60 Yıllık Hollanda Göçünde Türk Tutuklu ve Hükümlüler: Kısa Bir Araştırma Dosyası


  • Kayıt: 01.06.2026 16:17:09 Güncelleme: 01.06.2026 18:56:37

60 Yıllık Hollanda Göçünde Türk Tutuklu ve Hükümlüler: Kısa Bir Araştırma Dosyası

Nejat SUCU

Hollanda’ya gelen ilk neslin sahip olduğu milli ve manevi değerler, suç işlemeyi engelleyen en büyük etkendi. Zira bu ülkeye suç işlemek için gelinmemişti; amaç para kazanmak ve en fazla 5 yıl içinde Türkiye’ye geri dönmekti. Göçmen Türk işçilerinin net hedefleri ve idealleri vardı.

Türkiye; yüzölçümü olarak Hollanda’dan 19 kat büyük, nüfus olarak ise yaklaşık 5 kat daha kalabalık, çok renkli ve bölgesel kültürel farklılıkları barındıran bir yapıya sahipti. Buradan gelen "misafir işçiler", kısa zamanda Hollanda toplumunun sosyal, eğlence ve ticaret yaşamına uyum sağladı. Tabii ki azınlıkta da olsa, her toplumda olduğu gibi yer altı ve yer üstü ticaretini, kolay yoldan para kazanmayı seçen fertler de çıktı.

Sosyal, kültürel ve ticari hayattaki adaptasyon sürecinde yaşanan olumsuzluklara bireysel karakter farklılıkları da eklenince, suç ve suçlu olgusu kaçınılmaz hale geldi. Hollanda’da kalıcı olduğumuz 60 yılı aşkın sürede, bir tek suç bile toplumumuz için fazla sayılsa da, bu uzun göç tarihinde bireysel suçlardan dolayı ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Türk vatandaşı sayısının sadece 8 olması dikkat çekicidir. Bu veri, yaklaşık 500 bin nüfuslu Hollanda Türk toplumunun kurallara ve kanunlara ne kadar saygılı olduğunun açık bir göstergesidir.

Rakamlarla Hollanda Ceza İnfaz Sistemi

Hollanda genelinde toplam tutuklu ve hükümlü sayısı, her 100.000 nüfusta 54 kişi civarındadır. CBS’in (Merkezi İstatistik Bürosu) 31 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla açıkladığı güncel verilere göre, ülke nüfusu 18 milyon 152 bin 768 olarak kayıtlara geçmiştir. Bu oranlar doğrultusunda, ülkedeki toplam hükümlü (gevangenen)sayısının 9 bin 720 civarında olduğunu hesaplayabiliriz.

Ancak Hollanda ceza infaz kurumlarında ciddi bir infaz memuru (cipiers) sıkıntısı yaşanmaktadır. Bu personel açığı nedeniyle, cezası kesinleşmiş yaklaşık 3.000 kişi halen cezaevine girmek için sıra beklemektedir.

Buna rağmen Hollanda, 49 Avrupa ülkesi arasında nüfusa oranla en az hükümlü barındıran ilk 5 ülkeden biridir. Son 10 yılda tutuklu ve hükümlü sayısı %25 oranında azalmış, buna paralel olarak birçok ceza infaz kurumu (De Penitentiaire Inrichting - PI) kapısına kilit vurmuştur.

Suç Türleri ve Tekerrür Oranları

Her yıl ortalama 3.000 ila 5.000 kişi ceza infazını tamamlayarak hapishanelerden veya rehabilitasyon merkezlerinden (TBS/JG/Huis van bewaring) tahliye olmaktadır. Ancak hapis cezasına çarptırılanların %45'i, tahliye olduktan sonra ya aynı suçu ya da farklı bir suçu yeniden işleyerek cezaevine geri dönmektedir. Hollanda hukukunda bu kişiler için draaideurcrimineel (döner kapı suçlusu), recidivist (mükerrer suçlu) veya veelpleger (gözü dönmüş suçlu) tanımları kullanılmaktadır.

Hollanda genelinde, cezaevinde bulunan yabancı kökenli (Hollanda dışı doğumlu veya göçmen kökenli) tutukluların (gedetineerden) oranı %47’yi aşmış durumdadır. Cinsiyet dağılımına bakıldığında ise mahkûmların %96’sını erkekler, %4’ünü ise kadınlar oluşturmaktadır. Kısa ve uzun süreli tutukluluklar dahil edildiğinde, cezaevlerinden bir yılda gelip geçen toplam kişi sayısı 30 bini bulmaktadır.

Türk ve Fas Toplumunun Karşılaştırmalı Analizi

Sevindirici bir gelişme olarak; son yıllarda Türkiye’den gelenlerin ve Hollanda’da doğan yeni nesil Türklerin suç işleme ve tutukluluk oranlarında istikrarlı bir düşüş gözlenmektedir.

CBS’in 2025 yılı araştırma raporuna göre; Türkiye ve Hollanda doğumlu toplam Türk kökenli tutuklu sayısı 1.520’dir. Buna karşın, Fas kökenli tutukluların sayısı geçmiş yıllarda olduğu gibi yine yüksek seyrederek 3.520 olarak kaydedilmiştir. Oysa Hollanda’da yaşayan Türklerin nüfusu, Faslılardan yaklaşık 30 bin daha fazladır. Hollanda’da bugün 500 bin Türk ve 470 bin Faslı, ya ikamet izniyle ya da Hollanda tabiiyetine (Nederlandse Nationaliteit) sahip olarak yaşamını sürdürmektedir.

60 yıllık göç kayıtlarını incelediğimde; taksirle adam öldürme (doodslag) ve kasten adam öldürme (voorbedachte raad / moord) suçlarından ötürü ömür boyu hapis cezasına (levenslang) çarptırılan Türk sayısının sadece 8 olduğunu tespit ettim.

Toplumsal Değişim ve "Beyaz Yakalı" Suçları

Türk nüfusunun demografik yapısı hızla değişiyor. İlk nesil Türkiye doğumluların sayısı her geçen gün azalırken, yaşları gereği suç dünyasından da uzak duruyorlar. Bugün Hollanda’da doğan Türk toplumunun oranı %63’lere dayanmış durumda. Bu toplumsal değişim ve entegrasyon, işlenen suçların mahiyetini de değiştiriyor.

Eğitim seviyesinin yükselmesiyle birlikte "beyaz yakalı" suçlarında (De Witteboordencriminaliteit) bir artış yaşanması beklenebilir. Hollanda’ya uyum sağlayan, eğitim oranı ve kazanç katsayısı yükselen yeni bir nesil var karşımızda: Bizim "Turkse Havermelkelite" (Yulaf sütü içen seçkin Türk elitleri) dediğimiz bu yeni neslin suç ve cürüm şekillerinin, dijital ve finansal içeriklere evrilmesi gayet doğaldır.

Doğrusunu söylemek gerekirse; bir insanın ömür boyu hapis cezası almasına gönlüm razı olmasa da, hiç kimsenin bir başkasının yaşam hakkını elinden alma yetkisi yoktur. Caydırıcı cezalar, toplumsal güvenin ve barış içinde bir arada yaşamanın en büyük teminatıdır.

Hollanda Pasaportu Suçlular İçin Bir Güvence Değil

Hollanda’da ağır suç (Zware misdrijven) işleyenlerin, cezalarını çektikten sonra ülkede rahatça yaşamaya devam edeceklerini sanmaları büyük bir yanılgıdır. Son yıllarda sertleşen Hollanda hukuk sisteminde, belirli suçları işleyenlerin Hollanda vatandaşlığının iptal edilmesi için yasal süreçler hızlandırılmıştır.

Unutmayın: Bir gün cezanızı tamamladıktan sonra kendinizi sınır dışı edilmiş olarak İstanbul, İzmir veya Ankara havalimanlarında bulabilirsiniz.

Hollanda devletine karşı casusluk (Spionage), bir başka terör devletinin ordusuna katılmak, cinayet (meervoudig moord) ve uluslararası uyuşturucu ticareti gibi ağır suçlar işleyenlerin Hollanda tabiiyeti ellerinden alınabilmektedir (Het ontnemen van de Nederlandse nationaliteit is voor de zware misdrijven mogelijk).

Hollanda’da Ölüm Cezası ve Tarihi

Hollanda’da ölüm cezası (doodstraf) sivil hukukta 1870 yılında kaldırılmış, ancak savaş hukuku (Oorlogsrecht) kapsamındaki uygulanabilirliği açık bırakılmıştı. Nihayet 1983 yılında yapılan anayasa reformuyla (Anayasa'nın 114. maddesi - Artikel 114 / Grondwet), ölüm cezası hem barış hem de savaş dönemi için tamamen yasaklanmıştır.

Hollanda’da son ölüm cezaları 1945–1950 yılları arasında, İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanya’sı rejimiyle iş birliği yapan Hollandalı işbirlikçilere (NSB üyelerine) ve savaş suçu işleyen Alman vatandaşlarına uygulanmıştır. Bu dönemde 154 kişiye ölüm cezası verilmiş, bunlardan 39’unun infazı gerçekleştirilmiştir.

Geri Kazandırma ve Yeni Yasal Düzenleme

Hükümlülerin cezaevinden çıktıktan sonra topluma yeniden uyum sağlamalarını (rehabilitasyon) kolaylaştırmak ve tekrar suça sürüklenmelerini önlemek adına Hollanda’da yeni bir yasal düzenleme hayata geçirildi. 29 Haziran 2023 tarihli yasal değişiklikle (Besluit van 29 juni 2023 tot wijziging van het Paspoortbesluit), cezaevindeki tutuklular artık tahliye olmadan önce bulundukları kurumlardan belediyelere başvurarak Hollanda pasaportu ve kimlik kartı (ID-kaart) işlemlerini tamamlayabilmektedir.

Son Söz

Bu dosyada, 60 yıllık bir sürecin gölgesindeki ceza infaz sistemini kısa ve öz verilerle anlatmaya çalıştım. Gönül ister ki hiç kimse suç işlemesin, kimse özgürlüğünden mahrum kalarak Hollanda cezaevlerine "misafir" olmasın.

Gurbette, diaspora topraklarında mahkûm olmak; memleketten, yârdan, sevdiklerinden ve akrabalardan uzak kalındığı için üç kat daha zordur. Gurbet ellerin o soğuk hücrelerinde insanı yıkan şey geçen yıllardan ziyade; yalnızlık, gariplik, umutsuzluk ve insanlık onurunun zedelenmesidir.