar süreçlerinde büyük zorluklar yaşanmaktadır.

Mülteci başvurusu yapanların ikamet ettiği Geçici Konaklama Merkezleri'nde (AZC) sorunlar ve yığılmalar yaşandığını bilmekteyiz.

Belediyeler, nüfuslarına göre belirli sayıda mülteciyi istihdam ve ikamet görevlerini yerine getirmekte zorlanmaktadır. Mültecilerin aile birleşimi hakkının kısıtlanması ve 342 belediyenin ikamet zorunluluğu getirilmesi konusundaki anlaşmazlık nedeniyle Hollanda koalisyon hükümeti istifa etmiştir.

Hollanda Adalet Bakanlığı (Minszw, www.ind.nl), her üç ayda bir yayınladığı raporda Hollanda'ya yerleşen mültecilerin 19.956'sının Suriye'den, 3.802'sinin Türkiye'den geldiğini belirtmiştir. Ayrıca Yemenli, Eritreli, Afgan ve Somali mültecileri de sırasıyla takip etmektedir.

Hollanda Adalet Bakanlığı, Göç ve Göçmenler Dairesi (IND), Ministerie van Justitie, De Migratie – en Naturalisatie tarafından her çeyrek yılda yayınlanan "Mülteci Raporu" (Asylum Trends) ile Hollanda'nın mülteci akımı ve yeni gelişmeler konusundaki politika ve kamuoyu bilgilendirilmektedir.

Mülteci akımı mevcut göç olgusunu ve tanımını değiştirmektedir. Faslılar ve Türkler artık geleneksel göçmenler olarak kabul edildiklerinden, kendi başlarına ayakta duracakları "liberal gedachtegoed VVD" politikalarına ek olarak, yeni bütçe ve ilgi yeni mültecilere ayrılmaktadır.

Yeni insan kaynakları

Evet, Hollanda'ya yerleşen mülteciler ve çocukları Hollanda çalışma yaşamına katılarak, yeni insan kaynaklarının açığını kısmen kapatmaktadır. Var olan kalifiye işgücü mülteci akımları ile sağlanmaktadır. Sağlık sektörü, yaşlanan Hollanda toplumunun bakımını göçmen elemanları olmadan yürütmek için gerekli görünmektedir. Çok kültürlü Hollanda toplumu için mültecilerin olumlu katkıları kesinlikle önemlidir.

İkamet izni sonrası mültecilere eşit haklar

Hollanda'ya mülteci başvurusu yapan göçmenler, ikamet izni

(Verblijfsvergunning) aldıktan sonra eğitim, ödenek, konut, sağlık ve yerel yönetimlerin sunduğu tüm imkanlardan yararlanabilirler. Entegrasyon ve Hollandaca dil eğitimi ve faaliyetlerine yönelik yerel ve ulusal yönetimler tarafından desteklenmektedir.

Hollanda'da Türk göçmenlerini 500 bin nüfusuyla takip eden Faslılar yanı sıra, Suriyeli mültecilerin 100 bin ve artan sayıda olduğu yeni büyük bir göç ve göçmen grubu bulunmaktadır.

Mülteci olma süreci, mülteci başvurusundan sonra ikamet izni ve kalıcı konut elde edilene kadar zorlu, yorucu ve ruhsal açıdan zorlu yıllar içerebilir. Her mülteci için gerekli hukuksal, sosyal ve rehberlik destekleri sunulmaktadır. Bu konuda Merkezi Mülteci İstihdam ve Rehberlik Kurumu CAO (Centraal Orgaan opvang asielzoekers / Minjust.nl) yetkilendirilmiştir.

Benim de Hollanda'ya göç tarihim

Evet, benim de "8 Ağustos 1980" tarihinde, göç birleşimi nedeniyle Hollanda'ya yerleşme ve yeni bir vatan kabul etme tarihimdir.

Hoşça kalın.