Her Ayak İçin Uygun Bir Ayakkabı Mutlaka Vardır
Gelecek 10 yıla dair kendi planlarımız yoksa, o zaman umut ve gelecek yaşam heyecanı bitmiş demektir. Evet, insanların gelecekteki yaşları ne olursa olsun, her ayak için uygun bir ayakkabı olduğuna göre, her yaşın da kendine göre uygun bir gelecek planı vardır.
Güzel olan ise yaşla birlikte biriken eğitim, bilgi ve tecrübeyi iyi bir şekilde kanalize ederek faydalı çalışmalar ve gönüllü hizmetler yürütmektir. Hayatta her zaman para kazanmak için çalışılmaz; bazen gerekli, bazen de gereksiz yere para kazanma telaşına girmek doğru değildir.
Yıllar önce süt ürünlerinden soframızda yer alan yoğurt, ayran, peynir, kaymak ve Hollanda peynirlerini üretmeyi öğrenmek gerektiğini düşünmüştüm. Bu nedenle bir süre Hollanda’daki bir peynir üretimhanesinde (Kaasmakerij) peynir üretimini görmek, denemek ve notlar almak güzel bir plan olabilir diye düşünmeye başladım. Ancak bugün itibarıyla bunu gerçekleştirmek zor görünüyor. Muhtemelen emekli olduktan sonra öğrenmek daha mümkün olacaktır.
Kim bilir, belki bir gün Türkiye’de bir üretimhane açarız.
Hollanda peynir çeşitleri bakımından oldukça zengin bir ülkedir. Hollandalı çiftçilerin ürettiği yaklaşık 14 milyar kilo süt işlenerek çok sayıda peynir çeşidi üretilmektedir. Hollanda’da üretilen peynirin toplam ekonomik değeri ise 7 milyar 800 milyon avroyu aşmaktadır.
Bundan sonra para kazanma ya da zengin olma hedefi olmadan, daha sakin ve stresten uzak bir yaşamla Türkiye’de küçük bir peynir üretimine neden başlanmasın? Amaç para kazanmak ya da kariyer yapmak değil.
İnsanın bir yaşam amacı olmalı; hayatı boyunca güzel çalışmalara imza atabilmeli. İnsanları etnik kökenine, inancına ya da geldiği ülkeye bakmadan, kalpten ve samimiyetle sevebilmelidir.
Neden Hollanda peynirini üretecek bir kooperatif kurmayalım? Neden binlerce insana tarımda ve peynir üretiminde istihdam sağlamayalım?
Belki de şimdilik yapabileceklerimiz sadece yazmakla sınırlıdır. Uygulamak ise başka bir eylem ve faaliyet gerektirir.
Üretmeden, çalışmadan ve ortaya koyduğumuz değeri artırmadan kaliteli bir yaşam sürmemiz mümkün değildir. Kaliteli olanı ise başka ülkelerden gelenler dolarını ve avrosunu vererek alır ve kendi memleketine götürür.
Sağlıcakla kalın.