Hollanda Siyasetinde Tarihi Dönemeç: Türk Seçmenin Oyları Başbakanı Belirleyecek


  • Kayıt: 09.12.2025 07:57:07 Güncelleme: 09.12.2025 17:34:26

Hollanda Siyasetinde Tarihi Dönemeç: Türk Seçmenin Oyları Başbakanı Belirleyecek

Nejat SUCU

Hollanda’da Aralık ayı sosyo-kültürel ve politik atmosferi, ülke siyaseti açısından son yılların en kritik kırılmalarından birine sahne oldu. Göç, İslam, mülteci politikaları ve yabancı kökenlilere yönelik sert söylemlerle şekillenen politik iklim, 2025 seçimlerinde beklenmedik bir sonuç doğurdu. Türk ve Fas kökenli seçmenin oyları, Hollanda’nın yeni başbakanını belirlemede kilit rol oynadı.

Aşırı Sağ Rüzgârı İki Yıldır Yükseliyordu

Son iki yılda Hollanda’da İslam karşıtı ve anti-göç söylemleri merkez siyaseti bile etkiler hale gelmişti. “PanNederlands” olarak adlandırılan aşırı sağ yönelimler, toplumda normalleşmeye başlamış; göçmenlere yönelik baskı ve politik tehdit algısı artmıştı.

Ancak ekonomik dalgalanmalar, savaşın Avrupa üzerindeki etkileri, sosyal güvenlik endişeleri ve seçmenin “bir daha aynı hataya düşmek istememesi” bu rüzgârın seçim sonuçlarında frenlenmesine yol açtı.

Siyaset uzmanlarına göre Hollanda seçmeni bu kez “akılcı davranarak” aşırı uçlardan uzak durdu.

29 Ekim Seçimleri Bir Kırılma Noktası Oldu

Hollanda’da 29 Ekim’de yapılan erken genel seçimlerde beklenmedik bir tablo ortaya çıktı. 50 yılı aşkın siyasi geçmişiyle etkili bir merkez liberal parti olan Demokratlar 66 (D66), parti tarihinin en büyük başarısını elde ederek 29 bin oy farkla birinci parti oldu.

Bu sonuç, Hollanda siyasetinde göçmen oylarının belirleyici olduğu ilk seçim olarak kayda geçti.

Türk ve Fas Kökenli Seçmen Sandığın Anahtarını Elinde Tuttu

Hollanda’da geleneksel olarak farklı partilere dağılan Türk ve Fas kökenli seçmen gruplarının oyları, bu seçimde kritik bir rol üstlendi.

Toplamda 80 bin ile 100 bin arası göçmen oyunun özellikle büyük şehirlerde D66’ya yönelmesi, partiyi birinci parti konumuna taşıdı.

Bu durum, Hollanda’nın uzun yıllara dayanan politik tarihinde ilk kez göçmen kökenli seçmenin başbakanı belirlemesi anlamına geliyor.

D66’nın lideri Rob Jetten, büyük olasılıkla Hollanda’nın yeni başbakanı olacak.

Koalisyon Masasında Zor Bir Dönem Başlıyor

D66 öncülüğünde kurulması beklenen hükümet için iki ana senaryo öne çıkıyor:

1) Azınlık Koalisyonu (Minderheidskabinet)

D66 + CDA + VVD

Bu modelde hükümet, her yasa için Meclis’te destek aramak zorunda kalacak.

Sosyal güvenlik ve sağlık paketlerinde GL–PvdA’nın

Ötenazi yasasının genişletilmesinde VVD’nin desteği gerekecek.

Hollanda bu modele çok alışkın olmasa da ülkenin politik kültürü uzlaşma üretmeye açık.

2) Çoğunluk Koalisyonu (Meerderheidskabinet)

76+1 milletvekili desteğiyle geniş tabanlı bir merkez koalisyonu ihtimali de masada.

Yeni Hükümeti Çoklu Kriz Dosyaları Bekliyor

Yeni koalisyonu yüklü bir gündem karşılayacak:

Ülkede derinleşen konut açığı ve kira bunalımı

Avrupa güvenlik krizi ve savunma harcamalarının GSYH’nin %3,5’ine çıkarılması (26–35 milyar euro)

Rusya–Ukrayna savaşı kaynaklı askeri ve ekonomik baskılar

Karbon (stikstof) emisyonu ve iklim uyum politikaları

Sağlık, sosyal güvenlik ve eğitimde artan maliyetler

Çocuk bakım parası skandalının sonuçları

Gelecek güvencesi politikaları (Toekomstzekerheid)

Ayrıca ülkede artan yaşlı nüfus (vergrijzing), işgücü açığını büyütüyor. Bu nedenle göçmenlerin istihdamdaki rolü eskiye oranla çok daha kritik.

Göçmenlere Yönelik Politikalarda ‘Adalet’ Beklentisi

Göçmen toplulukları, özellikle son yıllarda artan anti-göç söylemlerinin ardından yeni hükümetten daha insani ve adil politikalar bekliyor.

Uzmanlara göre, yaşlanan Hollanda’da ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği için göçmen işgücüne dünden daha fazla ihtiyaç var.