O Yıllarda Hollanda'da, Kız Çocukları Okula Gitmezdi?


  • Kayıt: 21.01.2024 21:36:46 Güncelleme: 21.01.2024 21:36:46

O Yıllarda Hollanda'da, Kız Çocukları Okula Gitmezdi?

8 Ağustos 1980'de Hollanda'ya yeni gelmiştik. Yol yordam da bilmezdik. Tanıdıklarımızda birkaç hemşehrimiz ve birkaç Anadolu insanı vardı. Hepsi erkek ve kadınların yan yana eğitim geleneğinden uzaktılar. Burada, Hollanda'da örgütlenme ve Türkiye'ye endeksli inanç grupları, vakıflar, camiler, mescitlerde bu konuda olumsuz yönde etkilemekteydiler Hollanda Türk toplumunu.

Küçük erkek kardeşim Hüseyin ikinci hafta okula başladı. Ortaokulunu bırakan ve Hollanda'ya yerleşen kız kardeşim 3 aydır evdeydi. O günlerde Hollanda'nın Hogeveen ve Hoogezand şehirlerinde öğretmenlik görevini sürdüren Hüseyin Güney dayımız bize hoş geldiniz gelmişti. Hal ve hatırdan sonra sordu, bu genç hanımlar ne yapıyorlar?

Cevap hazırdı;

"Hiç, evdeler. Burada kız çocukları okula gitmezler."

Tabii ki dayımın tepkisi keskin ve kararlıydı. "Olmaz öyle bir şey, Nerede ve ne zamanda yaşıyoruz? Yarın hemen okula kayıt yaptıracaklar ve okuyacaklar oldu. Dayımın dediği gibi de oldu ve bizim kız çocukları okula başladılar, dil öğrendiler ve dilden sonra çoğu ailenin genelde tavsiyesi ile hak etmedikleri "Meisjesvakschool" sadece kız çocuklarının devam ettiği işçiliğe, aileye ve Kız Endüstri Meslek Ortaokulları LHNO / MHNO okullarına evliliğe hazırlayıcı okula gittiler.

Çünkü, Türkiye'ye dönecekler, evlenecekler iyi bir ev hanımı ve anne olmanın en kısa yolu kız çocuklarına dikiş nakış ve ev hizmetlerini öğreten, Kız Meslek Okulları (Lager huishoud- en nijverheidsonderwijs / LHNO) idi.

Yıllar yılları kovaladı, bireysel gelişimin yanında toplumsal gelişimde de aşılamaz dediğimiz, Hollanda'da bize uygun eğitim yok dediğimiz yılları geride bırakarak, birçoğunuzun çocuklarının ve torunları doktor, avukat, memur ve milletin mebusu oldular.

Nereden nereye geldik?

1984 yılı Eğitim yılı ve o eğitim yılında Sosyal Akademiye, Socio work eğitimine gelenekçi, feodal ve esküler olmayan bir ailenin kız çocuğunun sorusuna bolca gülmüştüm.

Tabii ki öyle bir bilginin yanlış olduğu kendisine iletildi. Ve kendi aile çevresi Sosyal Akademiye gitmesini tavsiye etmişti.

Aynı zamanda milliyetçi, idealist, cami ve camilerde Hollanda'nın solculara, laiklere, sosyalistlere ve seküler Türklere öne çıkardıklarından şikayet ediyorlardı. Tabi ki Hollanda'casını öğrenen ve belirli bir meslek eğitimi yapanlar genelde Türkiye 68 'Sol ve Devrimci fraksiyonlarının ele avuca sığmaz öncü ve idealist gençleriydi. Onlar Denizlerin, Yusufların ve Hüseyinlerin okul arkadaşlarıydılar. Onlarda kurdukları vakıflar Stichting Buitenlandse Werknemers, Osmose ve SMO gibi kurumlarla devlet, belediye, fonlar ve bölge ve eyaletler destekleri ile Türk toplumunun hak ve hukuklarını savunan öncüleri ve pionerleriydiler.

Onlar olmadan ne çifte vatandaşlık (Dubbel nationaliteit) ne Hollanda'da seçme ve seçilme hakkı (Kiesrecht) hakkı, bir senede uzun aylar ve uzun yıllar Hollanda dışında ve Türkiye ikamet etme imkanımız olurdu. Ö önder ve güzel öncüleri saygı ve sevgiyle anıyoruz.

Haklı olarak kendine benzeyen ve birlikte ortak çalışacağını bilen kendi sol, seküler ve sosyalist iş arkadaşını göreve almakta idi. Hollanda'da bu konuda seçme imkanı bulunmaktaydı. Sanki aynısını muhafazakar ve inanç örgütlenmeleri yapmıyor gibi?

Gençler bu akşam beni...

Biraz önce bir düğünde bulunma imkanım oldu. Hollanda'da düğünlerinin sosyal görevleri de vardır. En önemlisi ise, yıllarca göremediğimiz değerli dost ve arkadaşlarımızla sohbet etme ve yeniden kaynaşmayı sağlar o güzel düğünlerimiz.

Sadece babalarının ve dedelerini soyadlarında tanıdığım onlarca gencimizin kaliteli ve uzun yıllar 27 Avrupa Birliği Ülkelerinde, Türkiye'de ve Amerika Birleşik Devletlerinde ve kıtalar ötesi Kanada, Şili ve Avustralya gibi ülkelerde görev alabileceklerini duydum ve gördüm.

Hollanda toplumunda hak ettiğimiz yerimiz

Hollanda toplumunda hak ettiğimiz yeri almak için, öncelikle eğitime odaklanmamız gerekiyor. Eğitim sayesinde, bireysel gelişimimizi sağlayabilir, topluma katkıda bulunabiliriz. Eğitim sayesinde, iş hayatında başarılı olabilir, maddi ve manevi refahımızı sağlayabiliriz.

Eğitim, sadece bireysel gelişimimize değil, toplumumuzun gelişimine de katkıda bulunuyor. Eğitim sayesinde, toplumumuzun daha bilinçli, daha demokratik, daha adil bir toplum haline gelmesini sağlayabiliriz.

Hollanda toplumunda hak ettiğimiz yeri almak için, eğitime ek olarak, kendimizi geliştirmeye de odaklanmamız gerekiyor. Kendimizi geliştirmek için, farklı kültürleri tanımalı, farklı deneyimler yaşamalıyız. Kendimizi geliştirmek için, yabancı dil öğrenmeli, farklı mesleki beceriler edinmeliyiz.

Hollanda toplumunda hak ettiğimiz yeri almak için, birlikte çalışmamız gerekiyor. Birlikte çalışarak, toplumumuzun sorunlarını çözebilir, daha iyi bir gelecek inşa edebiliriz.

Gençler, sizlerin önünde çok büyük bir fırsat var. İyi bir eğitim alarak, kendinizi geliştirerek, birlikte çalışarak, Hollanda toplumunda hak ettiğimiz yeri alabiliriz.

Bugün burada, birlikte bu hedefe ulaşmak için söz veriyoruz.

Nejat SUCU