Siyasi Arena’da Meydanı Çakallara Bırakmak


  • Kayıt: 14.11.2020 22:45:00 Güncelleme: 20.12.2020 13:09:43

Siyasi Arena’da Meydanı Çakallara Bırakmak

 

Evet, yazımın başındaki sözüm ve bu başlığa ait olan öz ve samimi yazım aslında bizlerin politik arenadaki geçen yılların bir analizi ve geleceğe yönelik politikalar yönünden önemlidir.

 

Hollanda’da politik iklim


Daha önce yazdık, politik partiler geçen yıllarda Türk göçmenlerini bir “Günah keçisi “olarak gördüler. Bunu yaparken öz vatanımız, sevdiklerimiz ve canlarını ve kanlarını vatan Türkiye için veda eden akrabalarımız üzerinde yapmaya kalktılar.

 

Hollanda hükümetine hesap soramayan STK‘lar?


Hollanda hükümetinin Turk ve Türkiye karşıtı politikalarından dolayı Hollanda hükümetine hesap soramayan sözde Türk sivil toplum kuruluşları savunmasız bir Belediye, Eyalet ve Temsilciler Meclisi Türk kökenli üyelerini Çarmıha gererek bir büyük bir yanılgı içerisinde oldular.

 

Her yılda bir Türkiye sorunu gündeme gelmekte….


Politikacılara malzeme ve Günah keçisi gerek. Her yıl ve bilhassa seçimler yaklaşırken, Türk toplumunun duyarlı olduğu, vatan, millet ve Türkiye politikaları üzerinden bizlerin Hollanda’daki geleceğine zarar veren olumsuz  gelişmeler yaşanmakta.


Hollanda politikacılarının anti Türkiye ve hükümet olması dürüst adam gibi gerçekçi politikacıların politikadan uzak kalmasını sağladı. Hollanda partileri Türkiye devleti ve hükümet yanlısı politikacıları dışladılar. Muhafazakar, vatan, ulus ve milli duyguları güçlü politikacılarımızın toplumsal baskısıyla politikalardan ve var olan geleneksel partilerden uzaklaşarak ne yazık ki kendi “ Hollanda denizinde Türk adacığını “ oluşturduk.

 

Meydanı çakallara bıraktık!..


Bir, Hollanda hükümetinin Türkiye politikalarına karşı olması, Hollanda politik ve toplumsal yaşamla bir santimetre yakından ve uzaktan alakası olmasada, toplumun içindeki demagoglar, zübükler, çıkarcı ve partizan grubları aşırı tepki ve etki göstererek o politikacımızın Hollanda politikalarında görev yapamaz bir hale getirdiler.


Bu şekilde Hollanda’yı yöneten politik partileri Anti - Türk ve Anti Müslüman  Anti - Türkiye heveslilerinin rahat “At koşturduğu bir Arenaya dönüştüler.

 

Kurduğumuz politik adacıklar geçmişte neler başardılar?
Bana göre varılan ve istenen sonuç; “ Sıfıra sıfır, elde var sıfır.“ Kendini Hollanda’yı yönetenler izole etmiş bir politik hareketin başarılı olması ezici bir çoğunluğu hakim olduğu politik sistemlerde mümkün değildir.

 

Partiler içinde kalarak lobi yapmak ve partiler içinde etkili ve yetkili olmak !..


Evet. Ben yazdığım gibi, Hollanda politik partisi D66’nın  10 yıldan fazla dır üyesiyim. Ben Hollanda politik partilerinde kalarak lobi yaparak, Hollanda'da 500 bin Türk toplumunun haklarını savuna bileceğimize inanıyorum.

 

Var olan geleneksel temsil olmadığı sürece, mezardan, nerede gömüleceğimizden, sembolik ve demagojik vatan millet ve Sakarya’dan ileri gidemeyiz.


Bunun yanında, Türkiye’de varsıl bir yaşama, demokratik Parlamenter sisteme ve Türkiye için lobi faaliyetlerine ancak Hollanda geleneksel partilerde faal olarak, yetkili ve etkili olabileceğimiz bir gelecekle gerçekleştirebiliriz.


Saygılarımla.

 

Nejat Sucu