145 yıl önce Hollanda’yı terk eden kurtlar, yaklaşık 15 yıl önce yeniden ülkeye döndüler. Son yıllarda tıpkı biz Türk göçmenleri gibi Hollanda’yı kalıcı yeni vatan olarak seçmiş durumdalar; soylarını artık burada sürdürmeye başladılar.
Yapılan bir araştırmaya göre, son iki yılda kurtların Hollanda’ya yerleşmesi halk arasında büyük ölçüde kabul görmüş. Hollandalıların yüzde 57’si kurtların ülkeye geri dönmesini olumlu karşılıyor. Bu kabul, aynı zamanda acceptatie ve respect anlamlarına da geliyor. Dahası, halkın yüzde 65’i kurtları tehlikeli bir hayvan olarak görmüyor.
Mülteciler ve Suriyeliler
Son 15 yılda Hollanda’ya yerleşen Suriyeli sayısı 250 bine doğru hızla ilerliyor. Aile birleşimi ve aile kurma (gezinshereniging en gezinsvorming) hakkını kullanan Suriyeliler, yakın zamana kadar ikamet izni alabiliyorlardı. Beşar Esad rejiminin düşmesine en çok sevinenler ise mülteci karşıtları oldu. Sayıları oldukça fazla olan Hollanda’daki anti-mülteci ve göçmen karşıtları için yeni bir umut doğdu: “Suriyeliler memleketlerine geri dönecekler mi?”
Esad rejiminin 7 Aralık 2024’te resmen devrilmesinin ardından yurtdışındaki yaklaşık 7–8 milyon Suriyelinin yalnızca yüzde 10’u ülkelerine dönebildi.
Unutulan bir gerçek var
Hollanda’da ekonomik, sosyal ve kültürel büyüme devam ediyor. Yeni iş ve istihdam alanlarında, doğurganlık oranı düşük Hollanda’nın işgücü açığını göçmenler ve mülteciler dolduracak.
Peki biz Türk göçmenleri?
60 yıldır Hollanda’nın yapmak istemediği en ağır ve pis işleri yaptık. 60 yıldır vergi veriyoruz. Hollanda kültürüne, ekonomisine ve toplumsal yaşamına küçümsenmeyecek katkılar sağladık ve sağlamaya devam ediyoruz.
Peki neden bizler, yıllardır birlikte yaşadığımız bu ülkede, “yeni göçmen kurtlar” kadar çabuk ilgi ve kabul görmüyoruz? Üstelik kurtların aksine, toplum için tehlikeli bir varlık da değiliz.
Bu sorunun cevabını bu sabah bulamadım. Ama umarım sizler olumlu yönde değerlendirirsiniz.
Saygı ve sevgilerimle,