Hollanda’da yalnızlık, özellikle yaşlı ve sosyal hayata katılımı sınırlı göçmenler arasında önemli bir toplumsal sorun olarak büyümeye devam ediyor. Türk toplumu içinde maddi imkânsızlıklar yaşayan, sağlık sorunları bulunan ve uzun süredir evinden dışarı adım atamayan yaşlı bireylerde yalnızlık çok daha ağır hissediliyor.
Hollanda’da Yalnız Yaşayanların Sayısı 3 Milyonu Aştı
Hollanda genelinde yalnız yaşayanların sayısı son on yılda yaklaşık 450 bin kişi artarak 3 milyonun üzerine çıktı. CBS araştırmalarına göre bu rakamın 2035 yılında 3 milyon 600 bine ulaşması bekleniyor.
Bu istatistiklerin pandemi öncesine ait olduğu biliniyor. Koronavirüs döneminde yalnızlığın daha da arttığı, bu sürece yaklaşık 500 bin kişinin daha eklendiği belirtiliyor. Araştırmalar, yalnız yaşayan bireylerin yaşam sürelerinin, birlikte yaşayanlara göre ortalama 8 yıl daha kısa olduğunu ortaya koyuyor.
Batılı Olmayan Göçmenlerde Yalnızlık Daha Yüksek
Hollanda’da yaşayan Batılı olmayan göçmen gruplarda yalnızlık hissi çok daha yoğun. Türk göçmenlerin de dahil olduğu bu grupta yaşayanların yüzde 64’ü kendisini yalnız hissettiğini veya gerçekten yalnız yaşadığını ifade ediyor.
Yalnızlığın özellikle sosyal çevre, ekonomik koşullar ve yaşam kalitesiyle yakından ilişkili olduğu belirtiliyor. Yeterli gelir, sosyal aktivitelere erişim ve hizmetlere ulaşabilirlik; yalnızlıkla mücadelede belirleyici faktörler arasında yer alıyor.
Belediyeler ve Fonlardan Destek Alınabiliyor
Uzmanlar, yalnızlıkla mücadele konusunda belediyelerin sosyal işler birimlerine (Gemeenten / Sociale Zaken) başvurulabileceğini hatırlatıyor. Bunun yanı sıra çeşitli özel fonlar ile Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı’nın (SZW) sağladığı desteklerden de yararlanmak mümkün.
Ancak proje hazırlama, kaynak bulma ve uzman görevlendirmede özellikle göçmen kuruluşlarının yeterli personel ve teşvik eksikliği yaşadığı ifade ediliyor.
Derneklerde Ücretsiz Sosyal Etkinlikler Önerisi
Toplum içindeki yalnızlığı azaltmak amacıyla Türk dernekleri ve camilerde ücretsiz çorba ve kahvaltı günleri düzenlenmesi öneriliyor. Bu tür etkinliklerin, hem Türk toplumunu hem de Hollandalı komşuları bir araya getirerek sosyal uyumu güçlendirebileceği belirtiliyor.
Ayrıca belirli konular etrafında “konulu kahvaltı” veya “konulu çorba akşamı” gibi toplantılar düzenlenerek bilgilendirme, farkındalık ve toplumsal etkileşimin artırılabileceği vurgulanıyor.
Toplumsal Katılım İçin İletişimin Güçlendirilmesi Gerekiyor
Göçmen toplulukların sadece olumsuz gündemlerle anılmaması gerektiği, gerçekleştirilen olumlu sosyal faaliyetlerin daha görünür kılınmasının önem taşıdığı belirtiliyor. Bu kapsamda hem Türk basını hem de yerel Hollanda basınıyla güçlü ilişkiler kurulmasının, toplumsal faaliyetlerin etkisini artıracağı ifade ediliyor.
Yaşlılıkta Sosyal Hayattan Kopmamak Önemli
Uzmanlar, gelecek yıllarda emekli olacak Türklerin şimdiden sosyal faaliyetlere yönelmesinin, yaşlılık döneminde yalnızlık riskini azaltacağını belirtiyor. Emeklilik sonrası sürekli televizyon veya bilgisayar karşısında geçirilen hareketsiz bir yaşamın, fiziksel ve ruhsal sağlığı olumsuz etkilediği hatırlatılıyor.