Yaşantımızda Yılgınlığa Yer Yok


  • Kayıt: 12.03.2022 09:42:59 Güncelleme: 12.03.2022 09:42:59

Yaşantımızda Yılgınlığa Yer Yok 

Nejat MUSTAFA

Yaşantımızda ne kadar güçlüyüz ?

Yaşantımızın yönünü ve hedefini çoğu zaman kendimiz belirleyemeyiz. Yıllar önce Hollanda ‘ya yerleşen misafir ailelerimiz 80 ‘li yıllara kadar geri dönme ve yaşamlarını Türkiye’de devam ettirme planları bulunmaktaydı. 68’li yıllarında başlayan sendikalaşma, özerk üniversite, özgür politik yaşam ve daha refah

bir toplum yaşamdan rahatsız olan ve bölüşme kültürünü öğrenememiş sermaye, gelişmeleri çeşitli politik ve siyasi oyunlarla insan yaşamına müdahale ederek Türkiye ‘yi 1980 yıllarına ve can güvenliğinin arandığı bir ortama getirdi.

Can güvenliğinin olmadığı bir toprak, ev ve vatan düşünün. O yaşanan mekânın ne değeri ve nede geleceğe yönelik umutların yeşerdiği bir vatan olur. Tarihler boyunca, beylikler, aşiretler ve çeşitli etnik ve de inanç grupları dünyanın çeşitli bölgelerinden başka bölgelerine göç etmişlerdir.

Yıl 1980

Bize de yazılan ve var olan olanakları değerlendirme kalmıştı. 8-8 -1980 ‘de tarihinde Schiphol Havalimanı’nda başlayan yolculukla, Hollanda’ya yerleştik. Hollanda’da sahip olunan eğitim, iş olanakları ve iyi bir gelire sahip olmak gösterilen belirli bir çabanın ve emeğin sonucunda vardı ve var olmaya devam edecektir. Hiç kimse artık, başkasını düşünmüyor. Hollanda’da, “ Post - Ego - Kapitalizmine “geçiş devam ediyor. Çalışmayana ne yarım ekmek ve tok tutmayan bir aş olmadığı bir devlet ve ülke olma yolunda hızla ilerliyoruz.

Yılgınlık ve kaçış

Bazı aileler bu olumsuz atmosferden, işsizlikten ve fakirlikten Hollanda’yı Türkiye’ye değişmekle çözeceklerini düşünüyorlar. Tek kelimeyle; “Yukarı tükürsen bıyık , aşağı tükürsen sakal “.

Kimsenin geri Türkiye’ye dönmesine karsı değiliz. Ama, iyi düşünmek gerek. Kararı Hollandalı gibi hisseden ve yaşayan gençlerle ve eşlerle almak ve kesin uygulamak gerek. Bizde bir laf vardır “Tosya’ya pirince giderken evdeki bulgurdan olmak “ diye. .

Toplumsal ve sosyal yaşam dinamiklerinde zayıflama

Geri dönme planları ve hikayeleri Hollanda toplumunda varılmak istenen hedefleri aksatıyor veya geciktiriyor .Hollanda’dan Türkiye’ye veya Türkiye’den Hollanda ‘ya beyin göçü devam edecek ve de bunu iş pazarındaki arz ve talep belirleyecektir. Türkiye’den gelecek nesil, biz misafir işçi babalarımıza benzemeyecektir. O zaman, organize, örgütlenme ve toplumsal değerlerde de büyük değişimleri beklememiz gerekiyor. Geri dönüş hikayeleri ve planları toplumda, yılgınlık ve bıkkınlık yaratmamalıdır.

Hollanda’da yaşam

Hollanda’da meslek eğitimi yapmak ve yeni iş sektörlerinde hizmet vermek için bizlerin araştırma yaparak, kendimize yeni eğitim, iş ve gelir kaynakları yaratmamız gerekir. Krizlerde yeni olanaklar ve güzellikler yaratmak ancak, “Olumlu / pozitif yaşam felsefesiyle “mümkündür.

Örnek : 2040 yılında Hollanda sağlık sektörü 2 milyon çalışana gereksinim var. Türk ve Faslı gençlerin istihdamı olmadan gerekli olan iki milyona ulaşmak mümkün değildir.

Yaşadığımız ülkede gerekli iş, sosyal yaşam barışından yanayım.

Her türlü, Korona pandemisi ve Ukrayna ‘nın Rus işgalindeki olumsuzluğa rağmen yaşam devam ediyor. Biz görmedik ama, dede ve ninelerimizin anlattığı yaşam hikayelerini, Yemen Çöllerin ’den, Balkanlar’dan ve Sarıkamış'tan geri dönmeyen, delikanlıları, evlatları, kıtlık, hastalık ve yokluklarla yaşamını devam ettiren bir Anadolu insanı.

Onun için mücadeleyi bırakmanın , yılgınlığın ve öteki ve beriki gibi yaşamanın hiçbir anlamı yok. Hepimiz, biz, biz gibi yaşarsak bu zorlukları da atlatırız.

Kara gözlüm,

Bu kış sensiz zorlu geçti

Sendin, o ilk sevgim

Kesin sendin o nevruzlar

Garip açmış çiğdemler,

Sendin o boynu bükük.

Ela gözlüm,

Bu soğuk Mart’tan sonra

Bol güneşli baharlar göreceksin

Yalnız o yalnız ayrılığında

Umutlu umudunla hoşçakal.

Mutlu, güneşli ve umutlu günler sizlerin olsun der, saygılarımı sunarım