Güneydoğu Kültür ve Arkeoloji Seyahatımızdan İzlenimler


  • Kayıt: 24.08.2022 19:10:06 Güncelleme: 24.08.2022 21:58:25

Güneydoğu Kültür ve Arkeoloji Seyahatımızdan İzlenimler

Nejat SUCU

Uzun yıllar Güneydoğu’da ki şehirleri görmek nasip ve mümkün olmadı. Hollanda’da yaşamanın bir dezavantajı var, memleketin her karış toprağını görmek mümkün olmuyor.

Tabiki babam Ahmet Sucu gibi Diyarbakır'da TSK Topçu birliğinde (1952 ) Askerlik yapma olanağımız da olmadı. Devlet ve devlet kamu görevlisi olmadığımız için de Şark hizmetimizde yok tabiki.

Güneydoğu denilince geçen yıllarda terör ve binlerce insanın hayatına anlamsız, ne için ve kimler için belli olmayan anarşi ve terör eylemleri ile gündemimize oturdu. Tabiki beyinsel olumsuz etkileniyorsun.

Bu arada insanları etnik kökeninden ayrıştıran ve şoven duygularını güçlendiren uzun yıllar uzaktan da olsa, toplumsal ilişkileri olumsuz etkileyen, birlik ve beraberliğimize sekte vuran bir dönemden geçtik.

Hollanda'nın Almelo’dan hareketle ve 40 kişiye yakın bir Güneydoğu tur grubunuzla, kendi özel taşıtımızla mümkün olmayan  6 gün içinde dolu dolu geçen Güneydoğu kültür ve arkeoloji gezimizde, gösterilen hizmet, ilgi ve yoğun bir program vardı.

Diyarbakır, Urfa, Mardin,Adıyaman, Gaziantep gibi Güneydoğu ve Mezopotamya kültürünü, tarihini, geçmişten günümüze çok kültürlü ve çok inançlı medeniyetlerin toplamanı bir harmoni içinde barındırabilen bir Diyarbakır görülmeye değerdi.

Şehirler içinde en güzel ve modern şehirleşme ve kültürel birikim olarak ve entelektüel insan kaynakları yönünden Diyarbakır en zenginlerindendi.

Ayrıca yemek kültürü, genelde et ağırlıklı mutfağıda var olan kilolarımıza bir kaç kilo daha eklendi. Misafirperver şehir halkının gösterdiği ikram, ilgi ve sevgi geziye katılanların tepkisini çekmeye yetti “Biz böyle ve barış içinde bir Güneydoğu ‘”beklemiyorduk.

Bunun yanında sayıları gittikçe azalan Güneydoğu’daki, Arap, Süryani, Asuri, Ezidi, Kürt, Türk ve geçmişteki medeniyetlerin kültür değerleri ve geçmişleri ile bir anlıkta olsa, tarihin 10 bin yıl gerisine gidebilmekte önemliydi.

Yolları bizim Niğde ve Nevsehir’den güzel olan Güneydoğu,  binlerce dönüm dümdüz verimli arazileri ve ekili Fıstık ve Zeytin bahçelerinin yanında binlerce dönüm tahıl ekimi ile Türkiye'nin tahıl ambarı ve bitmez tükenmez bereketli toprakları ile Güneydoğu.

Tabiki verime verim katan tarihi sulama Gap projesini unutmamak gerek. En büyük zenginlik var olan Su kaynakları birlikte sahip olmak isteyenleri art niyetlerini de kamçılıyor tabiki.

Neden Güneydoğu'da yüzyıllarca, son 40 yıldır süren terörle anılma  nedeni, sebebi ve kim ve kimler için olduğunu Güneydoğuda bir haftalık bir gezinti ile birazcık anlamak mümkündür.

Belli ki var olan zengin topraklara ve geleceğin Gıda ambarına göz dikenler var. Türkiye'nin aşına ve ekmeğine göz dikenler var. Biz hep birlikte barış içinde 300 milyonu besleyebilecek olan Türkiye topraklarında hep birlikte barış ve mutluluk için yaşamak zorundayız. İlk önce düşünme ve geleceğe yönelik görüşlerimiz değişirse, zaman içinde davranışımızda ona uyum sağlar.

Urfa Balıklı göl, Göbeklitepe Örenyeri, Süryanı Deyrul Zafaran Manastırını , Harran ovası, Üniversitesi, Diyarbakır Ulu Cami ve Adıyaman Nemrut Dağı Tapınağını görebilmek, değerli rehberlerin entelektüel anlatım ve yorumları ile görülmeye değerdi.

Ayrıca organize eden Almelo Saray Reize’den Bekir Uslu’ya ve Saba Tur çalışanlarına ve rehberlerine buradan da teşekkürlerimizi sunar, gelecekteki organizlerinde üstün başarılar dilerim..

Diyarbakır, 11 Mayıs 2022