Bizler İçin Yeni Günah Keçisi (Zondebok) Mekanizması Bulundu


  • Kayıt: 08.10.2026 16:24:36 Güncelleme: 08.10.2026 16:26:07

Bizler İçin Yeni Günah Keçisi (Zondebok) Mekanizması Bulundu

Mustafa Nejat Sucu Adviseur voor multiculturele vraagstukken

Gecen eylül ayında Türkiye’yi ve Türkiye’deki yeni gelişmeleri algılamaya ve anlamaya çalıştım. Uzun bir düşünce sürecinin ardından Suriyelileri, ekonomik buhranı ve yaşananların toplumsal etki ve tepkilerini kısaca da olsa yazmayı denemek istedim.

Günah Keçisi: Hollanda’da Göçmenler, Türkiye’de Suriyeli Mülteciler

Ne zaman Hollanda’da ekonomik buhran baş gösterse ve işsizlik artsa, sorumlusu hemen bulunur; günah keçisi genelde Türkler ve Faslılardır. Son yıllarda ise sosyal, kültürel ve iktisadi açıdan daha zayıf olan Suriyeliler ve mülteciler günah keçisi (Zondebok) olarak gösterilmektedir.

Türkiye’yi de Anlamak Gerekmiyor mu?

Evet, Türkiye kabuk değiştiriyor. Biraz geç olsa da İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde köy toplumundan şehirleşmeye (Urbanisatie / Verstedelijking) doğru hızlı bir geçiş yaşanıyor.

Evet; İstanbul, Ankara ve İzmir artık feodal aileden çekirdek (kern) aile yaşamına geçiş yapıyor. Bireyselleşen köyün çocukları ve torunları, çok daha kaliteli ve refah bir yaşamın özlemini çekiyor. Geleneksel bir yaşamdan ziyade; inancına ve geleneklerine sahip çıkan ancak Almanya gibi bir sanayi toplumunun standartlarında yaşamak isteyen bir nesil var.

Geçen eylül ayının başında, Mostar Köprüsü’nün başında Adanalı bir gıda mühendisi ile konuşuyordum. İstanbul’da çalışan bu genç kendisini muhafazakâr olarak tanımlasa da kulağındaki küpe, dünya görüşü ile yaşam biçimi arasında tezatlar ve çelişkiler (contrasten) oluşturuyordu.

(Mostar Köprüsü [Boşnakça: Stari Most], Bosna-Hersek'in Mostar şehrinden geçen Neretva Nehri üzerinde bulunan tarihî bir köprüdür.)

Evet, geçmiş seçimlerde de gördük. Feodal aile, gelenek ve değerlerinden şehirleşme akültürasyonuna ve entegrasyonuna geçen seçmen, artık bir futbol takımı tutar gibi bir siyasi partiye 60 yıl boyunca göbekten bağlı kalmıyor.

Ancak var olan yönetimden, iktidardan ve mevcut politik kadrodan daha iyisini görebilmek ve ona güvenebilmek de oldukça önemli.

Sosyal Yaşam, Göç ve Mülteciler Suçlu mu?

Var olan sorunların ve güvenli yaşamı tehdit eden mülteci akınının beraberinde getirdiği pahalı konutlar, artan kiralar, işsizlik, düşük ücretler ve ekonomik durgunluk (recessie) için Hollanda’da yepyeni bir günah keçisi (Zondebok) bulundu: Afganlar, Yemenliler ve Suriyeliler.

Her ne kadar Afgan ve Suriyeli mülteciler var olan sorunların asıl sebebi ve sorumlusu olmasalar da günah keçisi olarak görülmeleri, değişen Hollanda için sosyolojik açıdan oldukça doğal bir olgudur.

Politik Değişim Ne Yöne Doğru Evrilmekte?

Elbette Hollanda’daki seçmen geleceği için güvence; iş, aş ve istihdam istiyor. Kendi yaşamına ve çocuklarına kaliteli bir gelecek sunamayan politik yönetimlerden hesap sormayı da öğreniyor.

Batı Avrupa’daki Eski Komünistlerin ve Yeni Sosyalistlerin / Sosyal Demokratların Yeniden Umut Olma Şansı Var mı?

Batı Avrupa’da muhafazakâr, liberal veya kapitalist/emperyalist anlayışın bireysel başarı hikâyeleri, toplumsal dinamiklerle birlikte gelecekteki yaşam güvencesine yeterli garantiyi veremiyor.

Küresel ve toplumsal güvensizlik ortamında, varlıklı ve tüketim odaklı mutlu bir toplumu temsil eden muhafazakâr ve ulusalcı akımlar; artık topyekûn toplumsal refahı sağlamak adına yeni politikalar üretmekte zorlanıyor.

Buna karşın Sosyal Demokratlar; toplumsal uyum, barış ve adil paylaşım güvencesi olma yolunda yeni bir misyon ve vizyon üstlenebilecek geçmişe, bilgi birikimine ve tecrübeye sahiptir.

Son günlerde Hollanda’daki siyasi partiler, anti-göç ve mülteci karşıtı politikalarla yine Hollanda halkının tribünlerine oynuyorlar. Müslüman usulüne göre helal kesime ve cami dışında ezan okunmasına karşı yeni önergeler veriyorlar. Buna karşı, bütün inanç ve yaşam özgürlüğü temelinde ortak hareket etmek gerekir. Geçmişte olduğu gibi, Hollanda Musevi lobisiyle aynı amaçlar etrafında güç birliği yapmak önemli olacaktır. (Nitekim 2008 yılında İslami usullere göre kesim konusunda ortak bir fikir birliği oluşmuştu.)

Son Yıllarda Yaşanan Politik Kültür Değişimi

Bizim neslimize benzemeyen yeni bir şehirli toplum oluşuyor. Bize benzemiyorlar; artık "Ben muhafazakâr, milliyetçi, ulusalcı, sosyalist, sosyal demokrat veya liberal partinin dışında başka bir partiye oy vermem" demiyorlar. Bu yeni toplumsal değişimleri ve sancılarını görebilmek, algılayabilmek ve kaleme alabilmek ne güzel.

Sevgi ve saygılarımla,

Almelo, 7 Ekim 2026