Hollanda'da politik tatil bitti ve yasama yılı yeniden başladı. Liberal Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD), Hristiyan Demokrat Parti (CDA) ve Demokrat 66 (D66) partilerinden oluşan Rob Jetten azınlık koalisyon kabinesi, Şubat 2026'da göreve başlamıştı. Kabine, 2027 yılının ilk bütçe planlarını 15 Eylül 2026 Salı günü (Prinsjesdag - Prens Günü) Hollanda parlamentosuna sunacak.
Tarihi Ridderzaal salonunda düzenlenecek geleneksel törene Kraliyet ailesinin yanı sıra parlamento ve senato temsilcileri katılıyor. Kral Willem-Alexander ile Kraliçe Máxima, Noordeinde Sarayı’ndan altın faytonla halkı selamlayarak salona gelirken, Kral mali planın özetini ve genel toplumsal konuları içeren Troonrede konuşmasını gerçekleştiriyor. 15 Eylül’den sonraki günlerde ise 2027 yılı genel bütçe görüşmeleri (Algemene politieke beschouwing) Temsilciler Meclisi'nde (Tweede Kamer) partilerin tartışmaları ve karşıt önergeleriyle devam edecek.
2027 Bütçesinden Beklentiler ve Zorluklar
Dünyadaki sosyal, ekonomik ve politik çalkantıların Hollanda’nın geleceğine olumsuz etki yapacağı endişesiyle, 2027 bütçesinde “iyimser ve tedbirli” bir yaklaşım bekleniyor.
Bütçenin en dikkat çekici kalemi, halkın da desteğiyle artırılması talep edilen savunma giderleri oluyor. Savunma harcamaları 2027 bütçesinde 30 milyar euroyu aşan bir kaleme dönüşmüş durumda. Devlet borçlarını artırmadan bu giderleri karşılamak isteyen Rob Jetten kabinesi, önümüzdeki yıllarda sosyal güvenlik harcamalarından (Sociale zekerheidsuitgaven) milyarlarca euro tasarruf yapmayı planlıyor (Bezuigingsplannen).
Kabine mecliste sağ partilerden (SGP, JA21, CU) ve sol partiden (Progressief Nederland) destek arayışını sürdürse de orta yolu bulmak hiç de kolay görünmüyor. 15 Eylül’den önce tavsiye için Hollanda Sayıştayı’na (Raad van State) gönderilen geçici 2027 bütçesinin parlamenter çoğunluğu aralık ayına kadar bulması gerekiyor. Bu arada sendikalar ve muhalefet partileri, sosyal güvenlik kısıtlamalarına sert tepki göstererek toplu grevler ve protestolar planlıyor. Bir yanda işsizlik ödeneği (WW) ve yaşlılık aylığı (AOW) gibi sosyal güvenlik ödenekleri korunmaya çalışılırken, diğer yanda küresel güvenlik krizleri silahlanmayı zorunlu kılıyor.
Aralık 2026 Sonrasında Beklenen 3 Politik Senaryo
Hollanda'da yönetim ve karar mekanizmaları her geçen gün daha da zorlaşıyor. Nüfusun yüzde 25'ine yaklaşan göçmen kesim ise etnik Hollanda siyasetinde ne yazık ki hâlâ etkisiz ve yetkisiz kalıyor. Yaşlanan Hollanda'da önümüzdeki yıllarda emeklilik, işsizlik, sosyal geçim yardımları ve milyarlarca euroyu bulacak sağlık giderlerinin artması bekleniyor.
Ekonomik Göstergeler Ne Söylüyor?
Hollanda’da kişi başına düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH / BBP) 65 bin euroya ulaşmış durumda. Bu rakamın 10 yıl sonra, 2035 yılında 85 bin euroyaçıkması öngörülüyor. Devlet borçlarına (Staatsschuld) baktığımızda ise toplam borç 517 milyar 377 milyon euro olup, GSYH’nin yüzde 43,8’ini oluşturuyor. Bu oranla Hollanda, Avrupa Birliği ülkeleri arasında en düşük devlet borcuna sahip ülkelerden biri konumunda.
Peki, Bu Durum Biz Göçmenlere Ne Getiriyor?
Bizi çoktan Hollandalı gibi kabul ettikleri için artık göçmenler için özel planlar ve bütçeler kalmadı. Kimse geleneksel göçmen sorunlarından bahsetmiyor ve bunun için bütçe istemiyor. Bizde güzel bir söz vardır: “Ağlamayan çocuğa süt vermezler.” Belli ki artık ağlamayı da unuttuk Hollanda gurbetinde.
Hoşçakalın.