Hollanda İş Pazarında Arz ve Talep Mekanizması: Dinamiklerimiz ve Tercihlerimiz Nelerdir?


  • Kayıt: 12.04.2026 09:04:15 Güncelleme: 12.04.2026 09:04:15

Hollanda İş Pazarında Arz ve Talep Mekanizması: Dinamiklerimiz ve Tercihlerimiz Nelerdir?

Nejat SUCU

Ekonomide, iş pazarında ve özellikle göçmenler ile Türk toplumunda işsizliğin azalması ya da artmasını belirleyen temel unsur “arz ve talep mekanizmasıdır”. Son yıllarda Hollanda ekonomisinin yeniden büyüme sürecine girmesiyle birlikte birçok sektörde kalifiye çalışana duyulan ihtiyaç artmıştır.

Artık işverenler; kişinin fiziksel özelliklerine değil, sahip olduğu bilgi ve becerilere odaklanmaktadır. Hatta “Nitelikli olsun, öğrenmeye açık olsun yeter” anlayışı hâkimdir. Özellikle sağlık sektöründe ihtiyaç o kadar büyüktür ki, durumu anlatan şu ifade sıkça dile getirilmektedir: “Büyükannenizi getirseydiniz, onu bile işe alırdım.”

Sağlık sektöründe yaklaşık 1 milyon 700 bin kişi çalışmakta olup, bu sayı toplam 10 milyonluk çalışan nüfusun yaklaşık %17’sine karşılık gelmektedir.

Hollanda Nüfusu Yaşlanıyor

Hollanda’nın yaşlanan nüfusu önemli bir gerçektir. Bu demografik değişim, ekonomik büyümeyle birleşince iş gücü açığını daha da artırmaktadır.

Ruh sağlığı hizmetleri, yaşlı bakımı, engelli bireyler için rehberlik hizmetleri ve 24 saat hizmet veren bakım kurumları ile hastanelerde kalifiye eleman açığı giderek büyümektedir.

İşverenler Sigorta Kurumu (UWV) raporlarına göre, 2034 yılına kadar sağlık ve rehberlik sektöründe personel açığının 130.000’e ulaşması beklenmektedir.

Her ne kadar göçmenler ve Türk toplumu bu alanda yer almaya başlamış olsa da, çeşitli nedenlerle bu istihdam olanaklarından yeterince yararlanılamamaktadır.

Göçmenlerin Ekonomik Büyümeden Pay Alması

Göçmenlerin ekonomik büyümeden şikâyet etmek yerine, orta ve yüksek düzeyli mesleki eğitimlere katılarak iş gücüne dahil olmaları gerekmektedir. Bu sayede ekonomiden aldığımız payı artırmamız mümkün olacaktır.

Katılım Nasıl Artırılabilir?

Sağlık sektörüne yönelik işçi temin eden aracı kurumlara (zorg uitzendbureaus) kayıt yaptırarak belirli kurumlarda çalışmak, iş deneyimi kazanmak ve kalıcı istihdama geçmek mümkündür.

Mesleki Eğitimde Doğru Seçim

Meslek eğitiminde özellikle sağlık alanına yönelmek büyük önem taşımaktadır. En azından orta dereceli mesleki eğitim (Niveau 3 / 4) diplomasına sahip olmak gereklidir.

Kurum İçi Mesleki Eğitim (Interne Opleiding)

Birçok kurum, Bölgesel Orta Öğretim Merkezleri (ROC) ile iş birliği yaparak haftada 4 gün çalışma ve 1 gün eğitim modeliyle personel yetiştirmektedir.

Bu süreçte öğrencilere haftada 24 saatlik iş sözleşmesi (leerarbeidsovereenkomst) sunulmakta ve eğitim süresince hem deneyim hem de gelir elde etme imkânı sağlanmaktadır.

Ancak göçmenlerin bu tür eğitimlere katılım oranı hâlâ düşüktür. Bu nedenle daha fazla başvuru yapılması gerekmektedir.

Hollanda’da Sağlık Alanındaki Eğitim Olanakları

BBL (Beroeps Begeleidende Leerweg)

İşveren ve eğitim kurumlarının birlikte yürüttüğü, çalışarak öğrenmeye dayalı sistemdir. Haftada 4 gün çalışma, 1 gün eğitim şeklinde ilerler. Eğitim sürecinde maaş alınır ve masraflar karşılanır.

BOL (Beroepsopleidende Leerweg)

Teorik eğitimin ağırlıklı olduğu sistemdir. Eğitim süresince staj yapılarak mesleki beceriler kazanılır. Türk gençleri genellikle bu yolu tercih etmektedir.

HBO (Sağlık Yüksekokulları)

Havo, MBO-4 veya VWO sonrası devam edilebilen yükseköğretim programlarıdır. Sağlık alanında uzmanlaşmak için önemli bir basamaktır.

Üniversite Eğitiminin Önemi

Sağlık sektörünün 2026 yılı bütçesi 125 milyar euroyu aşmıştır. Bu büyük sistemin yönetimi, organizasyonu ve politika üretimi için üniversitelerin sağlık bilimleri programları büyük önem taşımaktadır.

Bu alanda; belediyeler, eyalet yönetimleri, sağlık kurumları ve bakanlıklarda geniş iş imkânları bulunmaktadır.

Göçmenler İçin Hem Engel Hem Fırsat

Sağlık sektöründe göçmenlerin istihdamı önünde bazı engeller bulunsa da, bu alan aynı zamanda büyük bir büyüme potansiyeline sahiptir.

Özellikle BBL eğitimlerine katılımın düşük olması dikkat çekmektedir. Göçmen kadınların bu sektörde çalışmaya istekli olduğu gözlemlenmektedir; ancak yeterli rehberlik ve destek mekanizmalarının eksikliği önemli bir sorundur.

Bu noktada kurumların, çeşitlilik politikaları (diversiteitsbeleid) geliştirerek göçmenlerin daha fazla temsil edilmesini sağlaması gerekmektedir.

Sonuç olarak, tüm zorluklara rağmen geleceği konuşabilmek, gençlerin umutlarını canlı tutabilmek büyük önem taşımaktadır.