Zenginlik ve bol kazanç sağlamak, toplumsal sorunların belirli bir kısmını çözmek için önemli bir araçtır. Kazanç ve refah tek başına tüm sorunları bitirmese de gelecek güvencesi ve mutlu bir yaşam için gerekli yapı taşlarından biridir.
Hayat, bilinenlerin yanında bilinmezliklerle, belirli olanların yanında belirsizliklerle doludur. Bireysel egolardan ve kıskançlıktan uzak; "Benimkinden daha iyisi senin olsun" diyebilen bir toplumsal etiği, ahlakı ve ortak yaşam değerlerini harmanlayabilmek ne güzeldir.
Ortaklık ve Adaletli Bölüşüm: Göre Kasabası Örneği
Nevşehir Göre kasabamızda eskiden güzel ortaklıklarımız vardı. Örneğin, 200 kile buğday hasadı gerçekleştikten sonra yapılan ortak bölüşümde kimse ortağının hakkına göz dikmezdi. Benim bizzat şahit olduğum üzere; çuvallardan son kalan buğday, nohut veya fasulye bölüşülürken, bir yarım urup (dört urup bir kile eder) fazladan komşunun ve ortağın payının üzerine dökülüverirdi.
Gelelim Hollanda Yaşantımıza...
Hollanda’da karşılaştığımız ayrımcılık ve ötekileştirmeye karşı; iş pazarında, yerel, bölgesel ve ulusal yönetimlerde hak ettiğimiz mevki ve makamlara gelebilmek için verdiğimiz mücadele, buradaki 60 yıllık varlığımızla eş değerdir.
2000’li yıllardaki çalışmalarım ve üstlendiğim temsili görevler boyunca, gücümün yettiği ve bilgimin eriştiği oranda topluma hizmet etmeyi her zaman kutsal bildim. Yapılan kurumsal, ekonomik ve siyasi çalışmaların ardından, emeğimin ve hizmetimin hakkı olarak bir dilim ekmek üzerinde Hollanda’nın ünlü Old Amsterdammer peynirini yemek nasip olmuştur.
Yıllar içinde Hollanda Türk toplumunun iş gücü ve istihdam piyasasındaki payı ciddi oranda arttı. Hatta sağlık pastasından aldığımız pay oranında, Hollandalı emsallerimize göre iki adım öne geçtik. Her ne kadar bu başarıyı çekemeyenler ya da statükoyu korumak isteyen dar kafalılar olsa da iş pazarındaki madalyonun arkasına baktığımızda gördüğümüz gerçekler beni mutlu ediyor ve huzur veriyor.
İş Gücü Açığı ve Güncel Rakamlar
Hollanda'daki iş gücü piyasası son yıllarda büyük bir değişim geçiriyor:
Sosyal Güvenlik Sisteminde Köklü Reformlar Gerekli mi?
Öte yandan, yaşları 15 ile 75 arasında değişen ve çeşitli nedenlerden dolayı çalışamayan ya da çalışmak istemeyen (niet-willers en niet-kanners) 3,2 milyon Hollandalı bulunuyor.
Bu kitleden çalışma kapasitesi olanları ek meslek kursları (om- en bijscholing) ile iş yaşamına katmak mümkün mü? Bana göre mevcut sosyal güvenlik sistemiyle devletin işsizliği, yokluğu ve yoksulluğu tamamen sıfırlaması olanaksız.
Gelecekte tüm sosyal ödenek sisteminin yeniden gözden geçirilmesi ve elden geçirilmesi şarttır. Bunun için de vizyoner, güçlü Hollanda hükümetlerine ve etkin yerel uygulamalara ihtiyaç var. Sistemin içinde adeta çözümsüzlük üretmeye alışmış milyonlarca insanı yeniden iş pazarına katabilmek kolay bir süreç olmayacaktır.
Sağlık Sektöründe Durum ve Geçmişin Önyargıları
Hollanda sağlık sektörü, 2026 yılında 140 milyar euro’luk bütçesiyle bütçeden en büyük payı alan alan konumunda. Bu sektör hepimizi yakından ilgilendiriyor. Geçen 40 yılda, sağlık sektöründe gerekli olan kalifiye eleman statüsüne (bevoegd en bekwaam) tam olarak erişemediğimiz için bizleri bu yapıların içine kolay kolay sokmadılar, almadılar.
Tabii bunun yanında aile, komşu, arkadaş ve sosyal ilişkilerden oluşan ağlarımız (netwerk) da yeterince güçlü değildi. Geçmişteki ayrımcılık, ırkçılık ve önyargılar (vooroordelen) istihdamın önündeki en büyük toplumsal engellerdi.
Peki ya bugün? Sağlık sektöründe şu an net 65 bin iş ve insan kaynağı açığı bulunuyor. 2034 yılına gelindiğinde, sağlık sektöründeki kalifiye eleman, hemşire ve hasta bakıcı (verpleegkundigen en verzorgers) açığının 300 bini aşması bekleniyor.
Göçmenlerde Suç Oranlarının Düşüşü
Hollanda İstatistik Kurumu (CBS) verilerine ve araştırmalarına baktığımızda, Türk ve Faslı göçmenlerin karıştığı kriminal olaylarda son 10 yılda %50’yi aşan ciddi bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz.
Aktif şekilde çalışan ve iyi para kazanan göçmenlerin, suç dünyasından uzaklaştığı net bir gerçektir. Kazanan ve harcayan insanın suça yeltenme oranı düşmektedir. (Yine de verilere göre Faslı göçmenlerin suç oranı, Türk göçmenlere kıyasla hâlâ bir kat daha fazladır.) Artık sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel pozisyonumuz gelecek için hayati bir önem taşıyor.
Elbette çözümsüzlükten beslenen ve göçmenleri "Günah Keçisi" (zondebok) ilan etmek isteyen politikalara karşı söylenecek çok söz var; ancak ortadaki gerçeği ve güneşi balçıkla sıvamak artık mümkün değil.
Geleceğe Yatırım ve Ortak Zenginlik
Yeni Hollanda dinamikleriyle geleceğe yatırım yapmak; eğitimden, doğru istihdamdan ve Hollanda’nın 1 trilyon 300 milyar euro’ya ulaşan Gayrisafi Yurt İçi Hasılatsından (GSYİH / BBP) hak ettiğimiz payı almaktan geçer. Kayıtlara göre Hollanda’da kişi başına düşen milli gelir 65 bin euro civarındadır. 18 milyon 155 binlik nüfusla çarptığımızda, karşımıza çıkan devasa ekonomik büyüklük pastadaki yerimizin önemini gösteriyor.
Sözlerimi eski bir bilge yaklaşımla bitireyim: "Hasta olmamak, tedavi olmaktan daha iyidir." Yani Hollandalıların dediği gibi: "Voorkomen is beter dan genezen."
Saygı ve sevgilerimle,
Nejat Sucu