Neden Covid-19 Aşısı Olmak Zorundayız?
Hollanda’da yapılan planlarda bir aksama olmaz ise, 4 Ocak 2021 tarihinde Covid Pandemisine karşı, aşı olmaya başlayacağız.
Bu günlerde bir tartışma yeninden başlar oldu. “Ben aşı olmayacağım diyen arkadaşları duyuyorum. İçinde ne olduğunu ve yan etkilerinin ne olacağını bilmiyorum.“
Aşı olmak istemeyen kişileri anlamak mümkün. Serbest irade ve serbest seçimden yana olduğumu her zaman ve her yerde açıklamaktan vaz geçemiyorum.
Bu salgın ve bu pandeminin şartları başka!..
Olmak istemeyen arkadaşlara bi tek soru daha soruyorum. Biliyorumusunuz yediğimiz gıdalarda, içeceklerde ve kullandığımız kozmetik maddelerdeki katkı maddelerini.
Gıdalarımızda bulunan kaktı maddelerini uzun yıllar tüketiyoruz. Bir Covid–19 aşışı zehir olsa, ölmedikten sonra sorun olmaz.
Neden bu aşı farklı?
Aşı farklı değil ama, salgın, bulaşma ve bulaştırma geçen yıllara göre çok çok fazla. Her gün binlerce sevdiklerimiz ve kıymetli akraba, dost, meslektaş ve o sevimli dostlarımızı kaybediyoruz.
Bir an aşı olmayı ben istiyorum. Aşı olmak, yüzde 70–80 korusa bile, bir aşı olan belki yüzlerce insanın hasta olmasını engelleyecek. Günlük hasta sayısını azaltacak ve yaşantımız Nisan ayından başlayarak normale dönecek.
İktisadi, ekonomik, politik, kültürel ve yeni istihdam için gerekli tekrar önümüzü Covid-19’suz görebilmek mümkün olacak.
Gelecek aylarda
Aşı olmayanlar vitale meslekler olan sağlık görevlisi, hasta bakıcı, hemşire, doktor, polis ve öğretmen gibi meslekleri olanlar meslek gereği görev alamıyacaklar.
Belli, gitmek istediğimiz ülke Türkiye. Covid-19 aşısı olmayan Türkiye’ye 2021 yılında kabül edilmeyecek. Sonra, bir vatandaş olarak ben vatandaşlık görevini yapar, kimsenin hastalanmasına ve vefatına sebeb olma ve vebalinide kabül edemem. Basit ve büyük beklentileri olmadan gönlümden geçtiği gibi yazdım.
Sağlıcak ve sevgilerimle.
Nejat Sucu