Mutluluğun ölçeği, ilkeleri, şartları ve tanımı o kadar da kolay olmasa gerek. Geçtiğimiz dönemde birçok ortamda; sohbetlerde, toplantılarda ve seminerlerde bulundum. Zaman zaman Hollanda’da mutsuz olduğunu düşünen ve söyleyen biri çıkar. Ancak o ortamda, her türlü eğitimden, meslekten ve kültürel birikimden insan olmasına rağmen, doyurucu ve aydınlatıcı bir cevap almak pek de kolay değildir. İnsanoğlu, var olduğu günden bu yana mutluluğunu arar durur…
Tabii ki her bireyin mutlu olduğu anlar vardır. Hiç de mutsuz değiliz aslında. Meta ve maddiyat yönünden bakarsak, iki çalışanın olduğu bir aile rahat bir geçim sağlayabilir ve günlük doğal gereksinimlerini karşılayacak durumdadır. Eskiden öğrencilik yıllarında kendi hâlinde yaşayanlara “küçük burjuva” derdik. Evet, Avrupa insanı sahip olduğu maddi imkânlar ve servetle mutlu olmaya ve yaşamaya çalışan bir “küçük burjuva” (Kleinere Bourgeoisie) profili çizmektedir.
Yaşamın her döneminde insanı mutlu eden anlar, olaylar ve özel günler vardır. Diploma alır, iş hayatına ilk adımımızı atarız. Evlenir, çocuk sahibi oluruz. Zamanı gelince dede ya da nine olur, bundan büyük haz ve mutluluk duyarız. Aynı zamanda yaşlandığımızı fark eder ve bundan dolayı hüzünleniriz. Yaş ilerledikçe bazı şeyleri yeniden yapma imkânımız kalmadığı için mutsuzluk hissederiz. Demek ki yaşamda tam, kayıtsız ve şartsız bir mutluluk yoktur.
Hollanda’da Zorunlu Yaşam Duygusu
“Hiç içime sinmedi, bir türlü Hollanda yaşamını benimseyemedim ve alışamadım” sözlerini sıkça duyarız. Ama o kişi ömrünün sonuna kadar Hollanda’da yaşamaya devam eder. Hatta hazır bir cevabı da vardır: “Ne yapayım, eşim dönmek istemiyor.”
Her ne nedenle olursa olsun, kendimizi Hollanda’da zorunlu olarak yaşamak mecburiyetinde hissetmeye başladığımızda, mutlu günlerimiz mutsuz günlerimizden daha az olacaktır. Bu durumda olumsuzlukları daha çok görür, mutsuzluk üretiriz. Üstelik farkında olmadan çevremizdekileri de mutsuz ederiz.
Hollanda Bizlere Benzemeyecektir
Hollanda’nın genel kültürünün bize benzediğini düşünenler bana göre yanılırlar. Ne olursak olalım; ister devlet memuru, ister milletvekili, ister milyoner… Hollanda’da yaşadığımız sürece, hâkim olan seküler ve özgür yaşam anlayışıyla birlikte yaşamaktan başka seçeneğimiz yoktur.
Kim, neden, nasıl ve ne zaman Hollanda’da mutlu olur? Ancak yüzde yüz mutluluk diye bir ömür boyu süren hayat yoktur. Benim mutluluk ölçeğim, 10 üzerinden 6’ya ulaşmaktır. Mutlu olmaya çalışırken, mutluluğa giden yol bile insanı huzurlu ve güvenli hissettirmeye yeter.
Hafta Sonları Neden Yüksek Oranda Madde Kullanımı?
Hollanda’da madde kullanım oranları, şehirlerin kanalizasyon şebekelerinden alınan ölçümlerle tespit edilebilmektedir. Hafta sonlarında Amsterdam, Lahey, Rotterdam, Eindhoven, Maastricht ve Utrecht gibi büyük şehirlerde madde tüketiminin arttığını okuyor ve biliyoruz.
Hafta sonlarında mutlu olmaya hakkı olan ama mutluluğu başka maddelerde arayan bir toplum mu var? Yoksa bilinmeyen ya da tadılamayan duyguların eksikliğini gidermek için başvurulan bir kaçış mı söz konusu?
Büyük bir maddi zenginliğin olduğu bu şehirlerde yaşayan, gelir düzeyi yüksek insanların bile madde kullanımına yönelmesinin gerçek nedeni nedir? Yalnızlık mı? Tatminsizlik mi? Bireysel özgürlüklerin sınırsız kullanımı mı? Manevi hayattan uzaklaşma mı? Büyük şehir stresinden kaçış mı? Ego merkezli yaşam anlayışı mı?
Amsterdam’da yaşayanların yaklaşık yüzde 33’ünün yalnız yaşadığı, yüzde 66’sının ise herhangi bir inanç grubuyla bağlantısının bulunmadığı ifade edilmektedir.
Mutluluk Bir An Mıdır?
Yıllar önce Göre’de mutlu olduğum anlar vardı. Kırbayırlar’dan yürüyerek Yuvanni’ye inmiştim. Güneş tepeden yakıyor, sıcakla birlikte terliyor, susuz kalıyordum. Damağım kurumuştu. Tek isteğim su içmekti. Yuvanni’den akan buz gibi, berrak suya ulaşıp iki avucumla su içtiğim o an… İşte mutluluk bazen iki elinizin arasındaki o serinliktir. O anlık bir duygu birikimidir.
Var Olanı Kabul Mü, Sürekli Sorgulamak Mı?
Var olanı olduğu gibi kabul etmeyip mutsuz mu olalım?
Yoksa “Ne yapabiliriz?” diye düşünürken yine mutsuz mu olalım?
Karar sizin.
Saygılarımla, hoş ve mutlu kalın.