Hollanda’da Çocuk Koruma Skandalı: 265 Genç İspanya’daki Bakım Evine Gönderildi
İspanya’da faaliyet gösteren Huize Soria adlı bakım evine yaklaşık 20 yılda en az 265 Hollandalı gencin yerleştirildiği ortaya çıktı. Gençlerin fiziksel ve psikolojik kötü muameleye maruz kaldıklarına ilişkin iddialar ülkeyi sarstı. Kurumun Hollanda kamu kaynaklarından on milyonlarca euro aldığı belirlenirken, çocukları korumakla görevli kuruluşların yıllarca gelen uyarılara rağmen gerekli önlemleri almadığı iddia ediliyor.
Hollanda'da çocuk koruma ve gençlik bakım sistemi, İspanya'da yaşanan gelişmeler nedeniyle ciddi eleştirilerin odağına yerleşti. NOS bünyesindeki Nieuwsuur programının araştırması, Valencia bölgesinde bulunan Huize Soria adlı bakım evine gönderilen Hollandalı gençlerin yaşadıklarını ve bu süreçte sorumluluk taşıyan kurumların tutumunu ortaya çıkardı.
Hollandalı bir çift tarafından işletilen bakım evine son 20 yılda en az 265 gencin yerleştirildiği belirlendi. Kurumun bu hizmetler karşılığında Hollanda'dan on milyonlarca euro tutarında kamu kaynağı aldığı bildirildi.
Gençlerden ağır kötü muamele iddiaları
Nieuwsuur'un görüştüğü eski bakım evi sakinleri, kurumda özgürlüklerini kısıtlayan ve insan onuruyla bağdaşmayan uygulamalarla karşılaştıklarını anlattı.
Gençlerin ifadelerine göre, kurallara uymadıkları gerekçesiyle bazı çocuklara günlerce yemek verilmedi, kışın soğuk havada iç çamaşırlarıyla dışarı çıkarıldılar. Fiziksel müdahale, psikolojik baskı ve aileleriyle iletişim kurmalarının engellenmesi de dile getirilen iddialar arasında yer aldı.
Bazı gençlerin günlük çalışma adı altında ağır fiziksel işlerde görevlendirildiği de belirtildi.
Huize Soria yönetimi ise kendilerine yöneltilen kötü muamele ve şiddet iddialarını reddederek, faaliyetlerini ilgili kurumlarla şeffaf biçimde yürüttüklerini savundu.
Uyarılara rağmen gençler gönderilmeye devam edildi
Skandalın en dikkat çekici yönlerinden biri, bakım evindeki sorunlara ilişkin uyarıların yeni olmaması. Huize Soria hakkında 2016 yılından itibaren çeşitli bildirimler yapıldığı, 2021 yılında ise beş gencin Amsterdam bölgesindeki çocuk ombudsmanına başvurduğu ortaya çıktı.
Daha sonra gerçekleştirilen bağımsız incelemelerde kurumda baskıcı bir yönetim anlayışının bulunduğu, çocukların haklarını kısıtlayan uygulamaların yeterince gerekçelendirilmediği belirtildi.
Bazı Hollandalı gençlik bakım kuruluşları bu bulguların ardından çocukları kurumdan geri aldı. Ancak SAVE Jeugdbescherming gibi bazı kuruluşların, güvenlik konusundaki endişelere rağmen İspanya'ya genç göndermeyi sürdürdüğü belirlendi.
SAVE Jeugdbescherming hakkında ağır rapor
SAVE Jeugdbescherming'in faaliyetlerine ilişkin 2 Kasım 2026'da gündeme gelen bağımsız araştırma raporu, kuruluşa yönelik eleştirileri daha da artırdı.
Raporda, güvenlik konusunda yapılan uyarıların yeterince dikkate alınmadığı, bazı mahkeme kararlarının uygulanmadığı ve kurumun kendi hukuk danışmanlarının görüşlerinin göz ardı edildiği belirtildi.
Özellikle bir çocuk koruma görevlisinin Veenendaal Belediyesi adına altı genci aynı İspanyol bakım evine yerleştirmesi dikkat çekti. Araştırmacılar, söz konusu personelin gerekli uzman görüşlerini almadan hareket ettiğini ve kurum içerisinde ciddi denetim eksiklikleri bulunduğunu tespit etti.
SAVE yöneticisi Anja Jonkers, gençlerin yaşadıklarından dolayı derin üzüntü duyduklarını ve çocukların güvenli bakım hizmeti alma hakkının korunması gerektiğini ifade etti.
Denetim kurumu da eleştiriliyor
Hollanda Sağlık ve Gençlik Denetleme Kurumu IGJ'nin de olayla ilgili sorumluluğu tartışılıyor. Kurumun 2016 yılında Huize Soria hakkında ilk bildirimleri aldığı, ancak sonraki yıllarda gelen uyarıları İspanyol denetim makamlarına iletmediği ortaya çıktı.
IGJ, İspanya'daki bir bakım evini doğrudan denetleme yetkisi bulunmadığını belirtirken, gelen bildirimlerin ilgili ülkenin denetim makamlarına aktarılabileceğini kabul etti.
İspanyol makamları ise gerekli ruhsatların bulunmadığı gerekçesiyle Eylül 2026 sonunda Huize Soria'nın faaliyetlerini durdurdu.
Parlamento kapsamlı soruşturma istiyor
Olay Hollanda Parlamentosu'nda da geniş yankı uyandırdı. Milletvekilleri ve çocuk hakları alanında çalışan kuruluşlar, yalnızca SAVE Jeugdbescherming'in değil, gençlerin İspanya'ya gönderilmesinde rol oynayan bütün kurumların araştırılmasını talep ediyor.
Gençlik Bakanı Mirjam Sterk ise şu aşamada tüm kurumları kapsayan yeni ve bağımsız bir soruşturma başlatılmasına sıcak bakmıyor. Bakanlık, mevcut araştırmalar ve yurt dışına çocuk yerleştirilmesini sınırlandırmaya yönelik hazırlanan düzenlemelere işaret ediyor.
Hükümetin kabul ettiği bir diğer önemli eksiklik ise yurt dışına gönderilen çocukların tamamını gösteren ülke çapında eksiksiz bir kayıt sisteminin bulunmaması.
Yaşananlar, Hollanda'da çocuk koruma sisteminin denetim mekanizmalarını ve kurumlar arasındaki sorumluluk paylaşımını yeniden tartışmaya açtı. Korunmaları amacıyla ailelerinden ve ülkelerinden uzaklaştırılan çocukların, başka bir ülkede nasıl bu tür koşullarla karşılaşabildiği sorusu ise henüz yanıtlanmış değil.
Lahey