Hollanda Diasporasında Çorap Söküğü Gibi Yeni Bir Yaşam


  • Kayıt: 07.07.2025 19:19:32 Güncelleme: 07.07.2025 19:20:15

Hollanda Diasporasında Çorap Söküğü Gibi Yeni Bir Yaşam

Nejat SUCU

Türk toplumunda fakirlik ve yalnızlık gibi sorunların varlığını uzun zamandır gözlemliyor ve bu meseleleri yaklaşık 25 yıldır hem kişisel gündemim hem de toplumsal bir sorun olarak dile getirmeye çalışıyorum. Bu meselelerin çözümü için mücadele verilmesi gerektiğine inanıyorum.

Kafayı Kuma Gömerek Sorun Çözülmez

Ne yazık ki, Hollanda’daki Müslüman Türk göçmen toplumu ve onların oluşturduğu kurumlar bu konuda yeterince duyarlılık göstermiyor. Tıpkı diğer toplumsal sorunlarda olduğu gibi, burada da sorunu kabullenmekte ve çözüm üretmekte isteksiz davranılıyor. Nedenlerine burada uzun uzun değinmeyeceğim, çünkü bu ilgisizliğin birçok ve farklı sebebi var.

Örtüşmeyen Hedefler, Göz Ardı Edilen Gerçekler

Evet, vakıf, cami ve derneklerin çoğu zaman ekonomik öncelikleri ve kendi gündemleriyle fakirlikle mücadele politikaları örtüşmüyor. Ancak ortada göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir sorun, adeta bir yangın var. Bu yangını söndürmek için artık harekete geçmeliyiz. Kafamızı kuma gömerek bu yangını söndüremeyeceğimiz aşikâr.

Neden “Çorap Söküğü” Gibi?

Fakirlikle başlayan bir hayat, zincirleme şekilde birçok sorunu da beraberinde getiriyor: işsizlik, borçlanma, boşanmalar, yalnızlık, alkol ve madde bağımlılığı… Çocukların eğitimde geri kalması ve sosyal hayattan uzaklaşması gibi sonuçlar artık görmezden gelinemeyecek noktada. Son zamanlarda basının ilgisi ve Hollanda’daki resmi kurumların hazırladığı raporlar, bu sorunların giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor.

Hollandalılar Bizden Önce Fark Etti

Hollanda devleti, nitelikli insan gücü ve toplumsal barış açısından bu sorunların çözümünü önemsiyor. Hollanda Merkezi İstatistik Bürosu (CBS), Türk kökenli vatandaşların, Hollandalı emsallerine göre %25 daha az kazandığını; Türk çocuklarının ise %30’a varan oranlarla fakirlik içinde büyüdüğünü raporladı.

Bu tür raporlar sonrası merkezi hükümet, konuya dair özel bütçeler ayırmakta ve yerel yönetimlerden planlama yapmalarını beklemektedir. 342 belediyenin en az 100’ü, ayrıca 12 eyaletin tümü, fakirlik, işsizlik ve borçlanmayla mücadeleye dair ciddi sorumluluklar üstlenmelidir.

2026 Seçimleri ve Bir Fırsat

Önümüzdeki yıl, 18 Mart 2026’da yapılacak belediye meclisi seçimleri, bu konuları gündeme taşıma fırsatı sunmaktadır. Hollanda’da yaşayan yaklaşık 500 bin Türk ve 1 milyon 300 bin Müslüman seçmen, hem seçerek hem de seçilerek bu sorunları yerel siyasetin öncelikli konusu haline getirmelidir. Sembolik siyaset bir yere kadar etkilidir; kalıcı çözümler için gerçek adımlar atılmalıdır.

Umut Ediyorum ki…

Umarım ki bu meselelerde bizden habersiz planlar yapılmaz, ayrılan bütçeler genel ve belirsiz projeler için harcanmaz. Bu alanda çalışan kurum ve kuruluşlar yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde somut çalışma planları hazırlayarak yetkili makamlarla görüşmelere başlamalıdır. Benden söylemesi, yazması… Gerisi sizden: uygulaması!

Hoşça kalın.