Umurunda mı Dünya?” Diye Başlayalım…


  • Kayıt: 26.11.2025 16:34:46 Güncelleme: 26.11.2025 16:34:46

Umurunda mı Dünya?” Diye Başlayalım…

Nejat SUCU

Hollanda Gurbetinde Bir Sabah

Renkleri, zevkleri ve yaşam tarzları birbirinden farklı bir Hollanda toplumunda yaşıyoruz. Son yıllarda fark ettim ki, bulunduğumuz mekânlarda tuvalet kültürü bile değişiyor, gelişiyor. Hollanda’da artık tuvaletler yalnızca temel bir ihtiyaç alanı değil; adeta yeni bir yaşam bölümü gibi düzenlenmiş durumda.

Tuvaletlerin büyüklüğü, lüksü, kokusu, fonda çalan müzik, gazeteler, dergiler, takvimler, hatta bazen televizyon… İnsan ister istemez şaşırıyor. Elbette işverenler çalışanlarının tuvalette fazla vakit geçirmesini istemediğinden buraları abartılı şekilde dizayn etmiyorlar; ama yine de bir “kültür” oluştuğu ortada.

Bugün artık cinsiyet ayrımı yapılmayan, herkesin kullandığı “neutraal WC” dediğimiz tuvaletler bile var.

1984’e Döndüğümde…

Uzun çabaların ardından 1984’te akademik eğitim almaya karar verdim ve Sociale Akademie’de — yani Sosyal Hizmetler Akademisi’nde — eğitime başladım. Dikkatimi çeken ilk şeylerden biri, tabuların minimum seviyeye indirildiği bir ortam olmasıydı.

Okulun tuvaletleri bile “emansipasyon” anlayışıyla tasarlanmıştı: Öğretmen, öğrenci, kadın, erkek ayrımı yoktu. Saçını tarayan, makyaj tazeleyen kadın öğrencilerle yan yana el yıkar geçerdiniz. Şaşırtıcıydı ama Hollanda’nın kültürel özgüveninin bir yansımasıydı.

Bir Atasözü ve Hollanda’nın Kriz Algısı

Geçen hafta bir tuvaletin duvarında gözüme bir Hollanda atasözü ilişti:

“Het is pas echt crisis als de wijn op is.”

“Gerçek kriz, şarap bittiğinde başlar.”

Bu söz, Hollanda’nın kriz ve fakirlik anlayışını oldukça net anlatıyor. Çünkü bu ülkede bira ve şarap tüketimi kültürün bir parçası. Süpermarket rafları her bütçeye uygun içkilerle dolu olduğuna göre, demek ki ekonomik veya ruhsal bir çöküşten söz etmek için henüz erken(!)

Ama işin ciddi tarafı şu: Fakirlik Hollanda’da da var. Nüfusun yaklaşık yüzde 10’u düşük gelir seviyesinde yaşam mücadelesi veriyor. Bir çocuğun yoksulluk içinde büyümesine ise hiçbir vicdan razı olmaz.

Hollanda’da Fakirlik Nasıl Tanımlanıyor?

Fakirlik burada farklı bir anlam taşıyor.

Örneğin:

  • Çocuğunun beslenme çantasına sandviç koyamayan,
  • Doğum gününde sınıfa ikram götüremeyen,
  • Tablet, laptop alamayan,
  • Okul gezisine göndermeye bütçesi yetmeyen aile…

Bu aileler Hollanda’da fakir kabul ediliyor. Fakirlik bazen nesilden nesile aktarılan bir yaşam biçimi hâline bile gelebiliyor.

Mücadeleden Kaçmayan Bir Ülke

Hollanda, deve kuşu misali başını kuma gömmek yerine sorunla mücadeleyi tercih eden bir ülke. Yeni koalisyon hükümeti, 700 okulda gıda destek programını sürdürüyor. 342 belediye, 12 eyalet, Avrupa Birliği fonları ve birçok kurum fakirlik projelerine ekonomik katkı sağlıyor.

Kişi başı gelirin 60 bin euro olduğu bir ülkede bile yoksullukla mücadele kararlılığı görmek önemli.

Orhan Veli’nin Cımbızı…

Orhan Veli Kanık, “Cımbız” şiirinde ne güzel anlatmış:

Ne atom bombası

Ne Londra Konferansı

Bir elinde cımbız,

Bir elinde ayna;

Umurunda mı dünya!

Gel bugünlük biz de bu şiirin ruhuna uyup diyelim ki:

“Umurunda mı dünya!”

Ama içten içe biliyoruz ki, aslında dünya bizim umurumuzda.

Mutluluklar gönlünüzce olsun.

Sevgilerimle,