Diaspora, Thuisland, Heimat, Gurbet ve Vreemd Land: Hollanda’da Bir Ağaç Gibi Kök Salmak


  • Kayıt: 13.08.2025 11:39:46 Güncelleme: 13.08.2025 11:40:27

Diaspora, Thuisland, Heimat, Gurbet ve Vreemd Land:

Hollanda’da Bir Ağaç Gibi Kök Salmak

Nejat Sucu

Yıllar önce, bir ağaç gibi kökünden sökülüp selin önünde sürüklenen dallar misali, kaderin mi yoksa kendi arayışımızın mı bizi buraya getirdiğini bilemeden Hollanda’da bulduk kendimizi. Aradan geçen 60 yılın ardından, aynı ağacın yeniden yerinden sökülüp başka bir yere dikildiğini hayal edin. O ağaç ne eski neşesini bulabilir ne de dalları, budakları eskisi gibi güzelleşebilir. Yeniden kök salmak zor bir iştir.

Bu yüzden diyorum ki: Yerimizde köklerimizi güçlendirerek, hayatımızı umut ve mutlulukla sürdürmeye çalışalım. Yolumuza böyle devam edelim. En güzeli, yaz aylarını Babavatan (Vaderland) Türkiye’de, kış aylarını ise Anavatan (Moederland) Hollanda’da geçirerek birbirimize sahip çıkmaktır. İki ülkede yaşamak, iki ülkenin vatandaşı olmak, herkese nasip olmayan bir zenginliktir. Elbette bunun hem maddi hem manevi bir yükü olacaktır, bu da gayet doğaldır.

Atalarımızın dediği gibi: “Gülünü seven dikenine katlanır.”

Etrafımıza bir bakalım… Ateş, savaşlar, katliamlar, mazlumların ve yoksulların yok edilişi… Türkiye üzerinden “Umuda Yolculuk” filmindekine benzer şekilde Avrupa’ya ulaşmak için yola çıkanların yaşadığı insanlık dramı… Güvenli bir yaşam umuduyla yola çıkan binlerce mülteci, her yıl uluslararası sularda hayatını kaybediyor.

Bu nedenle diyorum ki, sahip olduğumuz imkânların kıymetini bilelim, daha iyisi için umutla çalışalım. Bizim gurbetimizi, Nâzım Hikmet Ran kendi yaşadıklarıyla ne güzel anlatmış; bir başkası bu kadar güzel dile getiremezdi:

Davet

Dörtnala gelip Uzak Asya’dan

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan

bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

ve ipek bir halıya benzeyen toprak,

bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,

yok edin insanın insana kulluğunu,

bu davet bizim…

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

ve bir orman gibi kardeşçesine,

bu hasret bizim…

Gurbetin kapıları hiçbir zaman kapanmasa da, hem kendi ömrümüz hem de gelecek nesiller için, bu kapılardan umutla geçmeyi bilmeliyiz. Geçen 60 yılın acı-tatlı hesabını ince terazide tarttığımda, “Mutlu ve Umutlu” tarafın ağır bastığını gördüm.

Ben de o terazinin gözüne bakarak kendime bir mutluluk payı çıkardım.

Sevgilerimle,