Yeni Hollanda Koalisyon Hükümeti ile Şubat 2026 Hollanda İktisadi ve Politik Analizi
Bc. Mustafa Nejat Sucu
Gelecek Hollanda’da yeni kabinenin ve örtülü ödenek uygulamalarının Türk sivil toplum örgütlerine önemli olanaklar sunması bekleniyor. Elbette bu fırsatların değerlendirilmesi; organize olunmasına, koordineli hareket edilmesine ve bilinmeyen ya da özel alanların doğru planlanmasına bağlı.
Yeni Hollanda azınlık hükümeti, Rob Jetten liderliğindeki koalisyon kabinesi ve programıyla ne kadar kaliteli bir yaşam ve gelecek güvencesi vaat ediyor? Toplumsal sınıf ve katman ayrımı (kloof tussen arm en rijk) artmaya devam etse de, ekonomideki büyüme, inovasyon, yeni teknolojiler ve ihracattaki olumlu gelişmeler, para kazanmak isteyenler için Hollanda’yı yaşanabilir bir ülke olma yolunda tutuyor. Yeni nesil göçmenler açısından da bu olumlu gelişmelerin, ekonomik olarak daha rahat bir yaşama katkı sunması beklenebilir.
Madalyonun bir yüzünde mevcut olanakların gelişimi yer alırken, diğer yüzünde dar gelirlilerin gelir ve yaşam standartlarında gerileme riski bulunuyor. “Yine vur abalıya” politikaları mı uygulanacak?
23 Şubat 2026 tarihinde Hollanda’da siyasi tarihte bir ilk yaşandı. Democraten 66 (D66), kuruluşundan bu yana ilk kez bir azınlık koalisyonuna Başbakan verdi.
Rob Jetten liderliğindeki kabine, 23 Şubat 2026 tarihinde Willem-Alexander tarafından Huis ten Bosch Sarayı’nda resmen görevlendirildi. Kabinede 18 bakan ve 10 devlet sekreteri görev yapacak.
1945’ten bu yana en kısa sürede kurulan koalisyon hükümetlerinden biri olan bu azınlık kabinesi; Democraten 66 (D66), Volkspartij voor Vrijheid en Democratie (VVD) ve Christen-Democratisch Appel(CDA) partilerinden oluşuyor (minderheidskabinet).
Üç parti tarafından kabul edilen koalisyon yönetim programı, çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından eleştirilse de, mevcut koşullar içinde “mümkün olanın en iyisi” olarak değerlendiriliyor. Önceki hükümetten daha kötü bir tablonun oluşması beklenmiyor. Nitekim Hollanda seçmeni, 29 Ekim 2025’te yapılan erken Temsilciler Meclisi seçimlerinde tercihini ortaya koymuştu.
Centraal Planbureau tarafından 20 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan “Analyse Coalitieakkoord 2026–2030” raporuna göre, hükümet programında yer alan yeni tasarruf planları dar gelirlileri ve daha fazla desteğe ihtiyaç duyan kesimleri olumsuz etkileyebilir. Bu durum, Hollanda toplumunda mevcut eşitsizliğin (ongelijkheid) artmasına yol açabilir.
Buna karşılık; dar gelirli kronik hastaların durumunda iyileştirme, mahalle evlerinin ve toplum merkezlerinin desteklenmesi, vakıf ve dernek girişimlerinin teşvik edilmesi ve eğitime ayrılan kaynakların artırılması olumlu başlıklar arasında yer alıyor.
Yeni kabinenin planlarının yasalaşarak yürürlüğe girebilmesi için Temsilciler Meclisi’nin desteği gerekiyor. Bir yasanın kabul edilmesi için salt çoğunluk (76 milletvekili) şart. Mevcut kabinenin Meclis’te 66 sandalyesi bulunuyor. Senato’da (Eerste Kamer) ise 75 üye yer alıyor ve bir kararın onaylanması için 38 oy gerekiyor. Mart 2027’ye kadar koalisyon partilerinin Senato’daki toplam sandalye sayısı 22.
Tüm bu tabloya rağmen, bazı başlıklarda olumlu gelişmelerden söz etmek mümkün:
Dar gelirlilerin yaşam kalitesinde düşüş riski bulunsa da, sosyal destek mekanizmalarının tamamen ortadan kalkması beklenmiyor.
Türk sivil toplum örgütleri için örtülü ve hedefli bütçe olanakları gündeme gelebilir.
Özellikle Almelo’da Türk sivil toplum kuruluşları, Türk nüfusun yoğun olarak yaşadığı Kerkelanden, Aalderinkshoek, Nieuwstraatkwartier, Zwaluwen, De Riet ve De Ossenkoppelerhoek mahallelerinde faaliyet gösteriyor. Yeni hükümetin; bu mahallelerin sosyo-ekonomik, kültürel, güvenlik ve eğitim alanlarında güçlendirilmesi amacıyla dernek, vakıf ve federasyonlara görev vermesi ve bu çalışmaların yerel, bölgesel, ulusal ve AB fonlarıyla desteklenmesi olası görünüyor.
Geçmiş yıllarda Hollanda’ya faydadan çok zarar verdiği değerlendirilen “günah keçisi” politikalarından (zondebokmechanisme) vazgeçilmesi bekleniyor.
Hollanda–Türk medyasının desteklenmesi gündeme gelebilir. Belirli amaçlara yönelik, sembolik de olsa sübvansiyonlar ve çift dilli reklam destekleri söz konusu olabilir.
Geleneksel göçmen toplulukları açısından, sosyal ilişkilerin ve diyalog kanallarının yeniden güçlenmesi; son yıllarda zedelenen toplumsal bağların onarılması adına önemli bir fırsat sunabilir.
Önümüzdeki günlerde azınlık hükümeti olarak Rob Jetten yönetiminin nasıl bir gelecek perspektifi sunacağını hep birlikte göreceğiz. Göç, iş gücü, sosyal güvenlik ve sağlık reformları gibi seçmen tarafından zor ve acı bulunan konuların çözümü bu kabine döneminde mi gerçekleşecek, yoksa bir sonraki hükümete mi bırakılacak?
Belki de zamanla alışacağımız ve benimseyeceğimiz bir yönetim anlayışı ortaya çıkacak. Ya da seçimlerimizin ve sorunlarımızın bir nesilden diğerine aktarıldığı (van generatie tot generatie overgedragen) bir politik gerçekçilikle yaşamaya devam edeceğiz.
Yeni hükümete başarılar diliyor, alınacak kararların toplumumuz için hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Saygılarımla,