Hollanda’da Batılı olmayan ülkelerden gelen göçmenlerin toplam nüfusu bugün 1 milyon 900 bine ulaşmış durumda. Türkiye ve Fas kökenliler de bu grubun önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu nüfusun yaklaşık %70’i seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu için, toplamda 1 milyon 300 bin civarında bir oy potansiyelinden söz etmek mümkün.
29 Ekim’de yapılan Temsilciler Meclisi seçimlerinde genel katılım oranı %55’te kaldı. Bu hesaba göre, Batılı olmayan göçmen kökenli seçmenlerden yaklaşık 760 bin kişi sandığa gitmiş görünüyor. Ancak bu seçmen grubunun kendi içinde ülke, inanç, etnik kimlik ve eğitim farkları bulunduğu için oy tercihleri oldukça çeşitli. Yani bu kitle, sanıldığı gibi blok halinde tek bir partiye yönelmiyor.
Göçmenler Toptan DENK’e mi Oy Veriyor?
Bu sorunun yanıtı net: Hayır.
Toplumdaki yaygın bir kanaatin aksine, göçmen kökenli seçmenlerin tamamı DENK Partisi’ne oy vermiyor. Son yıllardaki verilere bakıldığında DENK’in göçmen oylarının yaklaşık %35’ini alabildiği görülüyor. Oy kullanan göçmen sayısının artmasına rağmen, Filistin meselesinde güçlü ve görünür bir duruş sergilemelerine karşın partinin toplam oyunda ciddi bir sıçrama yaşanmadı.
Stratejik oy kullanımı da (strategische stemmen) önemli bir neden. Göçmen seçmenler, zaman zaman hükümeti belirlemek veya aşırı sağa karşı denge oluşturmak için oylarını başka partilere veya göçmen adaylara yönlendirebiliyor.
Seçim Sonuçlarında DENK’in Durumu
Oy sayısı artsa da oran aynı kaldı; sandalye sayısı değişmedi. Parti programı, kampanya dili ve özellikle liderlik faktörü bu sonuçlarda belirleyici oldu.
Göçmen Oyları Bu Seçimde Ne Yaptı?
Cevap: Hollanda’nın yeni başbakanını belirledi.
29 Ekim seçimleri nefes kesici bir yarışa sahne oldu.
D66 böylece 50 yıllık tarihinde ilk kez ülkenin en büyük partisi olma ve koalisyonun başbakanını çıkarma fırsatını yakaladı.
Sonuçlar şöyle:
Kaynak: Hollanda Seçim Kurulu (Kiesraad)
Bu farktan çok daha fazla sayıda göçmen seçmen sandığa gittiği için, başbakanı belirleyen kilit etki tam da bu oylar oldu. En büyük parti olan D66, artık hem informateur hem formateur atama yetkisine sahip. Bu da Rob Jetten’in başbakanlık yolunu açıyor.
Göçmen Oylarının Değeri Artıyor
Bugün açıkça görülüyor ki, Hollanda’da göçmenlerin oyları artık sadece sayısal bir varlık değil; ülkenin siyasi geleceğinde belirleyici bir güç.
Yeni koalisyon sürecinde bu topluluğun taleplerinin daha yüksek sesle dile getirilmesi gerekiyor. Söz hakkı olanlar için bu yalnızca siyasal değil, aynı zamanda demokratik bir görevdir.
Hollanda’nın güzel bir sözü var:
“Jouw en mijn stem telt mee.”
“Benim de, senin de oyumuz değerlidir.”
Geleceğimiz, çocuklarımız ve torunlarımız için…
Hoşçakalın.