Hollanda’da bütün politik krizlere rağmen yaşam; sosyal ilişkiler, ekonomik hayat, iş, istihdam ve toplumsal sorunlarla birlikte devam ediyor. Devlet sistemi ve masanın arkasında oturan büyük bürokratik ve oligarşik güç, yeni politik yönetimler değişse de Hollanda devlet sisteminde çok büyük değişiklikler yaşanmıyor.
1. Basamak:
Devlet sisteminde önemli ve belirleyici basamaklarda karar alma ve yasa çıkarma süreçlerinde hükümet ve Temsilciler Meclisi (Tweede Kamer) önemli rol oynamaktadır. Bununla birlikte Hollanda Senatosu (Eerste Kamer) da Temsilciler Meclisi’nin onayladığı yasal düzenlemeleri ayrıca onaylamak zorundadır.
2. Basamak:
Hollanda’nın 12 eyaletinde bulunan eyalet yönetimleridir. Eyaletleri ilgilendiren konularda, Eyalet Meclisi (Provinciale Staten) tarafından seçilen günlük eyalet yönetimi (Gedeputeerde Staten) kararlar alır. Örneğin Flevoland eyalet yönetiminin alacağı bir karar, Lelystad Havalimanı’nın genişletilmesi olabilir.
3. Basamak:
Son olarak 342 belediyeden oluşan yerel yönetimler bulunmaktadır. Ülke yönetimi (Tweede Kamer) ve bölge meclislerinin aldığı kararlar doğrultusunda şehir belediyeleri; nüfus, tapu, imar, iskân, eğitim, güvenlik, sosyal hizmetler, ödenekler ve göçmenlerle ilgili konulardan sorumludur.
Bu sorumluluklar, belediye başkanının başkanlığını yaptığı ve encümen üyelerinin bulunduğu günlük yönetim tarafından yürütülür. Her şehirde, 18 Mart 2026 tarihinden sonra yapılacak yerel seçimlerle seçilen belediye meclisi üyelerinin oluşturduğu gruplar ve partiler tarafından “Het College van Burgemeester en Wethouders van de gemeente” oluşturulur. Hazırlanan yönetim anlaşmaları (bestuursakkoord, bestuurprogramma ve coalitieakkoord) doğrultusunda şehir yönetimi önümüzdeki dört yıl boyunca devam eder.
4. Basamak:
Biraz daha üst düzeyde ise Avrupa Parlamentosu (EP) bulunmaktadır.
Avrupa Parlamentosu yılın bir bölümünde Belçika’nın Brüksel şehrinde toplanırken, yılın diğer bölümünde ise Fransa’nın Strasbourg şehrindeki parlamento binalarında çalışmalarını sürdürmektedir.
Avrupa Parlamentosu (European Parliament), 27 üye ülkenin temsil edildiği toplam 720 parlamenterden oluşmaktadır. Hollanda’nın parlamentodaki temsilci sayısı ise 31’dir.
Avrupa Parlamentosu’nda alınan kararlar; tarım, balıkçılık, göç ve göçmenlik konularının yanı sıra bölgesel, yerel ve ulusal politikaları da etkileyen bütçe ve politika belirlemelerini içermektedir. Bu kararların Hollanda’nın siyasi, ekonomik ve ticari hayatına etkilerini görmek mümkündür.
Devlet kurumları çok fazla politize olmadıkları için ve yeni kurulan iktidar ya da koalisyonların tamamen partizan kadroları bulunmadığından, siyasi iktidar değişimleri bürokraside büyük sarsıntılara yol açmamaktadır.
İşi ehline, ustasına ve erbabına vermek de bu sistemin önemli bir parçasıdır. “Ürün vermeyecek ağacı bahçeme dikmem” anlayışı ve elbette liyakat.
Liyakat ne demektir?
Liyakat; bir kişinin kendisine verilen görevde güven duyulmasını sağlayan kaliteye sahip olması, o göreve uygun olması, yeterlilik göstermesi ve o göreve layık olması anlamına gelir.
Hollanda kabinesinde bazı bakanlar ve devlet sekreterleri, birlikte çalışabilecekleri ve verim alabileceklerini düşündükleri üst düzey bürokratları göreve getirirken bu kriterleri göz önünde bulundurmaktadır.
Bizdeki entelektüel eksiklik
Çevreme baktığımda entelektüel birikim ve donanıma sahip insan sayısının oldukça az olduğunu görüyorum. Bazen çok şey biliyoruz, ancak neyi bildiğimiz de önemlidir. Bazıları için bilgiye sahip olmak ve doğru zamanda gerekli bilgiyi kullanabilmek çok önemlidir. Belirli hedeflere yönelen bilgi ve beceri, belirli bir sistem içinde Hollanda’da başarıya ulaşabilir ve somut sonuçlar ortaya çıkarabilir.
A Takımının içinde olabilmek
18 Mart 2026 yerel seçimlerinden sonra Hollanda’da 342 yerel yönetim yeniden şekillenecek. Seçmenler bazı belediyelerde yerel partilere güven oyu verecek, bazılarını ise görevden uzaklaştıracaktır.
Türk göçmen kökenli biri olarak şunu da söylemek gerekir ki, bazen kendisini Türk ya da göçmen olarak tanımlamayan arkadaşlarımız da bulunmaktadır. Ancak bu bir sorun değildir. Hollanda toplumunun barışçıl yapısının temelinde insanların birbirini olduğu gibi kabul etmesi ve birlikte yaşamaktan başka bir seçeneğin olmadığını bilmesi yatmaktadır.
A Takımında Türk göçmenler var mı?
Elbette vardır. Kendini bu göreve uygun gören, tüm zorluklara rağmen liyakat sahibi olan ve bu sorumluluğu üstlenebilecek Türk kökenli insanlar mutlaka vardır. Bir kısmını zaten tanıyoruz. Yerel seçimlerden sonra Türk kökenli siyasetçilerin yönetim kadrolarında daha fazla yer almasının zamanı gelmiştir.
Size davet çıkmayacaktır
Eğer hükümeti kuracak partiler dışında bir siyasi tercih yaptıysanız ve o partilerin “A Takımı” içinde yer almıyorsanız, gelecekte Hollanda’nın 342 belediyesini yönetecek kadrolar arasında yer almanız için size bir davet gelmeyebilir.
Ben her zaman söylediğim gibi, siyasette çok renklilik ve farklılıklarımızın olması gelecekte Türk toplumunun politik yönetime katılımını ve etkisini artıracaktır. Bu da toplumsal yaşamımızı daha kolay ve daha kaliteli hale getirecektir.